Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Merhaba mutluluğun hüzünlü aynası Merhaba yüreğime kopardığın sevgi fırtınası Yeniden merhaba hüzün sokağım son durağım Özledim sanki sitem etmeyeceğim üzülme Kabullenişim engelliyor sitemleri dilimden Saçma sapan cümleler kurup söylenmeyeceğim Susuyorum şimdi bakmaktan aciz gözlerim aynalara Yansımalarda ağlayışlar görmekten çekinceleri var Suskunluğundaki asiliği irdeliyor yüreğim ısısında Sanki içimde bir kelebek ölü vermiş duygularım cenaze kaldırmakta Yasındayım, isyanını telaffuz edememekten ürküyorum Hançerli savaşlardan çıkmış gibiyim çürük çizik her bir yanım Akan kanın parıltısındaki resmi izliyorum sızım, sızım sızlayarak Merhaba acıların ballı ekmeği tadına bir türlü doyamadığım Merhaba yudum, yudum içtiğim hüznün meyveli şarabı Açılar arıyorum yanlış bakışlarda birkaç numara küçülmüş Bırakışları, başlangıcı, arayışı, semtsiz, mekânsız, uğurluyorum Tekrar merhaba deyişimi dengesizliğime bağışla samimi sanıp aldanma Boşluklarda bulup yalnızlıktan düşen dilime takılı kalan bir merhaba sadece Uyan ruhumdaki benekli renkli kırıntılar size hasret serçelerim var Listesini tutmaktan yorulduğum umutsuzluklarım var sana dair Hayıflandığım boşa geçen birkaç yıl, ay, günüm var Dayanamayıp yine merhaba diyorum sakın kanıp aldanma Bu bendeki Depresif, lik ten gelen kupkuru Güneşlerde değil ayazlarda kuruttuğum bir merhaba yalnızca Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Uyumuyor öfkem her gün artıyor Ruhum daralıp dayanamıyor sesini Duymak bile yetiyor öfkemin uyanışına Bu nasıl bin kindir bilmiyorum Af diliyorum rabbimden duygumu yitirdim Öyle bir yara aldım ki kelimelere dökemiyorum Hani baba yarısıydı ya kesip attığı Tırnağının mikrobu bile olmaya layık değilsin Nefret ediyorum haykırmak istiyorum yüzüne karşı Bir yanım durduruyor yine öfkeme hâkim olamamaktan korkuyorum Yarım bıraktığım öfkemi anlatmaya devam yine Boş sayfa bırakmayacak haykıracağım sitemimi öfke kinimi Durup düşünüyorum seni anımsayacak bir iki hatıradan başka bir şey yok Bir iki demem lafın gelişi değil bir iki ikincisi sana öfkemi kusmama sebep hatıram İtham ediyorum seni vefasızlığına Seni anımsayıp duygulanacak özlem duyacak bir sevgi bağıda kurulmamıştı zaten Anlatacak çok şey var aslında duymaya kalbin dayanacak mı bilemiyorum bir hayli yaşlanmışsın Kaldıramazsın haykırışımı sen hiç yarısı olmadın ki babamın Sen babamın yarısı olmayı değil tırnağının mikrobu olmayı da hak etmiyorsun ki Yıllar geçirdin hayat kavgasında unuttun hatırlamadın Benimde bir hayat kavgam var ama içimdeki sana olan öfkemi uyutup unutamıyorum Ben seni amcalığa kabul etmiştim bu yüzden sanırım öfkem Ama sen beni yeğen olarak kabul etmemişin El olmuşum hatıra değmeyen anımsanmaya gerek görülmeyen Öfkem ulaşılmaz patlak volkanlar gibi yüksek erişilmez söndürülemez On yedi yıldır hala ilk patlamış hali gibi lavlarını deniz yapmış çoğalttıkça çoğaltıyor Seni bu denizde öfkemle boğmak ölmeden yüzüne haykırmak istiyorum Beni affet toprak babam seninle aynı kanı taşıyana duyduğum öfke için kin için Belki sen hayatta olsaydın geçerdi senin içindeki kızgınlığın ama benim geçmiyor geçmeyecek babammmm…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine sensizliği dinleyip kendime gürültü çıkarıyorum Sessiz dokunuşlar korkutsa da dokunulmaz oluşun yakar Sokakları arşınlarken türkümüzü haykırıyorum aldırmadan Samyeli gibi vuruşun var yapraklarıma sararıp dökülüyorum Yanaşası sitemlerden kaçmak istedikçe tüm yollar yine siteme çıkıyor Tanımsız bıraktığım duyguları anlatmak düşüyor dudaklarıma Yanıma aldığım koluma taktığım çantamda yine sığdırdığım Biraz aşk biraz sitem biraz kader isyanı kapağını kapatmakta zorlandığım Yontuluşu var yüreğimin şekline bürünmeye az kalan Tozunu alevlendirmesi ne de kolaydır bir tek kibrit çöpünün yeterli olduğu Budaklarımdan korkuşun sanki kıracakmış gibi zorlayışı var Basıklığında ruhumun biraz aşk biraz unutulmuşluk biraz siliniş var Aşk yanlışlarına bak sil gerek yeniden başlangıçlar için yinede yetersiz kalıyor Hep bir iz, bir koku, bir renk, bir denklem kurarken ne mümkün sil baştan Tuzu eksik yemek gibi değil ki ekleyebilesin haddini aşmış söz gibi yaralar Efsaneleşen duygular imza gibi dövülür yüreğimde ağlayışları süren gözlere Yakarışlarım ayyuka çıkar yalvarışım isyana sürüklenir sessiz kalışa Tutsaklı aşk, sürgün yemiş labirentler de tam sona ulaşırken başa dönen Her yeni sevda melteminde başımın dönüşü işte bu yüzdendir Merhemsiz sardığım yaraların yeniden kanaması hep bu yüzdendir… Zennehar Yılmaz 27.02.2012 08:10:22

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Sen sensizlikte nefes almak nedir bilir misin? Kokladığın her çiçekte sevdanın kokusunu Araya araya kendinden geçtin mi? Sen yaşamayı değil yaşam seni seçmiş ama Zaman bile yaşam bile seni yorgun yaşlı bırakmış ama Benim sevdamla yeniden doğuşa var mısın? Konuşmayı doymayı yürümeyi, Sevgiden gülmeyi bende yaşamak ister misin? Ben sende seni yaşarken Sen bende kendini yaşamaya ne dersin… Sensiz anlamsız her şey sahte Sahte gülücükler dudaklarımın kıpırdanışları… Yok, olmakmış kendime ceza biçerim sensiz gülümsemeye Seninle canlanıyor seninle yeşeriyor… Ölüm uykusundaki duygular Hayatı güçlü kıldım kendimi aciz Meğerse kendi acizliğime ağlıyor muşum.. Taşırdığım duyguların selinden kaçıyormuşum Ben sende nasıl yok oluyorsam.. Yine sende hayat bulurum.. Yüreğimin kapısındaki değil Tam ortasındaki bekçisi sensin Taç olsan yürek başına Kurbandır yüreğim gülümseyişindeki bakışına Yüzüm seninle gülsün artık ağlamasın Yüreğimin tek bekçisi sensin…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bazen günaydınla başlar, Bazen iyi akşamlar gecelerle. Besmelesiz sarmaz beline çelik kuşağını Gözlerinde gurur yüreğinde onur,. İnsanını bekler yürekli polisim. Gurbet, gurbet gezer insan ayırmaz Torpil olsun diye kimseyi kayırmaz Sokak cadde gurbet bekler cesur polisim.. İti kopuğu hırsızı haini gözünden tanır. Katilin göz yaşı mendil mi ıslatır.. Sancaklarla uğurlanır şehit polisim.. Ne mekândır sulh ha vermez Toprağından ne metre ne karış, Gecelere ışık tutar aydın polisim.. Ne söz yeter ne mülk seni yüceltmeye, Hainler pusuda karanlık gecede.. El aman dinlemez koşar polisim Her adımında yürekle coşar polisim.. Nice şehit gezer ıssız gecede,. Evladı yeminle sancak elinde, Kurbanlar adadım geçen her günüme Sensiz yaşanır mı bu topraklarda Yürekli cesur askerim polisim… Bu vatan emanet sizlere Tırmıklar değmesin ayak izine Eş ocakta tüter polisim sokakta Memleketten uzak baba ocağından ayrı Ana kucağından yoksun İnsanını bekler yürekli cesur polisim…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Askıya alınmış tozlu bir palto gibi Giydiğim hayatın noktasız virgülleri Sorgusuzluğunda açan güllerin soru işaretleri Edilmeyecek kabulü yoktur duası hecelerin Parıltılar vardı aynaların islenmemiş ardında Susamış toprağım vardı bağrımın koşu yolunda Tümceler olmadan dağıldığım heceler sırtında Yük almadan taşıdığım sırtıma bağlamadan Belki ayrıktı kelimeler birleşme noktası olmadan Perdelere yazardım cam buğusu bulamazken Yangınların eritip bitirdiği yasaklıydı tövbeliydi belki de Parmak uçlarına sinen damlacıklara sorgula Yine elim giderken paltoya tozu düşer korkuya Aykırılık vardı her bir duyguya vurguya Soluktu benzim canlanmıyor hiçbir anıya Taşınacak yük bekleyen hamala dönüp gidişin vardı… Yumaklar sararken eskiliğinde arıyor gözlerini Yün tararken çıkan seslerin notasında arıyordum Buluşun tadı var sanırken hayalin adını unutmuşum Meğersem kavuşmanın tadının bitikliğinde bekleyişin özlemleri sevdaymış… Yazan zenno 12 Kasım 2011 Cumartesi

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Damla olsan yağmurumda ıslanırım sırılsıklam Dağıma kar çiçeği konsan kaplanır çığlaşırım Dudağıma nağme olsan mısra, mısra söylenirim Duama dilek olsan kabul görür kanatlanır şahlanırım Arayışıma bulmaca olsan çözer sağlamlaşırım Akıttığım yaş olsan damla, damla deniz olur dalgalanırım Ağaç olsam kırılacak dalım olsan yağmuruna karına dayanırım Ayaklarımı toprak bıraksa çürütse tozuna alsa yeni filizle şahlanırım Emek olsan toprak koksan tozuma duman olsan ekin olur faydalanırım Estirdiğin dalın yaprağı olsam hazan olsa güz olsa düğüm, düğüm bağlatırım Erittiğin karlı dağım olsan dere olur sel olur çağlatırım Ettiğim isyanım olsan kopsan haykırışında boğulsan dağlanırım Sevdiğim çiçeğin yaprağına toprak olsan sarmalarım Serptiğim tohum olsan tarla, tarla dolansan savrulsan fidan olsan Sevgime emek aşkıma toprak içime ateş kalbine bir eş de ben olsam Serdiğin ayak tozuna buladığın karınca olsan yük olur delik, delik yol alırım… Zennehar Yılmaz 04.01.2012 20:03:24

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Değmiyorsa dilin ayakucuna zorlama boşuna onunda bir nedeni var sevmiyorsa ırkını bırak şu teni kömüre boyasan yine boşuna Acılar mutluluğu aratıyorsa üzme kendini bir neden arayıp durmasana sen güldüğün günün kıymetini bilemedin ki şimdi isyanlar edip ağlamak boşuna Dert çok kıymet bilen yok ne parsın gazele döktüğüm sözler çok elden ne gelir gidenler gelmez seversin bilmez acılar ölmez yaşar gidersin ömrün oldukça günü yettikçe Coştum yine Karapınar gibiyim olana değil olacağa dua edeyim Olan olmuşken çekip gitmeyi senden öğrenmektense günümü idam edip geceyi söküp giderim... Tek tabancayım ne sana can verecek kudretim var ne yaratana isyan gücüm yarını güçlü kıldım duamla yürürüm ölüme tebessümüm yaşayana hoşça kal deyişim bitişim değil başlangıcımdır... Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gönlüme ayrılık biçilmiş ferman Sevmeye cezalı bulunmuyor derman Gözüme mil çekin kalbime ummanlar açın Yollarım şaşkın varışları bulamıyorum Öyle bir hüküm var ki yüreğimi sevmeye engel Kadirsiz kullar elinde anahtarsız kelepçem İmana gelmiyor kahpe delice yürek sevse de Yasaklı kalbim uğrama sakın sende yıkılırsın İsyanlarla yaklaşma isyanım kendime Yakarım bir ömür seni cehennemimde Yoksun sayışım korkumdan değil üzmemek adına Yasaklıdır kalbim uğrama sakın sende yıkılırsın Yüksek dağlarım var boranlı karlı yine yasaklı Yaralama yüreğini uzak tut yüreğini gözlerini Donup kalırsın yüreğinin buz kesişinde eriyip yok olursun Yasaklıdır ruhum benliğim uğrama sakın sende yok olursun İmkânsızlığı başarmak derdin olmasın boşa yanmayasın Korkmadığının kanıtı olmasın yok oluşun kayboluşun Yırtık yelkenlere sarılıp boşluklara savrulursun Yasaklıdır kalbim ruhum benliğim girme sende yok olursun Zannetme engel tanımaz yürekte asıl sevdadır yürekleri sevmeye engel Dikeni batarya eline gülün kanar ya damarlarından damla, damla Sevda dikeni zehirlidir kanını akıtmaz içine dolup öldürür Yasaklıdır ruhum benliğim uğrama sakın sende yok olursun

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Arkadaşlık özüme kem düşmesin sözüme Ayrı düşerse yolumuz gözler görmezse Düşmemeli hüzne sevinçle kucak açmalı güne Koy bardağa çayını bir bakmalı falını Fallarla iş yürümez aç bana deli kalbini Yürek yüreğe vururda şimşek çakar Yüreğindeki çileler inan beni de yakar Arkadaşlık böyledir yürek yüreği kollar Çatmasın kaşın göze sözün düşmesin öze İçimizdeki yara devası olur söylene Saklı kalmaz candan biz arkadaş olmuşsak Konuşmak var susmak uzak bize Zennehar yılmaz 05.05.2012 21:37:17

Devamını Oku