Evlatlık böyle olmaz
Ata böyle bakılmaz
Seni dünyaya getiren
Ana baba kovulmaz
Yüreği ezik olur
Dile getir dökemez
Evladı hain olsa da
Ana baba kovulmaz
Böyle evlat görmedim
Saldı atayı gurbete
Kimden lokma ister
Ana baba kovulmaz
İki dua kurtarır
Evladı cehennemden
Annenin ayağına eğil
Ana baba kovulmaz
Ser ekmeği yoluna
Neler çekti uğruna
Yiyemedi yedirdi
Ata evden kovulmaz
Söver korkmaz kuldan
Rabbini unutandır
Anayı gurbete salan
Böyle evlat olunmaz
Çatı kurdu başına
Aş kattı toprağına taşına
Bir gün şimşek düşer başına
Ana baba kovulmaz
Dertli yüreğim haykırır
Evlatları ürküttürür
Aklına ateş düşsün
Ana baba kovulmaz
Bedduası can kurutur
Bedenini sende çürütür
Lokman boğazında kalır
Ana baba kovulmaz
Korlar düşsün gönlüne
Gün görmeyesin ömrüne
Aynısını görürsün evlattan
Ana baba kovulmaz
Kapanmaz ata ocağı
Dolu koynu kucağı
Çekip sapla bıçağın
Ana baba kovulmaz
İçimde ki acıyı dostlarım kullar bilmez
Ne yürekler yaralı baksanız gönlü görmez
Analarım ağlıyor evladım, evladım diye, diye
Yüreğim yanıyor ağlama anam, anam diye
Ağlıyorum kan ile gözlerimden yaş akmaz
Damarlarım doludur kessen kanım dondu akmaz
Yiğitlere gül değmiş kurşun olmuş dikeni
Bağrım delinmiş anam, anam, ağlar diye, diye,
Bitsin bu dava hiddet toprağa çekilsin ilmikler
Yanmasın eşi anası yavrusu gözleri yürekler
Kapasam gözümü kadir Mevla’m canım kurban
Mevla’m Nuruna yelken açtım deyim anam deyi, deyi
Şeref onur kalmamış cahilin eli silah tutar
Sen değimlisin evladını gece gün kucağında uyutan
Bu millet değimli helal lokmayla cahil karnını doyuran
Yakarsın atanı ağlatırsın anamı eşime feryadı atar deyi, deyi
Gelmesin artık acı haber kışlasın donsun dağdaki pinek
Buzlar erisen refah olsun analar eşler evlatlar yürek
Korun sönsün ocağın buzdan olsun elindeki gül olsun
Ağlamasın yürekler evladım erim babam deyi, deyi
Yetmez satır kâğıt yetmez kalem yetmez ağıma
Ne ateşler düştü gönül bağrıma sönmez ateş değince
Bu yürek ağlayanı görünce yaşı kurumaz bilinmez
Şehit evladın nur olup yağar değer toprağa anam deyi, deyi
Hani diyordun ya senden ayrılırsam ölürüm
Ayrılık öldürmüyor be güzelim ayrılık ölümü unutturuyor
Nefesim kesilir diyordun ya güzelim, sen yaşamayı unutmuşsun bende
Ölüme davetiye çıkaran ayrılığın şerbetini içende ben oldum be güzelim
Sarılışın eksilirse boynumdan boğulur nefes alamam derdin ya güzelim
Ellerim boşlukları sararken sen nasıl nefes alırsın be güzelim
Tahammülsüzdün hani bensiz sokakları arşınlıyor ayakların
Takatsız değil dizlerin izlerin hüzünlü değil, gölgen bile tebessümde güzelim
Aykırı düşüncelerden sakındığın durağımda şimdi boykot yapar gibisinbe
Sızlatırmıyım yüreğini katiyen asla söyleme bir daha derdin be güzelim
Sızılarda çatlaklar var eksiliyorum damlalar deryaya döndü
Soruyorum şimdi kalbi bükükler her şeyi içinde gizler yansıtmaz değil mi güzelim
Ketum kaldım kendime isyansızlığıma vuruyorum içimin sürgününü
İsyanmı etmeli gideni vurup öldürmelimi yoksa saflığını kire çamuramı boyamalı
Yakıştıramadığım düşünceleri azlediyorum sana sen boyan be güzelim çamuruna
Olurda arınmak istediğin zaman gelir diyerek umma sakın hakkın yok güzelim
Sevgisizliğime derman bulmak zor değil bir deli boynu bükük bulur yine
Demirleri döven şekil veren sevdalara dalmak hiç te sanıldığı kadar zor değil
İsyansızlığıma inat sende kaldığım zamanların hükmünden korkarım be güzelim
Artık sevene yağmurum sevdiğime gece hakkını alacak bu yürek yine sevilecek…
Zennehar Yılmaz
20.02.2012 08:50:25
Sevene sev diyemem
Bilir dur aci sini
Yan miş kömür olmuştur
Çeker dur sanci sini
İsmini kazıyamaz
Adı saklı kalbinde
Böyle sevda olur mu?
Gelmiş geçmiş ömürde
Yanmiş kömür olmişim
Daha yanacak mıyım?
Bu savda luk derdine
Gene kanacak mıyım?
Sev diyemem sevene
Ateş olmiş yanayı
Çırası aşktan olmuş
Közü derin yakayı
Açtım elim duada
Kabul görür mü bilmem
Beni böyle yakanın
Yüzü gülmez külliyen
Neşe umut beklerken
Acı yar beni buldi
Ne sevdi mutlu etti
Ne öldürüp kurtuldu
Sendin beni damla dam la ıslatan
Kurumuş gözyaşlarınla yağmur gibi,
Hasret yağıyor kapadım gözlerimi sonsuzluğa,
Aydınlanırdı her gecemde karartılar.
Yıldızlar belirirdi yavaş, yavaş
Sönerdi içimdeki sevgi, volkanı,
Ölüm dalgalarında kaybolmazdım
Depremler yıkmazdı umut duvarlarımı,
Yok, olmazdım böylesi karartılarda
Dur diyemedim dökerken gözyaşlarımı
Diyemez miydim dur gitme kal
Yanmazdık kül olmuş sevdanın volkanında
Vurgun yedim ölüm dalgalarında
Kayboldum sonsuzluğunda bakışlarının
Bir ılık yel esse diye beklerken
Ateşler savurdu küllerimi esen yele
Varılmaz oldun ulaşılmaz oldun yasak oldun
Yok, ettim içimdeki seni bitirdim sendeki beni
Zennehar Yılmaz
Sözlerimde dert yatar
Gözlerimden yaş akar
İçimi bir okusanız
Güneşim ayım batar
Gam doldu gözlerime
Ayrılık sözleri de
Kasveti sarar seni
Ah olsaydın yerime
Akan su bulanır mı?
Yürek yarsız olur mu?
Bu gencecik yaşımda
Kıysam cana olur mu?
Gurbet olmasın perde
Sözlerine özüne
Yakmayasın kendini
Sevdamın küllerin de
Acımasın yüreğin
Benim yaralarıma
Olur, da bir gün olur
Sen gelirsin yanıma
Bir adım daha kalmıştı sesimin kesilmesine
Bir umut daha kalmıştı ayaklanmaya yürümeye
Belli belirsiz sayfalar açılıyor gözlerimde her demin saatinde
Hep birerler beşerler serzenişler yıkımlar vardı son yazısının ardına
Yaprakları dökük karacamlar gibi ağaç kurtlarının kemirmeyişi var içimde
Delik teşik yağmalı ufalanmış top toprak olurken geri dönüşüm var
Yine aldanışı var yalnızlığın bitiş noktasında
Kapanış var gözlerin her açılışında
Direniş var özleyiş var biraz terk ediş birazda git deyişim var
Bir sala sesine uyanışım var ansızın kuşluk vaktinde
İsmimi duyar gibi ölüm gibi Azrail gibi gelişin var
Belki siz yarınlar var aydınlığın solukluğu isi dumanı beni götürüşü var
Hala düşüne bilmenin sevincimi demeli
Yoksa bitsin bu bekleyiş alsın canım diye sim var
Kurak olur ansızın toprak değmez bağrına kepçe kürek
Kapatmaz içine almaz sanki vaktin gelmedi dercesine
Yarılmıyor açılmıyor boğmuyor beni tozunda külünde dumanında…
Zennehar Yılmaz
Yontulası geceler yaşanırken yaşamın kıyı köşesinde
Ezilmişlik işliyor kanıma, dokunuyor hainlik zoruma
Gitmeye çalıştıkça çekilir yürek yine oyuna
Kopuyor halatları düşlerin yine düşüyorum gerçeğin koyuna
Alıp başımı gide sim var Selvi boyuna
Candan özüm iki gözüm kör olası geçmez yine sözüm
Anlatımı eksik bir yaşam dirayetinin ortasında
Boş kürekler çekerim denizin suyu çekik çakıl taşları arasında
Büküldü belim sevda uğruna anam ben diyarsız gezdim gurbeti
Silemedim geçmişten gelen izleri
Acıyor gizemli nidaların sözleri
Yine bölüyor lokmamı diziyor boğazıma zalimlik
Azmetmekten yorgun düştü bu beden nerdesin anam ağlıyor evlatlar güneşler batan
Sitemkâr oldu bin bir hezeyan kopuyor bel kemiği hayatın
Ölüyor ruhum beden ağlamaklı
Terk ediş mi? bu denli acı yoksa terk ediliş mi? sen söyle can
Acıttın yeter kanı durmaz bu yaranın
Ezikliğinde kalbin nefes alışı zayıf
Tut, tut yüreğimi düşüyor can ölümüm ruhtan kayıp giderken can
Bedensiz bedel olmaz acıyan
Sevdalı gözlerdeki gözyaşı ile sulayın beni
Ölmez isem öldürün kirpiğiyle dolayın beni
Kefenim olsun değdirdiğin yaşın üstündeki kirpik
Gülüşleri dua edip üfle ne olur yârim
Canım gidiyor tut ellerimden belalım
Ağlatma anamı vasiyetimdir ona sıkı sarıl
Can gidiyor annem ruhumun ardında koşar adım
Ya tutuklar geri dönüşü ya sürükler birden yok oluşu.
Gidiyor nazlı, nazlı yakarışlım can gidiyor düşlerimden dolu, dolu canlar gidiyor…
Zennehar Yılmaz
01.05.2012 00:35:16
Yine coçtu kanlarum
damardan fırlaycak
bu kadar can alanı
teneşir paklayacak
Yürek yanar tutuşur
şehitler vardur diye
İçimi kapkara hüzünler sarar,
Yokluğun ebedi, ölümü arar..
Dost yüzlü düşmanım kuyumu kazar.
Ölmek değil yaşamak benim inadım
Açılmaz toprağım saftır örtüsü
Kabulüdür gelenin yoktur türküsü
Bedenime açtığım hayal köprüsü
Halatı kopup parçalanır diye korkarım
İçimde ayazın buzlu cam kalbi
Dokunanı dondurur sevda yalanı
Bu candan bu beden çözülür sanma
Dilim mühürlü aşk diye ağlayan gözlerim
Bu gün doğan her çocuk meleğim olsa
Beni koruyup kanadım olsa
Uçmaya gücüm yok bedenim toprak
Bir çığlık verseler dünyayı saran
Haykırsam içimde hep neler varsa
Yok, olur bu dünya diye verilmez
Bu akıl başta mı o hiç bilinmez
Kulaklar sağır olmuş duymuyor
Benim bu haykırışa sığmıyor sesim.
Topraktan bedeni çıkarmak ne mümkün
Döşüme volkanlar sığar.,
Çözülmez ruhumun hayal köprüsü
Ebedidir geçilmez aşksız bu yolu
Duysun artık dünya duysun sesimi
Kesemiyor bedenden yar nefesimi
Bu beden toprakta canı verir mi?
Bilmiyorum bu beden aşksız ölür mü?




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...