Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Çağdaş düşüncelerim vardı beynimin bir köşesinde Yüreğim cahil kaldı sürdüğü sevda yelkeninde Biraz ezik biraz bezgin bir o kadar da yalnız halleri vardı Murgul’un akan bakır renkli suyuna benzer şimdi Hani narçiçeği manalı gözlerin Hani pudra pembesi dudaklarım kar taneleri okşar gibi şimdi Mantığını kaybetti çağdaşlığını yitirdi Bulup ta koyamıyorum yerine Yenilikler yok, genç kalışlar manidar kalıyor Yılların zamana yenik düşüşüne Azmettiriciler arıyorken hazmına uğruyorum, yürek hırsızının Manyetik alanları kaldırıp sıyrılamıyorum… Kaptırışlarından divane gönlümün… Varlıkla yok arası, açlıkla tok arası bir his, Daimi kullanıcısı… Ne adı ne sanı belli ne de sima yansıması… Adını koyamadığım bir şeyler var Benliğime tapan… Kapanlar kurmuş düşlerimin kumsalında Ulaşamıyorum deryalara… Boynumdan çıkarıp sallıyorum al oyalı puşiyi Ne gören oluyor ne duyan haykırışların yansımasını Yine cahilliğime sövüp küfrediyorum Bilmiyorum günahını Canı yanışında alamadığı yakamadığı İntikam ateşini cahil kalışına isyankâr oluşu İşte sahipsizliğimin çareler arayışındaki mantığı… Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bu gün 24 Kasım günü Vatana milli gücü veren Öğretmenler günüdür Sağlıkla başarıda tek emekçi Sabırda en büyük destekçi Hem anne hem baba olun odur Öğretmenim candan yüreklim benim İçini açıp baksan kaç hayatı birden yaşar Gözlerinde hüznü yaşar Deftersiz gördüğü öğrenciyi Sevgiyle kucak açar her bir çiçeğine Bilgiyi akıtır her bir kulağa En ince ilgiyi çizgiyi verir benim öğretmen Destek bekler hem anne ve babadan Eğitiminde yanında onlarda var Türkiye’m millete öğretmen dersi verir Her güne başka heyecan katar İlmine ilimden ilim katar Açıktır kucağı evlatlara sevgi saçar Doğuda kurşunu silgi siler Kalpleri tertemiz pak,dır hep Bu gün 24 Kasım günü Vatana milli gücü veren Öğretmenler günüdür…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Kaldım iki ateş arasında Ne ana yâri nede yar anayı İstemez bağrım yüreğim yanayı Köz oldum kül olamadım dost Diretir anan alma karşıma Anam kükrer hep yar inadına Neyleyim dost ağlamaktayım Her gelenden akıl aramaktayım İki ucu demir zincir bağrıma Vurur durmadan gider ağrıma Anamı atsam ataş düşer bağrıma Ayrılsam yardan bahar olur kar Bedenden geç derler ya ruhundan Terk etmek değil hiç uğrumda Gönül bağlanmış bir güzele ne edim Her geçenden akıl aramaktayım Kader nedir senden çektiğim İki ateşte yanar durur yüreğim Sevdalanan gönül almadığını sevdi Kaldım közle baca arasında dost Yürek liman marinasında Kalbim direk aşınası başında Anam kucak açsın gönül hancıma Sevdalılardan akıl aramaktayım

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Beni tanımak ne kadar kolay görünür uzaktan bakınca Bilir misin gözlerimin puslu bakışlarının ardındaki Duyguyu yoğunluğunun da ki kızılır mağa dönen yaşlarımı Beni tanımak için yanımda olmak ta yetmez Ne dokunuşunu hissedebilirim ne de sıcaklığını Yanımda olduğunu bilmekte yetmez beni anlayıp tanımana Beni hissetmek için kalbimi kiralamış olmakta yetmez Seni akıtmak için damarlara yollamak yeter Damarlarımı keskin sözle parçalar akıtıp gider yok olursun Beni tanımak bu kadar kolay değil Ne kalbinin ruhumdaki yerini bulabilirsin Ne de bakışlarımla anlaya bilirsin.. Kalp atışlarıma sığınıp beni tanıyamazsın.. Yorgun düşer ruhun benliğin.. çabaların boşa çıkar.. Sen tanımaya çalıştık ben yabancı olurum.. Hiç kolay olmayacak yorgun düşecek pes etmeyi öğrenip Gözyaşının esiri olur deli olu verirsin Sevgiyle atan yüreğin öfkeyi kazanır Beni tanımak kolay değil, Bir bakarsın ömür bitmiş gün tükenmiş Ben gözümü kaparken sen o an anlarsın Senin canını almaya gelen Azrail,in yolunu kestiğimin.. Beni tanımak böyle bir şey işte…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir dilek tuttum bu gece senden
Cennetim olsun ahretim de
Bu dünya bedeni alı koymasın
Gözlerim semada seni dilensem…

Allah’ım sevmeyi sende bileyim

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Hayaller meçhule kayar adım, adım yalnızlık Varlığına muhtaç kalmış bedenim soluksuz Uykusuz gecelerde gözlerim sitemkâr sana Prangalara sürgün yüreğim sensizliğin düşünde Koparmadan fırtınaları mihrabım solgun Kahrını çekerdi ezelden ebede iç çekmeden Konmuyor dallarıma gülden küsen bülbüller Acımasız üç kuruş hayallerim pes etmeden düşünde Serpiliyor gözyaşlarım cilası kaybolmaya yüz tutmuş Tahtalar eksik kırık tozlu gözyaşlarımla yıkanır Çerçeveler boş düşümdeki sensizlik kapatmış Yıkıl git artık ebedi olsun yalnızlığım sensizliğim düşüm Kor olsa bedenimi yakan sen olma git ne olur Uzak dur bedenimden ruhumdan düşlerim den Yıkıntın olayım sevdanın yüksek divanlarından Düşür beni gözünden yüreğinden sevginden düşünden Kırılmadık kaldı mı sevgi dallarında yeşerecek Umut kaldı mı düşlerde düşlenecek tebessümle Kaldı mı ruhumda bir gemi yelken sürecek ebediyete Git artık benden kovuyorum seni acı veren düşlerimden Kuruyası dallar bıraktın yeşilini topladığın Bedenim kovuyor ruhum defol diyor sevgi sözleri çığlıklarda Rüyasını defalarca gördüğüm büyülü bakışlarını çek Meçhullere doğru yol al adım, adım git benden düşümden İsyanım olma küfredişime sebepte bırak gözlerinde Yakınayım dizlerimi dövüp dağılayım sen görme Gözyaşlarım temizlesin ruhumdan düşlerim, hayallerimden Yol al, ben gitmeden sen çekil git benden bedenden tenimden Kopardım tüm goncalarını kuruttuğun dallarımdan Yeşermeye yüz tutamıyorken sen yüz tutup değme gözüme Bırak ezelden ebede yalnızlığımın haykırışında bırak Bırak ta yıkıntın kalayım ardında özlemle yoğrulayım yok olayım Sen yinede çek git benden ben dur desem de git Haykırsam da döksem de gözyaşlarımın eseri olsam da Gecelerim rüyasız günüm hayalsiz yarınım meçhul olsa bile Düşlerime şikâyet etsem de yıkıl git yok ol benden soluksuz kalayım…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Üşüyor yüreğim sevgiye muhtaç Gözlerim ağlamaktan yorgun Yüreğim sersefil aşka muhtaç Çerçevemde kırık camlar Dokundukça ellerimi parçalar Yorgun bakışlı hep yüreği Yaralı dolanır hep sevdalılar Hasret duvarları git gide yükselir Bedenim sağ ama ruhum ölüyor Ürkek bir serçe gibi yüreğim Uçmak istercesine kanat çırpıyor Havalandıkça korkuyla yere çakılıyor Yorgun bakışlarım yönünü bulamıyor İçimdeki fırtınalar da kaybolup durdum Ne yorgun bakışlarım yönünü buldu Ne de dermansız yüreğim aşkına kavuştu…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ne çabuk akıyor seneler Daha dün gibi kurduğum hayaller Unutulmaz hikâyeler yazdım düşlerimde Ama silindi hepsi birer, birer beynimden Hayat çıkmazı neler almış götürmüş benden Düşlerimdeki sevdamı gençlik yıllarımı Bu gün bir yaş daha yaşlanıyorum Sevdamın kollarında değilim Ölümün kol gezdiği yollarındayım Ufuktaki bir yıldızdın sen Ne dokuna bildiğim ne koklaya bildim Yalnızca metrelerce uzaklıktan., Tatlı gülüşünü seyrettim ben sevdamın Gecelerime ışık tutardı nazlı bakışların İçimi yakardı o tatlı gülüşün Şimdi hayallerimi de çaldı, yılların yorgun saatleri Dilimden kazıyamıyorum ne ismini Nede seni çok seviyorum deyişini Ben sana güneşin yakışıyla yanmışım Ben sana sağanak olup fırtınalarla yağmışım Benim gibi kalbi sana durak Saçı dolu ak böyle seven. Sana muhtaç sar sarmala bu gönül sevgine aç mı muhtaç…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yanına varmadan tükenmez derman Aşk kâinatında verilmiş fermanım, Bu yürek seninle yakılsın varsın Ben külümden doğar gelirim bir gün Kalbimden gitmen senin değil benim eserim İsyanlar kalbim de deli serseri Bu ayrılığa her gün bir kurşun sıkıp ta bittim Gittin diye sanma bendede bittin Gittiğin her nokta benim kalbimdir.. Yaş değil gözümden kan damlasa da Yüreğime ferman verilmiş hançerlense de Ben gülümden doğar gelirim bir gün Geldiğim gün seninde kalbini çalarım o gün Pişmanlıklar içinde isyanlar savursam da Gittiğine neden ben olsam da Bu yürek sana âşık can verecek bir gün Can verdiğinde senide görecek o gün Bu yürek seni gördüğüm gün yakılsın varsın…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Hep bir şeyler vardır dilde gelip dökülemeyen Eller vardır uzanıp dokunmak isterken geri çekilen Yürekler vardır sevmeyi dilerken sevildiğinin şahitliğinden aciz Sormadan edemiyorum artık ne istiyorsun yürek beynimden Tenler var bedene battaniye olmak isteyen sarmalamadan kül olan Telleri vardı saçlarımın upuzun kesmeye kıyamadığım koklanası Dudaklar vardı öpüşleri düşleyip tatlanışı özümseyen hayal eden Sormadan geçemeyeceğim ne istiyorsun bedenim tenden Sözler vardı ses olmak isterken yutkunmalarda boğulup geri dönen Karadeniz’in suyu gibi tuzlu gözyaşları vardır akmaya hazır Süzmek isteyen al yanaklar kâğıt peçetelere bulaşmadan akıtmak Sormadan geçemeyeceğim ne istiyorsun gözlerim çisemden Yoklukları oldu kucak açışlarımın boşlukları dolayan Sevmesini bilmeyenlere sevgi anlatmaktan yorulan dilim oldu Aşk adını dile dolamadan kalbe dolamayı öğretmekten zamansızım Soruyorum ve cevapsız kalır tümleçler sevdaya dairliği değil aşka inançsızlığı darbeledim… Zennehar Yılmaz 06.03.2012 08:08:59

Devamını Oku