Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Arıyorum senle açan sabahları Şekersiz içtiğin çayına tat katmayı Gözümde silinmeyen bir özlem Arıyor simanı duvarlarda gözlerim Kulaklarım sesini işitir duraksamalarda Yanına sokulup elini tutmak vardı ya şimdi Hani parkta oturup sen çay ısmarlar ben kahve Yudumlarken çekiştirdiğimiz sitemlerimiz vardı ya Hastalandığımda koşup geldiğin gün Şifalı ellerinle bana çorba kaynatıp içirdiğin zamanlar Çocuklara tuzsuz makarna aşkım benim Benim telaşımdan tuzu bile unutmuş koymayı makarnaya Seni seninle yaşamakta güzel seni seninle özlemekte Haykırışlarımız vardı Çoruh kenarında akıntılara bıraktığımız Her güne bir özlem dayadığımız susuzken suları akıttığımız İnfilak olmaktayken soluk olmayı öğrendik beraber Ne korkular çektim habersiz kalıp telefon açılmayınca Yüzlerce kez çaldırıp dayınlara bile haber verdiğim Neredeyse polis çağıracaktım o günkü korkumu unutmadım Senin soluk alışında ben yaşıyorum sanki seni öylesi seviyorum Pikniğe gittiğimiz an vardı ya resimler çekinmiştik hatıra kalacaktı Çeken resimleri vermedi demek ki onunda özlemi vardı bizim gibi dostluğa Doğum günümü ilk kutlayanda sendin canisi o gün ki mutluluğumu unutamam Bir hırka almıştın bana gülkurusu eşimde kazak almıştı kızmıştım ona Senin aldığını çıkarmadım giydiğim için eşim çok kıskanmıştı Bizim hediyemizin değeri olmuyor deyip senin elinin değdiği her şey anlam Senin sözünün değdiği söz mana kazanıyor can ötesi sevgili İçinde dolan sancısına aldırmadan tebessümünü kaybetmeyen teksin cansın Kapılarda gözlenen bir dost yüreğime yer edip bende hayat bulan Senin gibi bir kulu doğurup can bulun bedeninde Şükrüm yaratana sana can verene senin canını bedende yeşertene Seni doğuran o bedene dualarım razılığım iyi ki varsın yegâne tek yüreklim Sanki tüm iyilikler bir bedende toplanmışçasına Tüm insanlara uzandı elin gözlerinde sözlerinde birikimlerin Senin hayranlığında benim özlemim hasretim kelimelerim eksik yetersiz Seni anlatamıyor sözlerim gözlerimin içine bak kalbimde gör ışığını bide nem…YEGANE TEK DOSTUMA

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözlerimde sevda yangını Yüreğimde cehennem soğuğu Görmez kör olmuş gözlerim İçimde sevdanın son demi Kapkara odalarda kalakalmışım Bir volkan olup oluk oluk akmışım Akar geçer yakar geçer bu sevda can seçer Bu sevda uğrunda nice can geçer Yüce dağ başının eksilmez karı dumanı Sensiz dünyadan geldi göçme zamanı Kalbime bağladı nasır kıranı Sevda değil ölüm aldı bu canı Helaldir sevdam katma dert bu cana Sevda sarayında nice sultana Yakıp geçme haram katma bu cana Ömür törpüsüdür canına yandığım Yüreksiz bir sevdaya zifir olup taptığım Boşa geçen sonsuz zamana yandığım Sevda değil ölüm aldı bu canımı

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Belkiler, le yol alıyor adımlarım Ayakkabım da ki çamurlar bile, Koptuğu yere geri dönemiyor Yeni mekânlar ediniyor kendine Tıpkı sendeki seninle ben gibi Şimdiki düşler heyecan vermiyor Eskiden yatağıma uzanıp uzanmaz, Gözlerimi kapatıp düşlere dalardım Düş kuracağım için heyecanlanırdım Sabırsızdım nerden başlasam diye, İçimdeki sesle yarışırdım türlü, türlü Sana varmanın yollarını arardım Bin bir düşünce büyük heyecanlarla Şimdiyse düş kurmak hayal oldu Gözlerim kapanmıyor düşlere Yastığıma yorganıma sarılamıyorum Sımsıkı hayata ne hayallere sığınamıyorum Gözlerimi kapamaya korkar oldum artık Hayallerin kandırmadan başka bir şey olmadığını Anladım artık farkına vardım yalanın Yapacaklarını anlatma yap göster çünkü Her adım bir silah her söz bir kurşun gibi Saplanıp kalıyor YÜREKTE…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Karadeniz üstüne uçar beyaz martılar Kavuşturmayı bizi kader felek paçılar Köyümüz kara dere memleketim Rize Çayıma şeker katıp karıştırıp ezeceğim Olmaz böyle yar sevmek ölüp de gideceğim Sevmeyen gönülleri bulup sevdireceğim Kapıl masun yüreğin sevdalı gemisine Yelkeni yapar seni savurur gemisinde Gideceğim bu sene Rizeliye kalesine Yapacağım ızgara kal bumun ateşiyle Kadermiş böyle yanmak sevdaya kanmak Açmamış goncaları parçalayıp dağıtmak Koymuşum yüreğimi hedefteki tahtaya Vuracak beni vuran gelmeye cem dünyaya Aşarım deniz dere varamam gönüllere Sevmeyen yüreklere esir oldum bir kere

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Adım, adım yaklaş öyle sessiz öyle ıssız Issızlığın sesinde nefes alışların canlansın Varlıklar sus pus olup kalpten heyecanlansın Öyle bir adımla gel ki sonsuzluğa atılan ilk adım olsun Soluk, soluk yanaş ıslık gibi olsun ney sesi gibi olsun Ruhuma işlesin içim titresin tüm varlığım seni özlesin Bana öyle gel ki benim adımlarım sana koşarak ersin Adımın sonsuz olsun ilk olsun son olsun sonsuzluk bizim olsun Sağ elin kalbinin üzerinde sol elin parmaklarıma değsin İçimin titreyişinde kâinat ıssızlığa bürünsün seyrimize dalsın Gel yakalım korkmadan aşk ateşini el, ele tutarak göz kapayarak atlayalım üzerinden Aşk ateşinin üzerinden atacağımız adım sonsuzluk olsun Yanılgısı yok bu yaşanılmışın ya da yaşanması gerekenin Korkusuzluğun gölgesi sarmalar her gece koruyup kollar Sanılmaz ayrılık olur sanılmaz sessizlik olur ya da gözyaşı Yemin gerekmez atılacak adım seninle olacak sonsuzluğa ilk Kabartılı nehirleri geçmek gibi metrelerce dalga altından geçmek gibi Belki korkarsın nefes alamamaktan kaybolmaktan Ruhunun haykırışını kabul etmez ne deniz ne nehir Tut elimden nefesin aşk çeksin içine sonsuzluğa giden işte adım Zennehar Yılmaz

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Pas tutmuş isli kalbimin duvarları Gölgesizliğe mahkûmum bedenimde kayıbım Adımlar atamıyorum takipsiz gölgeler görünmez Güneşsiz ışıksız dünyam kaçıştayım Gidilecek unuttuklarımı hatırlatacak Kayıplarımı bulacak izini bırakmadığın Yer kaldı mı teninin değmediği duvar Yol kaldı mı ayaklarına tozunu kondurmadığın Bakmaktan korkuyorum ufuklara Bakamıyorum körebe oynuyorum Görmekten korktuğumdan kapıyorum Gözlerim yaş dökmekten nursuz kaldı Şimdi bir adım atsam ardıma Tozun değer diye korkulardayım Çiçeklere dokunamıyorum kokunu duyarım Açan her çiçek sanki önce sana dokunur sonra doğaya

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gökteki yıldızları sayan var mı ben gibi Ben severim gönülden yar oy sen seversin el gibi Bir damla su istesem versen olur zehir bal gibi Yakacağım bir ateşe gönlümün dağlarına Yanarım küle olurum savrulurum rüzgâra Belki dumanım görürde anlarsın beni anca Denize taş dökenler yaş döker mi benim gibi Yürekten seven benim yar sevdi mi el gibi Kumuna bulanayım denizlerinin taşının Zehirli yaşın olsun ömrünün olasın ben gibi Dökmeye dermanım yok gözlerimde yaş kalmaz Severim ölüm olur açar toprağım kucak Yaş döker mi benim gibi gözlerin sahte yârim Denizin çilesi sevdası dalga kayaları çektirir Benim yüreğim sende bağ içine dert ektiğin Sözlerin düğüm yine karman çorman ettiğin Gözyaşım düğüm, düğüm denize bulaşır dolaşırdı Sevmeyen ben olsaydım yolum cehenneme ulaşırdı

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Selam olsun dostlarım Değmesin nazar size Ben da atışacağım Yer açın hemşerinize Bir güler bir ağlarsın Ayarlara uymaz sun Güneşin solsa bile Yıldızın hep parla sun Bu ben um Türkîlerim para etmeyi para ha böyle paylaşırım yüreği güzel dostlara Müşterilerim kayıp Beleş, e koşar gelir para deyince millet bulmaz çıkacak delik Yürekler dolup taşmaz geleni dışarıda koymaz böyle güzel dostlara türkü atsam kırılmaz Yavaştan al yavaştan kesilme sun sesimiz komşumun kızı hasta şifa ver sun rabbimiz Yaş odun tutuşur mu seven yürek üşür mü biz böyle Rizeliyiz Ateşsiz tutuşuruz Ağlamasın gözlerin Yazık olur yaşına Bu böyle gelir geçer Dert gelmesin başına Gezersin dağ bayır Rabbim ver sun hayır Yürek yaralandı mı Görmez dere çayır Dert gelir elek, elek Çekmeyene ne gerek Ağlayan gözler sende Kader yedirdi kelek Atarım Türkîlerin Pek tutmaz kafiyeler Elbet öğreneceğim Bana öğreten gerek Sevdi mi yürek demez Evet misin hayır mı Kafiyesiz gönlüme herkes bence bayılır Yangınların üstünden Yalın ayak giderim Yüzümün güzelliğini Yüreğimle gizler um Dünya yaşı değil Ruhun yaşı önemli Bizimde çekilecek Vardır elbet bir dizi Geceler kararmıyor Güneşe hep bakar um İçimdeki dertleri Satır, satır yazar um Dizileri pek sevmem Kavga dövüş olmasa Hayata heyecan katar Yanan yüreğin varsa Gurbetler olmasaydı Memleket sevilmezdi Özlem dolu gözlerden Böyle yaş dökülmezdi

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Demlenir toprakta ağaç gazeli Dokunmaz ellerin vardır güzeli Gönlümün doğacak elbet güneşi Işığı altında kuruyup gitmem Yellere karışman hep savrulsam da Umudum haykırır ses kısılsa da Gelecek karanlık olup batsa da Seline kapılıp boğulup gitmem Ayrılık öngörür tüm savaşları Kalbime sancaklar her gün dalgalı Kıpırdamaz olursa sarı saçları Telini koparsam kuş olup gitmem Tekliyor yüreğim bitti bitecek Kabrime bir gün otlar bitecek Dünyayı Azrail sana mı verecek Kıyamet kopsa seviyorum demeden gitmem Dallarım hafifler gazel düşünce Yüreğimin düşünde sen görününce Gözlerim sözlerime düşer sevince Ruhuna bir beden olmadan gitmem…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Efkârlıyım yine coşmuş yüreğim. Akışına kapılmış gözyaşı selinin. İçimdeki ürpertilerden kopamıyor. Ayrılamıyor yalnızlığın koynundan Düşlerim. Düşlerimde büyüttüğüm Çocuk gözyaşlarıyla akıtıp döktüğüm Yıkadım akıttım durdum bu gece Aklımın bir köşesi mahkûm gönlüme Diğer yarısı ölüden beter kalbimin Haykırıyorum soluksuz boşluklara İsmini duyuramasam da sesim ayyukta, Boşalıp kopuyor yüreğimden ürpertilerim Parça sancılar sitemler kovalıyor ömrümü Düşlerimin ardından kalkan toz bulutlarını. Varmışım yokmuşum Ürpertilerimden Çıkarıp atarım savrulur gece matemi Zennehar Yılmaz 03.01.2010 15:08:35

Devamını Oku