Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Evlatlık böyle olmaz Ata böyle bakılmaz Seni dünyaya getiren Ana baba kovulmaz Yüreği ezik olur Dile getir dökemez Evladı hain olsa da Ana baba kovulmaz Böyle evlat görmedim Saldı atayı gurbete Kimden lokma ister Ana baba kovulmaz İki dua kurtarır Evladı cehennemden Annenin ayağına eğil Ana baba kovulmaz Ser ekmeği yoluna Neler çekti uğruna Yiyemedi yedirdi Ata evden kovulmaz Söver korkmaz kuldan Rabbini unutandır Anayı gurbete salan Böyle evlat olunmaz Çatı kurdu başına Aş kattı toprağına taşına Bir gün şimşek düşer başına Ana baba kovulmaz Dertli yüreğim haykırır Evlatları ürküttürür Aklına ateş düşsün Ana baba kovulmaz Bedduası can kurutur Bedenini sende çürütür Lokman boğazında kalır Ana baba kovulmaz Korlar düşsün gönlüne Gün görmeyesin ömrüne Aynısını görürsün evlattan Ana baba kovulmaz Kapanmaz ata ocağı Dolu koynu kucağı Çekip sapla bıçağın Ana baba kovulmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

İçimde ki acıyı dostlarım kullar bilmez Ne yürekler yaralı baksanız gönlü görmez Analarım ağlıyor evladım, evladım diye, diye Yüreğim yanıyor ağlama anam, anam diye Ağlıyorum kan ile gözlerimden yaş akmaz Damarlarım doludur kessen kanım dondu akmaz Yiğitlere gül değmiş kurşun olmuş dikeni Bağrım delinmiş anam, anam, ağlar diye, diye, Bitsin bu dava hiddet toprağa çekilsin ilmikler Yanmasın eşi anası yavrusu gözleri yürekler Kapasam gözümü kadir Mevla’m canım kurban Mevla’m Nuruna yelken açtım deyim anam deyi, deyi Şeref onur kalmamış cahilin eli silah tutar Sen değimlisin evladını gece gün kucağında uyutan Bu millet değimli helal lokmayla cahil karnını doyuran Yakarsın atanı ağlatırsın anamı eşime feryadı atar deyi, deyi Gelmesin artık acı haber kışlasın donsun dağdaki pinek Buzlar erisen refah olsun analar eşler evlatlar yürek Korun sönsün ocağın buzdan olsun elindeki gül olsun Ağlamasın yürekler evladım erim babam deyi, deyi Yetmez satır kâğıt yetmez kalem yetmez ağıma Ne ateşler düştü gönül bağrıma sönmez ateş değince Bu yürek ağlayanı görünce yaşı kurumaz bilinmez Şehit evladın nur olup yağar değer toprağa anam deyi, deyi

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Hani diyordun ya senden ayrılırsam ölürüm Ayrılık öldürmüyor be güzelim ayrılık ölümü unutturuyor Nefesim kesilir diyordun ya güzelim, sen yaşamayı unutmuşsun bende Ölüme davetiye çıkaran ayrılığın şerbetini içende ben oldum be güzelim Sarılışın eksilirse boynumdan boğulur nefes alamam derdin ya güzelim Ellerim boşlukları sararken sen nasıl nefes alırsın be güzelim Tahammülsüzdün hani bensiz sokakları arşınlıyor ayakların Takatsız değil dizlerin izlerin hüzünlü değil, gölgen bile tebessümde güzelim Aykırı düşüncelerden sakındığın durağımda şimdi boykot yapar gibisinbe Sızlatırmıyım yüreğini katiyen asla söyleme bir daha derdin be güzelim Sızılarda çatlaklar var eksiliyorum damlalar deryaya döndü Soruyorum şimdi kalbi bükükler her şeyi içinde gizler yansıtmaz değil mi güzelim Ketum kaldım kendime isyansızlığıma vuruyorum içimin sürgününü İsyanmı etmeli gideni vurup öldürmelimi yoksa saflığını kire çamuramı boyamalı Yakıştıramadığım düşünceleri azlediyorum sana sen boyan be güzelim çamuruna Olurda arınmak istediğin zaman gelir diyerek umma sakın hakkın yok güzelim Sevgisizliğime derman bulmak zor değil bir deli boynu bükük bulur yine Demirleri döven şekil veren sevdalara dalmak hiç te sanıldığı kadar zor değil İsyansızlığıma inat sende kaldığım zamanların hükmünden korkarım be güzelim Artık sevene yağmurum sevdiğime gece hakkını alacak bu yürek yine sevilecek… Zennehar Yılmaz 20.02.2012 08:50:25

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sevene sev diyemem Bilir dur aci sini Yan miş kömür olmuştur Çeker dur sanci sini İsmini kazıyamaz Adı saklı kalbinde Böyle sevda olur mu? Gelmiş geçmiş ömürde Yanmiş kömür olmişim Daha yanacak mıyım? Bu savda luk derdine Gene kanacak mıyım? Sev diyemem sevene Ateş olmiş yanayı Çırası aşktan olmuş Közü derin yakayı Açtım elim duada Kabul görür mü bilmem Beni böyle yakanın Yüzü gülmez külliyen Neşe umut beklerken Acı yar beni buldi Ne sevdi mutlu etti Ne öldürüp kurtuldu

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sendin beni damla dam la ıslatan Kurumuş gözyaşlarınla yağmur gibi, Hasret yağıyor kapadım gözlerimi sonsuzluğa, Aydınlanırdı her gecemde karartılar. Yıldızlar belirirdi yavaş, yavaş Sönerdi içimdeki sevgi, volkanı, Ölüm dalgalarında kaybolmazdım Depremler yıkmazdı umut duvarlarımı, Yok, olmazdım böylesi karartılarda Dur diyemedim dökerken gözyaşlarımı Diyemez miydim dur gitme kal Yanmazdık kül olmuş sevdanın volkanında Vurgun yedim ölüm dalgalarında Kayboldum sonsuzluğunda bakışlarının Bir ılık yel esse diye beklerken Ateşler savurdu küllerimi esen yele Varılmaz oldun ulaşılmaz oldun yasak oldun Yok, ettim içimdeki seni bitirdim sendeki beni Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sözlerimde dert yatar Gözlerimden yaş akar İçimi bir okusanız Güneşim ayım batar Gam doldu gözlerime Ayrılık sözleri de Kasveti sarar seni Ah olsaydın yerime Akan su bulanır mı? Yürek yarsız olur mu? Bu gencecik yaşımda Kıysam cana olur mu? Gurbet olmasın perde Sözlerine özüne Yakmayasın kendini Sevdamın küllerin de Acımasın yüreğin Benim yaralarıma Olur, da bir gün olur Sen gelirsin yanıma

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir adım daha kalmıştı sesimin kesilmesine Bir umut daha kalmıştı ayaklanmaya yürümeye Belli belirsiz sayfalar açılıyor gözlerimde her demin saatinde Hep birerler beşerler serzenişler yıkımlar vardı son yazısının ardına Yaprakları dökük karacamlar gibi ağaç kurtlarının kemirmeyişi var içimde Delik teşik yağmalı ufalanmış top toprak olurken geri dönüşüm var Yine aldanışı var yalnızlığın bitiş noktasında Kapanış var gözlerin her açılışında Direniş var özleyiş var biraz terk ediş birazda git deyişim var Bir sala sesine uyanışım var ansızın kuşluk vaktinde İsmimi duyar gibi ölüm gibi Azrail gibi gelişin var Belki siz yarınlar var aydınlığın solukluğu isi dumanı beni götürüşü var Hala düşüne bilmenin sevincimi demeli Yoksa bitsin bu bekleyiş alsın canım diye sim var Kurak olur ansızın toprak değmez bağrına kepçe kürek Kapatmaz içine almaz sanki vaktin gelmedi dercesine Yarılmıyor açılmıyor boğmuyor beni tozunda külünde dumanında… Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yontulası geceler yaşanırken yaşamın kıyı köşesinde Ezilmişlik işliyor kanıma, dokunuyor hainlik zoruma Gitmeye çalıştıkça çekilir yürek yine oyuna Kopuyor halatları düşlerin yine düşüyorum gerçeğin koyuna Alıp başımı gide sim var Selvi boyuna Candan özüm iki gözüm kör olası geçmez yine sözüm Anlatımı eksik bir yaşam dirayetinin ortasında Boş kürekler çekerim denizin suyu çekik çakıl taşları arasında Büküldü belim sevda uğruna anam ben diyarsız gezdim gurbeti Silemedim geçmişten gelen izleri Acıyor gizemli nidaların sözleri Yine bölüyor lokmamı diziyor boğazıma zalimlik Azmetmekten yorgun düştü bu beden nerdesin anam ağlıyor evlatlar güneşler batan Sitemkâr oldu bin bir hezeyan kopuyor bel kemiği hayatın Ölüyor ruhum beden ağlamaklı Terk ediş mi? bu denli acı yoksa terk ediliş mi? sen söyle can Acıttın yeter kanı durmaz bu yaranın Ezikliğinde kalbin nefes alışı zayıf Tut, tut yüreğimi düşüyor can ölümüm ruhtan kayıp giderken can Bedensiz bedel olmaz acıyan Sevdalı gözlerdeki gözyaşı ile sulayın beni Ölmez isem öldürün kirpiğiyle dolayın beni Kefenim olsun değdirdiğin yaşın üstündeki kirpik Gülüşleri dua edip üfle ne olur yârim Canım gidiyor tut ellerimden belalım Ağlatma anamı vasiyetimdir ona sıkı sarıl Can gidiyor annem ruhumun ardında koşar adım Ya tutuklar geri dönüşü ya sürükler birden yok oluşu. Gidiyor nazlı, nazlı yakarışlım can gidiyor düşlerimden dolu, dolu canlar gidiyor… Zennehar Yılmaz 01.05.2012 00:35:16

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine coçtu kanlarum
damardan fırlaycak
bu kadar can alanı
teneşir paklayacak
Yürek yanar tutuşur
şehitler vardur diye

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

İçimi kapkara hüzünler sarar, Yokluğun ebedi, ölümü arar.. Dost yüzlü düşmanım kuyumu kazar. Ölmek değil yaşamak benim inadım Açılmaz toprağım saftır örtüsü Kabulüdür gelenin yoktur türküsü Bedenime açtığım hayal köprüsü Halatı kopup parçalanır diye korkarım İçimde ayazın buzlu cam kalbi Dokunanı dondurur sevda yalanı Bu candan bu beden çözülür sanma Dilim mühürlü aşk diye ağlayan gözlerim Bu gün doğan her çocuk meleğim olsa Beni koruyup kanadım olsa Uçmaya gücüm yok bedenim toprak Bir çığlık verseler dünyayı saran Haykırsam içimde hep neler varsa Yok, olur bu dünya diye verilmez Bu akıl başta mı o hiç bilinmez Kulaklar sağır olmuş duymuyor Benim bu haykırışa sığmıyor sesim. Topraktan bedeni çıkarmak ne mümkün Döşüme volkanlar sığar., Çözülmez ruhumun hayal köprüsü Ebedidir geçilmez aşksız bu yolu Duysun artık dünya duysun sesimi Kesemiyor bedenden yar nefesimi Bu beden toprakta canı verir mi? Bilmiyorum bu beden aşksız ölür mü?

Devamını Oku