Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Susuyor yine yüreğim belirsiz gölgelere Hayale dalmaktan çekinir gibi yine Mahkûmiyetten mi yoksa mahkûm etmekten mi bilemiyorum Ucuza sattım ruhumun ince yapraklı güllerini Leylaklar açmak için sırada bekliyor ben susuyorum yine Dikeninin açtığı yaraları sarmalar gülden soluk yüreğimin Leylakların sadeliğine yer açıyorum Nedensiz yarına çıkmayı bekliyorum yine Korkum yok nefessiz kalıştan Ancak doyumsuzca aldığım nefesin esiri olmuşum Doyuncaya kadar içime çekmek istiyorum yine yarını Gölgelerin titreten ürkekliğini hissediyor yüreğim Korkuyorum sanki kapanmasından bulutlar güneşi Demini almamış bir bardak çay gibiyim hayattan Şekeri eksik soğuk buz gibi renksiz Kuytularda kâğıt kartonları üstüne yorgan yapan kimsesizler gibiyim Yüreğim boşlukta sebebini yaşamak istiyor hayatın Terk edilişleri unutup yeniden bahar olmak istiyor yüreğim Kışlar dar usanmış sonbaharı yaşlanmış nisan yağmurları gözlerime taşınmış Yazımın mis kokulu meyveleri tenime değmiyor dilim tatmıyor Unutulmuş kıvamları mevsimin gecem gündüzüm Sorgusuz sualsiz mahkûmiyetlerim var olmuş kopuyorum nefesten Sığıntıyım mevsimler arasında kayıbım çareler içindeki çaresizlikte Ben yine sebepsiz susuyorum belli belirsiz gölgelere…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sorgusuz sualsiz dem tuttum seni akşamlarıma Kanımı donduran soğuklarını serdin vasıfsızca Yıldızlar bile korkar kuytulardaki ürküten yalnızlığımdan. Barışı simgeleyen kar beyaz güvercinler bile kana bulanmış. Susmaz derinliğimden yükselen haykırışım. Kaskatı şimdi bedenimi ayakta tutan esnek damarlarım İçtiğim sigaradan mıdır yoksa Bana miras bıraktığın susan haykırıştan mı? Bedelsiz değil nefes almak Çok ağır geldi bana buna dayanmak. Simsiyah oldu caddemin yanan ışıkları Terk edilişten mi yarınların kasvetinden mi yoksa. Özgürlüğe kanat çırparken Ayakaltında karınca oldum ezip geçtiğin. Hem yuvamı kaybettim hem sevgiyle açlığını doyuran, Yüreğimi yarı ölü yarı canlı bıraktın. İşte suskunluğumdaki haykırışım İşte damarlarımdaki kaskatı kesilmiş Kanım son damlasına kadar sana akmak isterken Şimdi dolaşacak damar bile bırakmadın ezip geçişinle. Kefen biçilmezmiş vatanı uğruna can veren şehide Ya sevdamın şehidi, naşını kaldıracak kimsesi yok Sokak kedilerinin alaycı bakışların da, Gecelerin soğuk kaskatı gölgelerinin toz küreğinde bedeni sevdamın… Zennehar Yılmaz 22 Aralık 2009 Salı, 19:03:18

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sevmek değil yürek dilenmek Kalbimde aşka boyun eğmek Bir sevgiden saygıyı alıp götürmek Senden değil bedendedir can veren Kalbime hükmüm büyük aşkı yaşar içimde Sevgi yükü bir ömür taşar volkanı sönmüş Ruhuma akar bir sen değil beden cana el verir Kanadım yok uçmak istesem Bir bedeni candan etsem Ruhumdan ömrümü alıp mezar mı kazsam Ben bu ömrü aşka verem eylerim Ne dereler geçtim aşıramadım İçimden seni dolup taşıramadım Volkanlar yaktım patlatamadım Bu ayrılık sebebim oldu Sevsem de ölümü bir türlü tattıramadı Kalbimi taşa döndürüp kırdıramadım Ben bu aşkı gönlümce yaşatamadım Senden ayrı değil aşktan gayrı yanar bu gönül Mevsim sevda değil ki çiçeğine yanasın Aşkı kalbimde deniz olup taşırasın Sen benden değil bedenimde yaşarsın Aşkı almadan canımı aldın… Zennehar Yılmaz 06.09.2009

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

İyilik ettim diyor ki insan
almadım der karşılığını
bencillikle suçlama sakın o insanı
yalnız Allah bilir gelecek karşılığı

Demek ki düşmedin o kadar dara

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Annem ne olur duy sesimi hissettiğim yüreğimi bir gör Sana seni seviyorum diyemeyişimin sebebini anla Kızacaksın biliyorum ama buna sebep yine sensin Kucaklayıp saramadın çocukluğumu işte sebep diyemiyor dilim sevdiğimi Kızma annem sessiz kalabiliyorum bazen kızıyorum kendime Senden önce adım atamadığım için ama buna sebep yine sensin Saygıda kusur etmemek adına hep öncelikli adımları sana verdim Annem ben seni çok özledim en az babam kadar özledim Gücenmesin yüreğin yüreğime annem yokluğunu yanındayken hissettim Beni affet annem kırılma gücenme sen okuyamazsın bilirim Babamın adını taktıkları yeğenin okusun sana yazılanı Özledim annem dil neden söylemez yürek neden dili dövmez Cahillik değil de nedir sevgiyi korkuyla susmak haykıramamak Sitemim büyük devirmesin yüreğinin volkanını canımın içisin annem Yokluğu hissettim açlık bilmedim karnımı tok bilirken ya yüreğim Aç kaldım annem hem de çok aç kaldım geç kalmaktan korkuyorum İlk aşkım yaratanım ikinci aşkım sen ve kaybetmeden değerini anlayamadığım Gözyaşına buladığım geceler, sessiz bıraktığım hıçkırıklarım isyankâr bana Gözyaşlarını akıttığın kuytularda seni her görüşümde haykıramadıklarım Seviyorum seni annem deyip kucaklayamadığım kolları dermansız bıraktı yüreğim Bilirdim sevgini hissederdim ama çocukluk işte görmek ister inanmak için Beni affedebilecek misin annem çocukluk işte inançsızlığımdan sevgisiz bıraktım Öpülmekten kaçarken sevgisizliğe iteledin sandığım zamanları bile seninle özler oldum Sevgiyi anlatmanı çalışmak bildim en ağır yüklerin altına girdim tebessümünde sevgiyi irdeledim Korkuları sevmediğin bildim ilgisizliğini kusurlarım bildim sitemlerini yabancı gördüm Çok özledim annem seni en az babam kadar çok özledim kırılma gücenme Rüyalarımda görmek yetmiyor babamı seni senede bir iki öpüp kokluyorum annem Babama rüyalarda seni özledim dualarla sevdiğimi iletiyorum annem sizi özlüyorum… Zennehar Yılmaz 08.03.2012 21:13:49

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Damla olsan yağmurumda ıslanırım sırılsıklam Dağıma kar çiçeği konsan kaplanır çığlaşırım Dudağıma nağme olsan mısra, mısra söylenirim Duama dilek olsan kabul görür kanatlanır şahlanırım Arayışıma bulmaca olsan çözer sağlamlaşırım Akıttığım yaş olsan damla, damla deniz olur dalgalanırım Ağaç olsam kırılacak dalım olsan yağmuruna karına dayanırım Ayaklarımı toprak bıraksa çürütse tozuna alsa yeni filizle şahlanırım Emek olsan toprak koksan tozuma duman olsan ekin olur faydalanırım Estirdiğin dalın yaprağı olsam hazan olsa güz olsa düğüm, düğüm bağlatırım Erittiğin karlı dağım olsan dere olur sel olur çağlatırım Ettiğim isyanım olsan kopsan haykırışında boğulsan dağlanırım Sevdiğim çiçeğin yaprağına toprak olsan sarmalarım Serptiğim tohum olsan tarla, tarla dolansan savrulsan fidan olsan Sevgime emek aşkıma toprak içime ateş kalbine bir eş de ben olsam Serdiğin ayak tozuna buladığın karınca olsan yük olur delik, delik yol alırım… Zennehar Yılmaz 04.01.2012 20:03:24

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Askıya alınmış tozlu bir palto gibi Giydiğim hayatın noktasız virgülleri Sorgusuzluğunda açan güllerin soru işaretleri Edilmeyecek kabulü yoktur duası hecelerin Parıltılar vardı aynaların islenmemiş ardında Susamış toprağım vardı bağrımın koşu yolunda Tümceler olmadan dağıldığım heceler sırtında Yük almadan taşıdığım sırtıma bağlamadan Belki ayrıktı kelimeler birleşme noktası olmadan Perdelere yazardım cam buğusu bulamazken Yangınların eritip bitirdiği yasaklıydı tövbeliydi belki de Parmak uçlarına sinen damlacıklara sorgula Yine elim giderken paltoya tozu düşer korkuya Aykırılık vardı her bir duyguya vurguya Soluktu benzim canlanmıyor hiçbir anıya Taşınacak yük bekleyen hamala dönüp gidişin vardı… Yumaklar sararken eskiliğinde arıyor gözlerini Yün tararken çıkan seslerin notasında arıyordum Buluşun tadı var sanırken hayalin adını unutmuşum Meğersem kavuşmanın tadının bitikliğinde bekleyişin özlemleri sevdaymış… Yazan zenno 12 Kasım 2011 Cumartesi

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gönlüme ayrılık biçilmiş ferman Sevmeye cezalı bulunmuyor derman Gözüme mil çekin kalbime ummanlar açın Yollarım şaşkın varışları bulamıyorum Öyle bir hüküm var ki yüreğimi sevmeye engel Kadirsiz kullar elinde anahtarsız kelepçem İmana gelmiyor kahpe delice yürek sevse de Yasaklı kalbim uğrama sakın sende yıkılırsın İsyanlarla yaklaşma isyanım kendime Yakarım bir ömür seni cehennemimde Yoksun sayışım korkumdan değil üzmemek adına Yasaklıdır kalbim uğrama sakın sende yıkılırsın Yüksek dağlarım var boranlı karlı yine yasaklı Yaralama yüreğini uzak tut yüreğini gözlerini Donup kalırsın yüreğinin buz kesişinde eriyip yok olursun Yasaklıdır ruhum benliğim uğrama sakın sende yok olursun İmkânsızlığı başarmak derdin olmasın boşa yanmayasın Korkmadığının kanıtı olmasın yok oluşun kayboluşun Yırtık yelkenlere sarılıp boşluklara savrulursun Yasaklıdır kalbim ruhum benliğim girme sende yok olursun Zannetme engel tanımaz yürekte asıl sevdadır yürekleri sevmeye engel Dikeni batarya eline gülün kanar ya damarlarından damla, damla Sevda dikeni zehirlidir kanını akıtmaz içine dolup öldürür Yasaklıdır ruhum benliğim uğrama sakın sende yok olursun

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Değmiyorsa dilin ayakucuna zorlama boşuna onunda bir nedeni var sevmiyorsa ırkını bırak şu teni kömüre boyasan yine boşuna Acılar mutluluğu aratıyorsa üzme kendini bir neden arayıp durmasana sen güldüğün günün kıymetini bilemedin ki şimdi isyanlar edip ağlamak boşuna Dert çok kıymet bilen yok ne parsın gazele döktüğüm sözler çok elden ne gelir gidenler gelmez seversin bilmez acılar ölmez yaşar gidersin ömrün oldukça günü yettikçe Coştum yine Karapınar gibiyim olana değil olacağa dua edeyim Olan olmuşken çekip gitmeyi senden öğrenmektense günümü idam edip geceyi söküp giderim... Tek tabancayım ne sana can verecek kudretim var ne yaratana isyan gücüm yarını güçlü kıldım duamla yürürüm ölüme tebessümüm yaşayana hoşça kal deyişim bitişim değil başlangıcımdır... Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Arkadaşlık özüme kem düşmesin sözüme Ayrı düşerse yolumuz gözler görmezse Düşmemeli hüzne sevinçle kucak açmalı güne Koy bardağa çayını bir bakmalı falını Fallarla iş yürümez aç bana deli kalbini Yürek yüreğe vururda şimşek çakar Yüreğindeki çileler inan beni de yakar Arkadaşlık böyledir yürek yüreği kollar Çatmasın kaşın göze sözün düşmesin öze İçimizdeki yara devası olur söylene Saklı kalmaz candan biz arkadaş olmuşsak Konuşmak var susmak uzak bize Zennehar yılmaz 05.05.2012 21:37:17

Devamını Oku