Gamlı demem yüreğimde var yerin
yaz sıcağında gönlüm serin
özlenecek gözlenecek yar benim
suya hasret göze kıymet sensin elbet vay benim…
Gülücükler bakın nasıl seslerde
Derler ya
Ölüm, ölüm dediğin nedir gülüm,
Ben senin için yaşamayı seçmişim
İşte öyle bir şey senin sevmek
Nice yaban gül kokladım
Yine senin kollarında uyandım
Varlığıma can canıma can katan sensin
Çok sevdalar eyledim gülüm
Yaban ellerde senin tadını tatmadım
Ne cefalar çektirdim gülüme
Cezam neyse yüklensin sırtıma
Gülüm senin cefanı da çekerim
Cehennem yangınında
Yaban güllerine yandım ömrümün sümbülü,
Yaktım içten içe sabrımla sınandı benim can sümbülüm
Desinler de bu canıma can eksinler
Günahıyla yandığım sümbülümden etmesinler
Can dediklerim canımı yaktı çift kuruş için
Canımdan can aldılar merhametten yoksunlar
Yandım kandım bir yaban gülüne
Ömrümü verirdim evimin sümbülüne
Taç oldu kondu başıma
Direk oldu yıkılmadı başıma
Ben neler çektirmişim yol arkadaşım can yoldaşıma
Yürek yansa şimdi ne fayda
Gelmez keşkeler yerinde kalır izler silinmez
Gönülden eskiler yaşandım sensiz hayatı
Yaban güllere kandım ben sümbülümü üzdüm
Kırdım boynu bükük koydum ama sevdası derindi
Kopmadı asla benden nice sevdalara örnek
İşte benim eşim dostum arkadaşım kalbimdeki kraliçem…
Canıma can katmaya gelme
Bedeni ruhuna satansın sen
Gözüme sakın nur olmaya gelme
Gözümün yaşını kurutan sendin
Bin değil milyonca özür dilesen
Yürürüm meşe derin
Kalpler var serin, serin
Sevmesini bilmeyen
Cehennem olsun yeri
Baktım aya güneşe
Gidilecek noktaları arındırdım hecemden yazılarım teker, teker silinir defterimden
Ansızın kopan fırtınanın sessizliğini yansıtır öfkemin en yüksek dalgası
Burukluğum derin suların dönengesine benzer.
Çekip alır içine geçmiştn geleceğin yazgısını
Anlık düşler yılları körükler beklentisinde
Cana değdi sancılar yüreğim peygamberi arzular
mükâfatım şehitlikmiş gidiyorum gözüm aydın ola
sakın dökme ardıma gözyaşını sevdiğim sevgililer
gül kokulu davet göndermiş nur yüzlü peygamberim
Anam isyanın dile düşmesin gözyaşın hafifçe süzülsün
Yürek bazen ürkek bazen cesur
Biraz tembel sanki bu sıralar
Kanadı incinmiş sanki uçmaktan aciz
Yanıklar var izleri yılların kapatamayacağı
Sanılır ki tebessümler mutluluğu yansıtır
Aslında bilinmeli ki tebessümler en etkili perdedir
Saklanası ruhun sızlayışını ne güzelde örtüyor değil mi?
Acıtsa da öldürmüyor sevda izleri sancılar kırık dökükler
Bazen kapkara olsa da masmavi bulutlar
Bir güneş gibi aydınlatır bakınca sanki gülüşler
Öyle vakit olur ki uçurumun kenarında olsa bile parıldar
Lakin atlamayı beceremez… Her zaman candan tatlısı gelmez
Bir an ürkekliğe bürünür acınası olur
Güçsüzlük sanki ilgiyi sürer ardına belki de korkaklıktır bilinmez
Ama öyle bir an gelir ki bundan da sıkılmıştır
Esip gürleyen yıldırımlar çakan gökyüzüne döner aniden
Zararı başkasına değil yine kendinedir yağdırır etrafına umudu
Ardından yine gülüşün güneşini parıldar gökkuşağı eşliğinde
Şaşkınlık verir biraz korkutsa da daimi saklantıları vardır arka yüzünde
Yürek kuşu artık uçma vaktidir bir diyardan topladıklarını diğer diyara ekmek için…
Zennehar yılmaz
30.05.2012 20:12:01
Güneşsiz doğmaz ki gün,
Her güne değen buluttur nem,
İçimde kanayan odur yaren,
Ruhuma eşdeğer oldu ki bu beden,
Cenneti çağrıştırsa da o nadiden,
Kalbime ilmini akıtır zaman,
Ruhumu canlı tutar aşk ile iman...
Zennehar Yılmaz
20.04.2012 21:00:19
Dünyaya geldiysem selam ederim
Her gördüğüm insanı bir kul bilirim
İçimde imanı kendim yaşarım
Sana hükmüm geçmez yardan öte
Ezber edemesem de Kura’n kerimi
Bilirim içinde hayatım yazar
Kesmezsem küfürden dilimi
Bilirim cehennem beni de yakar
Odun olmaya gelmedik dünyaya
İmana sarılma vaktidir şimdi
Ecel bir nefeslik boğazda
Hayırlı kul olma vaktidir bu gün
İçmeli suyu dua ederek
Geçmeli ömrü tövbe ederek
Ölmeye bir nefes salâvat çekerek
Canı vermeli ızdırap çekmeden
Kör değildi gözüm doğunca
Bakmasını bilmedim ömür oldukça
Pişmanlık geç olmasın hep yaşadıkça
Gel kulum gel geç değil tövbe edelim
Sevabın çok olsun merhametinde
İnsanlığın yaşasın iyiliğinle
Ruhun hakkına kavuştuğunda
Arkandan iyiliğin konuşsun hainlik değil
Zennehar yılmaz
24.05.2012 09:25:14
Seneleri bekleme
yaşlı kalır gözlerin
düşleri gerçek sanma
insanların işleri
Düştüm yola engel var




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...