Düne mazhar olmuştun ya
bu günü ziyan ederken kime sordun
sana bu lütfü sunan kimdi
sen kime isyan edersin be insan
Günaydın derken güneşe tebessüm ettin ya
Mıh mı çaktın da yüreğin kıpramaz
Dere olurda bana dolaşmaz
Aşkı viran gönül eyledi seni
Özlemlere doydu sana doymadı
Kara trenlerin dumanı bitmez
Sevgi yüreği eler, eler de gitmez
Dünden seni sora, sora yoruldum
Bu yüreği kandırmaktan sıkıldım
Hâlbuki sevmiştim seni yar deyip
Gönlümü açmıştım gelen kul deyip
İçlerimi yaktın gittin kül edip
Özlemlere doydu sana doymadı
Kilidi kayıp oldu bu yüreğin
Her gelene elveda çekti gitti
Yüzlerim deki çizgiler belirdi
Bu yüreği kandırmaktan sıkıldım
Vakti geldi Azrail’im kapıda
Şeker verdim ayran verdim gitmiyor
Gözlerimden akan yaşım kan doldu
Vaden doldu artık o gelmez diyor
Kömüre buladın aktan bu kalbi
Özüne dönmeyi başaramıyor
Özlemlere kanmaktan yoruldu
Vaktin geldi Azrail’im hazırlan diyor
Son nefeste vermem senin adını
Veremem ki bu kalbin hesabını
Tükettiğim onca yılın hatırını
Sana değil Yaradan’a sunarım
Bu yüreği toprak ettin suladın...
Zennehar yılmaz
27.05.2012 19:08:03
Dem vurmuş yine deli gönlüme
Taş duvar sen olur gelir düşüme
Cebimde bir mendil kokuna düşen
Öperim koklarım ömrüm yettikçe
Çağlayan damlası yakıyor teni
İşlemiş bu canıma
Candan olan yürekler
Ölür de aramazsam
Benden özür dileme
Geç kalmasın yüreğin
Küstüğü insanlara
Bir merhaba demeli
Ölüm değmeden cana
Bazen kızgın öfkeli
Bazen de yufka yürek
Bu kadar hırslan sanda
İnsana merhamet gerek
Dumanı soğumadan
Çorbandan bir tas ayır
Sende muhtaç olursun
Gelir komşundan hayır
Acıtma incitme sakın
Yetim öksüz çocuğu
Bir gün ölüm gelecek
Kurtarır seni gülücüğü
Tebessüm ettiren ol
Ağlatma Allah kulu
Sözlerin baldan olsun
Gözler gülsün kokulu
Allah verir hayrını
Sen kulunu ağlatma
Yürek bazen delirir
Öfkene öfke katma
İnsanlığı yaşatan
Sevgi hoşgörü anlayış
Dizilir öfke boynuna
Boğar seni bir kayış
Gelen yıksa da seni
Gidene öfke kusma
İnsanlık sende kalsın
İyiliği hatırla unutma
Gözlerden düşen yaşın
Hesabı sana kalmaz
Seni yaratan Allah
Haksıza baka kalmaz
Zennehar yılmaz
25.05.2012 22:21:51
Gözlerim kapalı görürken dünyayı
yüreği kapalı sevilmez mi yar
dizlerde dermansız gezilir de
sezgilerle mehtaba eremez mi yar…
Seherlerde şamdanlar sönerde
Adım atacak oldum yüreğin, eşiğinden
Dönüp ardına dur demezsin diye vazgeçtim
Nihayetinde onca yılın hatırı vardı gözümde
Kulun kölenim biraz sev de göreyim
Beynimde kaybedişin endişesi
İçimde yorgun düşen bir çocuk buldum
Unutulmuştu sanki sevdalı bakışlar
Kulun kölenim biraz sev de göreyim
Hâlbuki savaş açmıştım korkulara
Dirayetini kaybetti direnişim
Sitemli sözlerinden darbe aldım
Kulun kölenim biraz sev de göreyim
Sevgisiz açmaz gönül çiçeğimin yaprağı
Sevgiyle yeşerecekti ömür fidanımın kökü toprağı
Maziyi anınca hep acı hatıralar anımsıyorum
Kulun kölenim biraz sev de göreyim
Hatırlar mısın ben aşktan sevdadan,
Anlamam deyişini ben hiç unutmadım
Yıllar geçtikçe cümlelerde aşkı sevgiyi söylemen
Kulun kölenim biraz sev de göreyim
İnanmak istedikçe cümlelerine
Hep o sözlerin geldi aklıma inandıramadım
Kalbim inanmak istedikçe körleşti yüreğim
Kulun kölenim biraz sev de göreyim
İnandırdım derken kalbimi hazırdı sevmeye
Elini tutmaya ellerim gözlerim hazırdı
Gözlerine dalmaya yine mazideki sen oluverdin
Kulun kölenim biraz sev de ölmeden göreyim…
Düşünüyorum acaba neyi anlatmalıyım diye satırlarımda
Ayrılığı işledik zaten satır, satır sayfalara boş yer kalmaksızın
Sevdayı anlatayım diyorum ama sevdayı da ektik yüreklere
Hüznü sarmaladık her gece onu da anlatmak artık duyumsuz
Seni anlatmaktan sıkılmadım aslında ama birazda ben katmalı artık
Sen ben değil yeni bir terim bulmalıyım farklılığımızı ortaya koymalı
Yolları bile artık aşmak için boşluk bulunmazken demir yığıntılardan
Rüzgâr olup savrulmalar bile yoğun trafikte geçiş vermiyor ufalıyor
Katmanlı yüreğindeki katmanlardan hangisiyim derdinin serabında seyhasiyim
Elementler birleştiriyor sanki yüreklerimizi bütünleştiriyor ruhları
Soytarılar varmış gibi tebessümsüzlüğe kahkahalar atıyor gibiyiz
Irkçı değildi yüreğim siyahî da sevdi beyazı da sevgiliydi
Dağıtılışı olurdu ufalanırcasına birleştiriciler sümsük tembeldi sanki
Kopuşların kancaları batarken kalbimin damarlarına kanatışı sevdaydı
Aktarlar dolanırdı il, il köy, köy lokman hekimlerden derman dilenirdi
Anlatımım yine yetersizdi bir seni sevdi ayrılık bir beni yendi
Tokadını yemiş olsam da aşk kokularının yürek yine aşk kokuyor
Biz ayrılığı aşklandırdık birbirimizi sevdalandırdık sanmışken
İsyansı duyguları besleyip büyütürken doğurganlığından soyutlamadık ki
Bire bir katar her köşe dönüşlerde karşılaşma ihtimallerimiz gibi
Temkinli yaklaşımlar hışır, hışır yaklaşırken nefes alışlar kulak tırmalıyordu
Kırılmalıydı güvenlik duvarları anti virüsler salmalıydım ayrılığın üstüne
Sevdaya dokunulmazlığını vermeliydim önceliğinde hükmetmemeliydi ayrılık
Takılmamalıydı kelepçe sevdaya ağlara takılmasına fırsat sunulmamalıydı
Yanık kokusu var tütsüyor gittikçe itfaiyesi olmayan tek yangına verilmiş ateş
Sanılası ürkeklik yine titretiyor dermansız bırakıyor çömeliyor yürek canına
Eskintiler biriktirdim yığın, yığın gel alev gel biraz daha büyüteyim kıvılcımlarını
Yanılgısız beklentisi olmayan sevdalığın sermayesiz birikintisinden yinede tohumlaşıp büyüteceğim yüreğimi…
Zennehar Yılmaz
26.02.2012 19:49:59
Hayat kalesini aldım ben gider
Gözlerimin çile rengi nedir bilmem.
Ömür törpüsü dile düşen ölüp gittim,
Şimdi ben fani miyim ki bilemem.
Çiçek açtı soldu döktü yaprağım,
Toprağıma hasret kaldı budağım
Ayrımıyım gayrı mıyım ki bilmem
Ağlıyor şimdi yağmurun anası,
Islanırdı garip çadır yuvası
İçinde kalanı söküp atması
Biter mi bilmedim ki bilmem
Çayım açık demde kırık bardağım
Uçurumlar kuytu benim uğrağım.
Canımı yandı ki öldüm mü bilmem.
Ne faydadır giden gelmez o yerden
Kalanı götürür günün birinde
Ağlamaklı gözler görür mü bilmem.
Yaktı yüreği ölüm acısı hesap verir.
Günün ömür sancısı düşünen var mı bilmem.
Kardeş’im halbuki ayrılığın adı ölüm mü bilmem
Geleceğe döktüm közü alevi
Yangınlara sürdüm yedi alemi
Söndüreni bir gün olur mu bilmem.
Canı verdim yaratana Allaha
Kimse gelmez iki daha dünyaya
Yaşayanlar bunu bilir mi bilmem.
Kördü gözü nefsimizin yoktur imanı,
Alır gider göğsümüzden imanı
Farkına vardın mı bilmem.
İşte benim içimdeki yangınım
Nefsime kurban olmaktır tek korktuğum
Bir kez daha aldanırım mı bilmem
Gidene dön diyemem
Biliyor yürek acı sini
Yanmış kömür olmuştur
Çekmiştir sancısini
Adını silip atamaz
Adı kazılı kalbinde
Böyle yara görmedim
Tanrım benim suçum ne
Yanmış kömür olmuşum
Daha yanacak mıyım?
Bu sevdalık dediklerine
Gene kanacak mıyım?
Sev diyemem sevene
Kömür olmuş yanayı
Çırası aşktan olmuş
Derin yarası kanayı
Açtım elim duada
Kabul görür mü bilmem
Beni böyle yakanın
Yüzü güler mi bilmem
Sevgi umut beklemem
Bakış at bayılayım
Ne sevdin mutlu ettin
Öldür de kurtulayım
Gitme ne olur gitme ne olur
Bu yürekten herkes gitsin
Sen sakın gitme ne olur
Canın cana değdiği an
Sende hayat bulur bu can
Giden gider kalır hazan
Herkes gitsin sen gitme ne olur
Baharım kışa döner
Sensiz beden söner
Herkes gitsin sen gitme ne olur
Yeni bulmuş gönlüm seni
Kaybetmesin gözlerim demi
Bu baharım olsun senin
Sakın sen gitme ne olur
Bedenimde can kaybolur
Herkes gitsin bu yürekten
Sen sakın gitme dur ne olur




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...