Susuyor yine yüreğim belirsiz gölgelere
Hayale dalmaktan çekinir gibi yine
Mahkûmiyetten mi yoksa mahkûm etmekten mi bilemiyorum
Ucuza sattım ruhumun ince yapraklı güllerini
Leylaklar açmak için sırada bekliyor ben susuyorum yine
Dikeninin açtığı yaraları sarmalar gülden soluk yüreğimin
Leylakların sadeliğine yer açıyorum
Nedensiz yarına çıkmayı bekliyorum yine
Korkum yok nefessiz kalıştan
Ancak doyumsuzca aldığım nefesin esiri olmuşum
Doyuncaya kadar içime çekmek istiyorum yine yarını
Gölgelerin titreten ürkekliğini hissediyor yüreğim
Korkuyorum sanki kapanmasından bulutlar güneşi
Demini almamış bir bardak çay gibiyim hayattan
Şekeri eksik soğuk buz gibi renksiz
Kuytularda kâğıt kartonları üstüne yorgan yapan kimsesizler gibiyim
Yüreğim boşlukta sebebini yaşamak istiyor hayatın
Terk edilişleri unutup yeniden bahar olmak istiyor yüreğim
Kışlar dar usanmış sonbaharı yaşlanmış nisan yağmurları gözlerime taşınmış
Yazımın mis kokulu meyveleri tenime değmiyor dilim tatmıyor
Unutulmuş kıvamları mevsimin gecem gündüzüm
Sorgusuz sualsiz mahkûmiyetlerim var olmuş kopuyorum nefesten
Sığıntıyım mevsimler arasında kayıbım çareler içindeki çaresizlikte
Ben yine sebepsiz susuyorum belli belirsiz gölgelere…
Sorgusuz sualsiz dem tuttum seni akşamlarıma
Kanımı donduran soğuklarını serdin vasıfsızca
Yıldızlar bile korkar kuytulardaki ürküten yalnızlığımdan.
Barışı simgeleyen kar beyaz güvercinler bile kana bulanmış.
Susmaz derinliğimden yükselen haykırışım.
Kaskatı şimdi bedenimi ayakta tutan esnek damarlarım
İçtiğim sigaradan mıdır yoksa
Bana miras bıraktığın susan haykırıştan mı?
Bedelsiz değil nefes almak
Çok ağır geldi bana buna dayanmak.
Simsiyah oldu caddemin yanan ışıkları
Terk edilişten mi yarınların kasvetinden mi yoksa.
Özgürlüğe kanat çırparken
Ayakaltında karınca oldum ezip geçtiğin.
Hem yuvamı kaybettim hem sevgiyle açlığını doyuran,
Yüreğimi yarı ölü yarı canlı bıraktın.
İşte suskunluğumdaki haykırışım
İşte damarlarımdaki kaskatı kesilmiş
Kanım son damlasına kadar sana akmak isterken
Şimdi dolaşacak damar bile bırakmadın ezip geçişinle.
Kefen biçilmezmiş vatanı uğruna can veren şehide
Ya sevdamın şehidi, naşını kaldıracak kimsesi yok
Sokak kedilerinin alaycı bakışların da,
Gecelerin soğuk kaskatı gölgelerinin toz küreğinde bedeni sevdamın…
Zennehar Yılmaz
22 Aralık 2009 Salı,
19:03:18
Sevmek değil yürek dilenmek
Kalbimde aşka boyun eğmek
Bir sevgiden saygıyı alıp götürmek
Senden değil bedendedir can veren
Kalbime hükmüm büyük aşkı yaşar içimde
Sevgi yükü bir ömür taşar volkanı sönmüş
Ruhuma akar bir sen değil beden cana el verir
Kanadım yok uçmak istesem
Bir bedeni candan etsem
Ruhumdan ömrümü alıp mezar mı kazsam
Ben bu ömrü aşka verem eylerim
Ne dereler geçtim aşıramadım
İçimden seni dolup taşıramadım
Volkanlar yaktım patlatamadım
Bu ayrılık sebebim oldu
Sevsem de ölümü bir türlü tattıramadı
Kalbimi taşa döndürüp kırdıramadım
Ben bu aşkı gönlümce yaşatamadım
Senden ayrı değil aşktan gayrı yanar bu gönül
Mevsim sevda değil ki çiçeğine yanasın
Aşkı kalbimde deniz olup taşırasın
Sen benden değil bedenimde yaşarsın
Aşkı almadan canımı aldın…
Zennehar Yılmaz
06.09.2009
İyilik ettim diyor ki insan
almadım der karşılığını
bencillikle suçlama sakın o insanı
yalnız Allah bilir gelecek karşılığı
Demek ki düşmedin o kadar dara
Annem ne olur duy sesimi hissettiğim yüreğimi bir gör
Sana seni seviyorum diyemeyişimin sebebini anla
Kızacaksın biliyorum ama buna sebep yine sensin
Kucaklayıp saramadın çocukluğumu işte sebep diyemiyor dilim sevdiğimi
Kızma annem sessiz kalabiliyorum bazen kızıyorum kendime
Senden önce adım atamadığım için ama buna sebep yine sensin
Saygıda kusur etmemek adına hep öncelikli adımları sana verdim
Annem ben seni çok özledim en az babam kadar özledim
Gücenmesin yüreğin yüreğime annem yokluğunu yanındayken hissettim
Beni affet annem kırılma gücenme sen okuyamazsın bilirim
Babamın adını taktıkları yeğenin okusun sana yazılanı
Özledim annem dil neden söylemez yürek neden dili dövmez
Cahillik değil de nedir sevgiyi korkuyla susmak haykıramamak
Sitemim büyük devirmesin yüreğinin volkanını canımın içisin annem
Yokluğu hissettim açlık bilmedim karnımı tok bilirken ya yüreğim
Aç kaldım annem hem de çok aç kaldım geç kalmaktan korkuyorum
İlk aşkım yaratanım ikinci aşkım sen ve kaybetmeden değerini anlayamadığım
Gözyaşına buladığım geceler, sessiz bıraktığım hıçkırıklarım isyankâr bana
Gözyaşlarını akıttığın kuytularda seni her görüşümde haykıramadıklarım
Seviyorum seni annem deyip kucaklayamadığım kolları dermansız bıraktı yüreğim
Bilirdim sevgini hissederdim ama çocukluk işte görmek ister inanmak için
Beni affedebilecek misin annem çocukluk işte inançsızlığımdan sevgisiz bıraktım
Öpülmekten kaçarken sevgisizliğe iteledin sandığım zamanları bile seninle özler oldum
Sevgiyi anlatmanı çalışmak bildim en ağır yüklerin altına girdim tebessümünde sevgiyi irdeledim
Korkuları sevmediğin bildim ilgisizliğini kusurlarım bildim sitemlerini yabancı gördüm
Çok özledim annem seni en az babam kadar çok özledim kırılma gücenme
Rüyalarımda görmek yetmiyor babamı seni senede bir iki öpüp kokluyorum annem
Babama rüyalarda seni özledim dualarla sevdiğimi iletiyorum annem sizi özlüyorum…
Zennehar Yılmaz
08.03.2012 21:13:49
Damla olsan yağmurumda ıslanırım sırılsıklam
Dağıma kar çiçeği konsan kaplanır çığlaşırım
Dudağıma nağme olsan mısra, mısra söylenirim
Duama dilek olsan kabul görür kanatlanır şahlanırım
Arayışıma bulmaca olsan çözer sağlamlaşırım
Akıttığım yaş olsan damla, damla deniz olur dalgalanırım
Ağaç olsam kırılacak dalım olsan yağmuruna karına dayanırım
Ayaklarımı toprak bıraksa çürütse tozuna alsa yeni filizle şahlanırım
Emek olsan toprak koksan tozuma duman olsan ekin olur faydalanırım
Estirdiğin dalın yaprağı olsam hazan olsa güz olsa düğüm, düğüm bağlatırım
Erittiğin karlı dağım olsan dere olur sel olur çağlatırım
Ettiğim isyanım olsan kopsan haykırışında boğulsan dağlanırım
Sevdiğim çiçeğin yaprağına toprak olsan sarmalarım
Serptiğim tohum olsan tarla, tarla dolansan savrulsan fidan olsan
Sevgime emek aşkıma toprak içime ateş kalbine bir eş de ben olsam
Serdiğin ayak tozuna buladığın karınca olsan yük olur delik, delik yol alırım…
Zennehar Yılmaz
04.01.2012 20:03:24
Askıya alınmış tozlu bir palto gibi
Giydiğim hayatın noktasız virgülleri
Sorgusuzluğunda açan güllerin soru işaretleri
Edilmeyecek kabulü yoktur duası hecelerin
Parıltılar vardı aynaların islenmemiş ardında
Susamış toprağım vardı bağrımın koşu yolunda
Tümceler olmadan dağıldığım heceler sırtında
Yük almadan taşıdığım sırtıma bağlamadan
Belki ayrıktı kelimeler birleşme noktası olmadan
Perdelere yazardım cam buğusu bulamazken
Yangınların eritip bitirdiği yasaklıydı tövbeliydi belki de
Parmak uçlarına sinen damlacıklara sorgula
Yine elim giderken paltoya tozu düşer korkuya
Aykırılık vardı her bir duyguya vurguya
Soluktu benzim canlanmıyor hiçbir anıya
Taşınacak yük bekleyen hamala dönüp gidişin vardı…
Yumaklar sararken eskiliğinde arıyor gözlerini
Yün tararken çıkan seslerin notasında arıyordum
Buluşun tadı var sanırken hayalin adını unutmuşum
Meğersem kavuşmanın tadının bitikliğinde bekleyişin özlemleri sevdaymış…
Yazan zenno
12 Kasım 2011 Cumartesi
Gönlüme ayrılık biçilmiş ferman
Sevmeye cezalı bulunmuyor derman
Gözüme mil çekin kalbime ummanlar açın
Yollarım şaşkın varışları bulamıyorum
Öyle bir hüküm var ki yüreğimi sevmeye engel
Kadirsiz kullar elinde anahtarsız kelepçem
İmana gelmiyor kahpe delice yürek sevse de
Yasaklı kalbim uğrama sakın sende yıkılırsın
İsyanlarla yaklaşma isyanım kendime
Yakarım bir ömür seni cehennemimde
Yoksun sayışım korkumdan değil üzmemek adına
Yasaklıdır kalbim uğrama sakın sende yıkılırsın
Yüksek dağlarım var boranlı karlı yine yasaklı
Yaralama yüreğini uzak tut yüreğini gözlerini
Donup kalırsın yüreğinin buz kesişinde eriyip yok olursun
Yasaklıdır ruhum benliğim uğrama sakın sende yok olursun
İmkânsızlığı başarmak derdin olmasın boşa yanmayasın
Korkmadığının kanıtı olmasın yok oluşun kayboluşun
Yırtık yelkenlere sarılıp boşluklara savrulursun
Yasaklıdır kalbim ruhum benliğim girme sende yok olursun
Zannetme engel tanımaz yürekte asıl sevdadır yürekleri sevmeye engel
Dikeni batarya eline gülün kanar ya damarlarından damla, damla
Sevda dikeni zehirlidir kanını akıtmaz içine dolup öldürür
Yasaklıdır ruhum benliğim uğrama sakın sende yok olursun
Değmiyorsa dilin ayakucuna zorlama boşuna onunda bir nedeni var
sevmiyorsa ırkını bırak şu teni kömüre boyasan yine boşuna
Acılar mutluluğu aratıyorsa üzme kendini bir neden arayıp durmasana
sen güldüğün günün kıymetini bilemedin ki şimdi isyanlar edip ağlamak boşuna
Dert çok kıymet bilen yok ne parsın gazele döktüğüm sözler çok elden ne gelir gidenler gelmez seversin bilmez acılar ölmez yaşar gidersin ömrün oldukça günü yettikçe
Coştum yine Karapınar gibiyim olana değil olacağa dua edeyim
Olan olmuşken çekip gitmeyi senden öğrenmektense günümü idam edip geceyi söküp giderim...
Tek tabancayım ne sana can verecek kudretim var ne yaratana isyan gücüm yarını güçlü kıldım duamla yürürüm ölüme tebessümüm yaşayana hoşça kal deyişim bitişim değil başlangıcımdır...
Zennehar Yılmaz
Arkadaşlık özüme kem düşmesin sözüme
Ayrı düşerse yolumuz gözler görmezse
Düşmemeli hüzne sevinçle kucak açmalı güne
Koy bardağa çayını bir bakmalı falını
Fallarla iş yürümez aç bana deli kalbini
Yürek yüreğe vururda şimşek çakar
Yüreğindeki çileler inan beni de yakar
Arkadaşlık böyledir yürek yüreği kollar
Çatmasın kaşın göze sözün düşmesin öze
İçimizdeki yara devası olur söylene
Saklı kalmaz candan biz arkadaş olmuşsak
Konuşmak var susmak uzak bize
Zennehar yılmaz
05.05.2012 21:37:17




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...