Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Ah bir bilsen yanmayı Yangınlarda kül olmayı Ah bir bilsen de üzülsen. Karardı gökyüzüm yine Saldı beni bir hüzne Gözümdeki nem ile Ah bir bilsen güle bilsem Işıklar yanıp söner gülüşler gibi Tıpkı fener pili bittiğinde söner Ah bir bilsen bile bilsen Gözümdeki nemi silsen Ah bir bilsem seni görsem Gördüğüm an ölüm gelse Can bir bilsen cana değsen Canımı candan alıp ta sevsen Kalbim hisli gönlüm puslu Dilimde ismin ah bir çizilsen Ah bir bilsem bile bilsem Seni görsem de ölsem Kalbim görsen görebilsen İçime girmek istersen Çıkamazsın bunu ah bir bilsen..

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Oy Giresun Görele Gel verelim ele ele Kaybana sevdaluğu Gene edelum gene Yaktım döner feneri Karadeniz dalgali Giresun görelenin Doyulmayiki tadi Yanmışım göreleye Hasretim kucak kucak Toplarım fındıkları Ocak üstüne ocak Giresun görelenin Kızlarını gördünmü Söyle Göreleli yarim Saçlarını ördünmü Giresunun kalesi Yazın şenliği vardır Göreleden yar sevdim Belki haberin vardır Oy Giresun Görele Hasret kaldım yuvama Görelede selamım Yakan eski sevdama Unutamadım yarum Kaşın gözün yay gibi Görele bana küskün Hiç haberin varmidir Yanmışım kara kara Görele gönlüm sana Aşkıma cevap vermez Giresunlu selmam var

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Duman dağda durur mu? Sevmeyen yar sevilur mi? Ayrılıklar olmasa Ağlayan gözler kurur mu? Gelemem halde dema Sevene sevme dema Yürek yanar tutuşur Söndür deme gene yanar Dağ dağa eş olur mu? Sevenler kardeş olur mu? Gözleri yaktı beni Sözünle söndür dema Kaptansız gemi gütmez Sevdasız ömür gitmez Ayrılığın derdini su Sevmeyene anlamaz dema Gelemem hay de dema Sevene sevme dema Yürek yanmış tutuşmuş Köz olur sakın kül ol dema Bakırı kalaylarım Seveni alaylarım Bükmeyesin boynunu Beni seven yok dema Atı aldım meşeden Aşkı içtim şişeden Yürek çoştu coşacak Yar görünür köşeden Gelemem hay de dema Ölürüm ölme dema Seven habu yüreğe Sevme sakın sen dema

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Uyumuyor öfkem her gün artıyor Ruhum daralıp dayanamıyor sesini Duymak bile yetiyor öfkemin uyanışına Bu nasıl bin kindir bilmiyorum Af diliyorum rabbimden duygumu yitirdim Öyle bir yara aldım ki kelimelere dökemiyorum Hani baba yarısıydı ya kesip attığı Tırnağının mikrobu bile olmaya layık değilsin Nefret ediyorum haykırmak istiyorum yüzüne karşı Bir yanım durduruyor yine öfkeme hâkim olamamaktan korkuyorum Yarım bıraktığım öfkemi anlatmaya devam yine Boş sayfa bırakmayacak haykıracağım sitemimi öfke kinimi Durup düşünüyorum seni anımsayacak bir iki hatıradan başka bir şey yok Bir iki demem lafın gelişi değil bir iki ikincisi sana öfkemi kusmama sebep hatıram İtham ediyorum seni vefasızlığına Seni anımsayıp duygulanacak özlem duyacak bir sevgi bağıda kurulmamıştı zaten Anlatacak çok şey var aslında duymaya kalbin dayanacak mı bilemiyorum bir hayli yaşlanmışsın Kaldıramazsın haykırışımı sen hiç yarısı olmadın ki babamın Sen babamın yarısı olmayı değil tırnağının mikrobu olmayı da hak etmiyorsun ki Yıllar geçirdin hayat kavgasında unuttun hatırlamadın Benimde bir hayat kavgam var ama içimdeki sana olan öfkemi uyutup unutamıyorum Ben seni amcalığa kabul etmiştim bu yüzden sanırım öfkem Ama sen beni yeğen olarak kabul etmemişin El olmuşum hatıra değmeyen anımsanmaya gerek görülmeyen Öfkem ulaşılmaz patlak volkanlar gibi yüksek erişilmez söndürülemez On yedi yıldır hala ilk patlamış hali gibi lavlarını deniz yapmış çoğalttıkça çoğaltıyor Seni bu denizde öfkemle boğmak ölmeden yüzüne haykırmak istiyorum Beni affet toprak babam seninle aynı kanı taşıyana duyduğum öfke için kin için Belki sen hayatta olsaydın geçerdi senin içindeki kızgınlığın ama benim geçmiyor geçmeyecek babammmm…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine sensizliği dinleyip kendime gürültü çıkarıyorum Sessiz dokunuşlar korkutsa da dokunulmaz oluşun yakar Sokakları arşınlarken türkümüzü haykırıyorum aldırmadan Samyeli gibi vuruşun var yapraklarıma sararıp dökülüyorum Yanaşası sitemlerden kaçmak istedikçe tüm yollar yine siteme çıkıyor Tanımsız bıraktığım duyguları anlatmak düşüyor dudaklarıma Yanıma aldığım koluma taktığım çantamda yine sığdırdığım Biraz aşk biraz sitem biraz kader isyanı kapağını kapatmakta zorlandığım Yontuluşu var yüreğimin şekline bürünmeye az kalan Tozunu alevlendirmesi ne de kolaydır bir tek kibrit çöpünün yeterli olduğu Budaklarımdan korkuşun sanki kıracakmış gibi zorlayışı var Basıklığında ruhumun biraz aşk biraz unutulmuşluk biraz siliniş var Aşk yanlışlarına bak sil gerek yeniden başlangıçlar için yinede yetersiz kalıyor Hep bir iz, bir koku, bir renk, bir denklem kurarken ne mümkün sil baştan Tuzu eksik yemek gibi değil ki ekleyebilesin haddini aşmış söz gibi yaralar Efsaneleşen duygular imza gibi dövülür yüreğimde ağlayışları süren gözlere Yakarışlarım ayyuka çıkar yalvarışım isyana sürüklenir sessiz kalışa Tutsaklı aşk, sürgün yemiş labirentler de tam sona ulaşırken başa dönen Her yeni sevda melteminde başımın dönüşü işte bu yüzdendir Merhemsiz sardığım yaraların yeniden kanaması hep bu yüzdendir… Zennehar Yılmaz 27.02.2012 08:10:22

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sen sensizlikte nefes almak nedir bilir misin? Kokladığın her çiçekte sevdanın kokusunu Araya araya kendinden geçtin mi? Sen yaşamayı değil yaşam seni seçmiş ama Zaman bile yaşam bile seni yorgun yaşlı bırakmış ama Benim sevdamla yeniden doğuşa var mısın? Konuşmayı doymayı yürümeyi, Sevgiden gülmeyi bende yaşamak ister misin? Ben sende seni yaşarken Sen bende kendini yaşamaya ne dersin… Sensiz anlamsız her şey sahte Sahte gülücükler dudaklarımın kıpırdanışları… Yok, olmakmış kendime ceza biçerim sensiz gülümsemeye Seninle canlanıyor seninle yeşeriyor… Ölüm uykusundaki duygular Hayatı güçlü kıldım kendimi aciz Meğerse kendi acizliğime ağlıyor muşum.. Taşırdığım duyguların selinden kaçıyormuşum Ben sende nasıl yok oluyorsam.. Yine sende hayat bulurum.. Yüreğimin kapısındaki değil Tam ortasındaki bekçisi sensin Taç olsan yürek başına Kurbandır yüreğim gülümseyişindeki bakışına Yüzüm seninle gülsün artık ağlamasın Yüreğimin tek bekçisi sensin…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bazen günaydınla başlar, Bazen iyi akşamlar gecelerle. Besmelesiz sarmaz beline çelik kuşağını Gözlerinde gurur yüreğinde onur,. İnsanını bekler yürekli polisim. Gurbet, gurbet gezer insan ayırmaz Torpil olsun diye kimseyi kayırmaz Sokak cadde gurbet bekler cesur polisim.. İti kopuğu hırsızı haini gözünden tanır. Katilin göz yaşı mendil mi ıslatır.. Sancaklarla uğurlanır şehit polisim.. Ne mekândır sulh ha vermez Toprağından ne metre ne karış, Gecelere ışık tutar aydın polisim.. Ne söz yeter ne mülk seni yüceltmeye, Hainler pusuda karanlık gecede.. El aman dinlemez koşar polisim Her adımında yürekle coşar polisim.. Nice şehit gezer ıssız gecede,. Evladı yeminle sancak elinde, Kurbanlar adadım geçen her günüme Sensiz yaşanır mı bu topraklarda Yürekli cesur askerim polisim… Bu vatan emanet sizlere Tırmıklar değmesin ayak izine Eş ocakta tüter polisim sokakta Memleketten uzak baba ocağından ayrı Ana kucağından yoksun İnsanını bekler yürekli cesur polisim…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Merhaba mutluluğun hüzünlü aynası Merhaba yüreğime kopardığın sevgi fırtınası Yeniden merhaba hüzün sokağım son durağım Özledim sanki sitem etmeyeceğim üzülme Kabullenişim engelliyor sitemleri dilimden Saçma sapan cümleler kurup söylenmeyeceğim Susuyorum şimdi bakmaktan aciz gözlerim aynalara Yansımalarda ağlayışlar görmekten çekinceleri var Suskunluğundaki asiliği irdeliyor yüreğim ısısında Sanki içimde bir kelebek ölü vermiş duygularım cenaze kaldırmakta Yasındayım, isyanını telaffuz edememekten ürküyorum Hançerli savaşlardan çıkmış gibiyim çürük çizik her bir yanım Akan kanın parıltısındaki resmi izliyorum sızım, sızım sızlayarak Merhaba acıların ballı ekmeği tadına bir türlü doyamadığım Merhaba yudum, yudum içtiğim hüznün meyveli şarabı Açılar arıyorum yanlış bakışlarda birkaç numara küçülmüş Bırakışları, başlangıcı, arayışı, semtsiz, mekânsız, uğurluyorum Tekrar merhaba deyişimi dengesizliğime bağışla samimi sanıp aldanma Boşluklarda bulup yalnızlıktan düşen dilime takılı kalan bir merhaba sadece Uyan ruhumdaki benekli renkli kırıntılar size hasret serçelerim var Listesini tutmaktan yorulduğum umutsuzluklarım var sana dair Hayıflandığım boşa geçen birkaç yıl, ay, günüm var Dayanamayıp yine merhaba diyorum sakın kanıp aldanma Bu bendeki Depresif, lik ten gelen kupkuru Güneşlerde değil ayazlarda kuruttuğum bir merhaba yalnızca Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Rizeliyim Rizeli almışım iki deli Bundan da fayda yok olmuşum ben zırdeli Sabah erken kalkacak sobayı mı yakacak Kalmadı başka işi bana yemek yapacak Ben Rizeli deliyim aşkına serseriyim Tövbelerin tövbesi daha evlenir miyim? Sabah oldu açaydı uykularım kaçaydı Rizeli kız olsaydı şimşek olup çakaydım İnek sağmayı bilmez çaya elini sürmez Gece gündüz demliği ocaktan düşmez Rizeliden başkası eve karı edilmez Elinin lezzetinden yemeden hiç bilinmez Kapısında odunu kırar koyar sepete Kocası gurbettedir onun ettiğini kimse bilmez Ne kaynana hor görür nede kayın pederi Sevgiyle kucaklaşır kapıya gelenleri Karnı doyar gelenin Rizelini evine Dönüp kimseye bakmaz Çok sadıktır evine Ben böyle Rizeliyi almamış unutmuşum Kapıma yabancıyı seçmiş kölesi olmuşum Pişmanlığım geç değil şimdi yolu bulmuşum Rize den kız beğendim çokta mutlu olmuşum Bu Rize’nin kızına böyle kurban olurum…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Değmiyor sözüme sitemler eğmiyor boynunu yüreğim Hasret değilim içim acımıyor desem sensiz mutluyum desem inanma Her güne bir darbedir özlemli hasret saniyeler saliseler Dağınık bıraktıkça dolambaçlaşan bir ruh haline bürünüyorum Densizliğim haykırışları içime hapsetmekle yaparken doğan güneşi görmemek Es geçmek tevazu göstermemek silemediklerimi karalamakla geçiyor ömür Tüketimi yok üretken değildi zaten boşlukları doldurmak yerine açıyorum gittikçe Daralttığım yollar artık bedenimi boğar gibi ruhum bedeni terk etmekle tehdit ediyor Tutunmak istediğim uçurtmaların ipleri bir, bir kopuyor asılı kalıyorum bilinmezliğe Varmak istediklerime yakınlaştıkça asırlaşan uzaklıklar oluşmakta yeniden Yürek tabanım kalın bir tabaka tütün gibi ateşe versem dumanı asırlara ulaşır gibi Tövbe ettiğim dumanını bile özler oldum sigaranın sanki seni kokutuyor nikotinler Bağımlıyım artık kabul etmeliyim inkâr etmek bile aptalca yüreğime yalan iyi gelmiyor Sigaranın katranı değil senin mesafelerin beni kanser etti boşuna tövbe etmişim sanki Aykırı düşüncelerden kaçışım sanki gittikçe içine çeken karabatak gibi Düşleri istemsiz kılmak istedikçe kapamadan gözlerimin önünde sonu olmayan film gibi Dertlendim yine anlatamamak koyuyor be yüreğim seviyor be diyemiyor saklanıyor Soframda tuzum eksik sen gibi ömrümde güneş eksik sevgin gibi diyemiyorum işte kahretsin Bu denli nasıl cesaretsiz oluna bilir ki neden yetinmiyor nefes anlatımsız cümleler Kalemler bitik beynim kör kütük sarhoş değilim bağımlısıymışım sevdanın AMATEM kabul etmiyor… Verilecek ne kırmızı ne yeşil nede mor raporu var sevdanla adı konulmamışları oynuyorum artık hayat hayalinin düşler perdelerinin dermansızlar sahnesinde… Zennehar Yılmaz 28.02.2012 21:51:12

Devamını Oku