Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Değmeyin gözüme ne olur yaşlar Acıyor kalbime değen bakışlar Ruhumu yitirdim bulan âşıklar Bir umut ruhuma verin figanı Açmasın bırak dalımda yaprağım Bırakın kurusun susuz toprağım Acılar içinde kaldı bıçağım Bir umut ruhuma saplansın varsın Kalmak değil gitmenin geldi zamanı Ömrüme dökerim nice hazanı Yarından beklenti gelen bir canı Bir umut toprağa dökesin gelir Nasır bağladı dilim dönmüyor Dünyaya haykırsa kimse duymuyor Sevmiştir yüreğim kimse bilmiyor Bugünü yarından göze almışım İç çektim ömrüme gelen yaşlarla Dertleri denize döktüm taşlarla Kum oldu yontuldu kıyıda kayalar Yarını değil ölümü tadasın gelir Bir değil beş değil on beş hiç değil İçimi yaktığın güneşim değil Kahrına bir yudum zehir iç deyi Gönlüme perdeler çekeyim gelsin

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

İçim yine hüzünlü acıyor yaram Kapalı yüreğim sevdalara Soranlar olursa öldü demeyin Son defa yüreğini açıp gitti demeyin Bozuk yine plağımdaki türküler Seslendim yüreğimdeki eski sevdama Gelmez derdimden gülüşler yanağıma Sarmalar beni eskiden kalan hatıralar Tariflerdeyim ne suyu tam gelir ne şekeri Hep bir tat bırakır acı isot biberi Yükümlü sinem deki atışlar can alışlar Günüme dem katardı o nağmeli bakışlar Satır bırakmadın maziden karalayacak Bu gözler anılarınla hep ağlayacak Kalkmaz ruhumun ayrık kurağı Ölüm olsa bile sevdan olur son durağım

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yüzüne bir tebessümdür sevda Kalbime her ceza ayrılık İçimde koskoca bir duvar yalnızlık Gözlerimin pınarları aşk sancısı Varlıkla yokluk arası bir şeyiz biz Her can alıcı bakış cana değse de Kirpiklerin ok olup canı delse de Bu cana can veren yine canıdır Her cana can akan kanıdır Sancıları kesmiyor hiçbir ilaç Yardan gelecek olandır derde derman Yüzüm asık gülmeye yoktur derman İlaç bende yara sende Bu yaraya doktor değmez Yardan gelsin cana değen her darbe

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bu gün bayram
Sabah yine erken kalktım annem
Soframda sıcak ekmeğe banacak
Ne peynirim var nede dumanı üstünde tüten ekmeğim
Ne sen varsın BAYRAM sabahım da
Elini öpeceğim ne de babam var

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yürek yerinde değil kapıldı kapılacak Ha bu gönül işleri bilmem nasıl olacak Kapılmış göz görmeden sevdalığın peşine Bir ömür yeminliyim yanarım ateşine Düştüm uçamıyorum aşktan kaçamıyorum Yüreksize gönül verdim yelken açamıyorum Denizim dalgalıdır yüreğim sevdalıdır Yüreğime bir sorun nasıl da yaralıdır Yazık olmuş gönlüme hayırsıza sevdalı Gözümde yaşım dinmez yürekten yaralı Açmışım dertlerimi yaradan kullarına Sevda dan ölenleri koyma kalp mezarına Semtime uğramaz mı düşmez mi bana seven Dünyaları dolaştım görmedim aşka değen Yandım sönemiyorum sevdim diyemiyorum Bu nasıl sevdalıkmış çekmem çekemiyorum

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yürek yarenim_____
Ömür verdiğim_
Gönlüne erdiğim__
Tenine değdiğim__
Tadına doyamadığım_

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözlerin görmese de Hissetsin içten yüreğin Engel değil sevmeye Mühür akan tek bir cümleye Varmasa yollarım Asırlar geçse de aradan İçimdeki sevda fışkırır Açılan en derin yaradan Ellerim açılmış gece gün dua da Zalimler payını alsın Duam da ki bedduadan Hayalin kursam deli gönlüme Sarmalasam hayali ömrüne Gün gelir olurda sevdalım İçimdeki sevda fışkırır Açılan en derin yaradan

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Geceyi öper her bir selamda Al sancak isimli nice bayrakta Al beyaz içinde olan tek olan Bu vatana simge aşk olmuş bu bayrak Geceden toplamış en parlak yıldızı Karanlıktan almış ayın demini Hürriyet verdi canım vatana Kalbimde imanla dolu bayrak sevgisi Atadan yadigâr kalan vatanı Gez dolaş ara bul özgür vatanı Sancaklar taşıyor türkün sancağın Toprağına kurbanım canım bayrağım Adım, adım gezdim her bir köşeni Can verdi anası ağlar şehit gidenin Bu aşkı söndürmez cehennem ateşi Yana, kana, kana emer vatanı allı bayrağım Kurban kesilir gelen erlere Ağıtlar yakılır giden şehitlere Dimdiktir başlar gözler ay yıldızlara Dalar, dalar gider bendeki bayrak sevgisi

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Hecesine yazdığım mısralar vardır ya süslediğim mihrabı Satırlarını sarmaşık güllerine doladığım rengine buladığım Öbür yarım dediğim kalemim tükenmez tükense tükrüğüm mürekkebi olur Sanılası gibi değil aykırılık değildi sebeplerime nedendi ten Fark attığım zamanın efsunluğu süslenip giydiğim koynumda Üşüyen ellerini ısıtmak için alıp koynuma yakmaktan korkarım Sefilleri oynamayı sevmediğim gibi acınası hallerden uzak durdum Sanıldığı gibi ruhsuz değilim alevinde renk aldım sevdaların Sağır oluşum demek değildir duymuyorum hissedişim yeterli Kaptırdığım tuzaklar oldu engebeli yüreğimi kanatan Yinesi olsa da acıları hissetmekten alı koyamasam da aldıramasam da Sanılmasın kalp yerine kum çakıl sermişim ben sevgime demirden hançerim Mutlakıyet olması gerekendir acı suyunu içtiğim şurubun tadı acıtsa da Tebessüme hoş geldin ile kucak açıp sarmalar demlerim çayını üç şekerle Taşınması yok kiracının yüreğimin duvarlarını delik teşik etse de resimleriyle Varılası noktalardaki hedef tahtası olsa da karavana çıksa da mutluluğun resmi var Başlangıca nokta koyamazsın bir kez alev alan söndürsen de izini kapatamazsın Acınası değil sözlerim sitemkâr hiç değil sevgiye biçilen her kare kumaş İşlendikçe renk alan eskidikçe değer alan yürek var bende bitmez bu tebessümün izleri Sarsa da hüznün kıralı kollarıma taksada prangasını tükenişim olmaz var oluşumun imzası dır ancak yüreğimin büyütüşüdür üşütmeden ısıtılışıdır…. Zennehar Yılmaz 16.02.2012 23:57:33

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

İçimi acıtıp yakan neydi bilemedin Gözlerimi dağlayan ağlatanı da Sanki yaşayan değil ölüydüm Severken kahroluyordum göremedin Korkulanı yaşadım düşlediklerim de Yaşadıklarımın yansımasındaki aynaydı Kıpırdanışlar can çekişlerimdi söyleyemedim Uzanıp yıldızlara elimi değdiremedim Şimdi kavruluşumun tozlarını savuruyorum Rüzgârım içli, içli damlalar arasında Seslenişini duymayı denemek yerine Kulak tıkamayı tercih edenlerden oldun Bedenimi yakan çoğaldıkça çoğalan haykırışlar Öyle yakarışlar var ki gökten yıldızları yağdırır Ufuktan doğan güneşi geri döndürüp soğutan Bedenim toprak değil toprak bedenimdir serilemedin Denizlerden fırtınaları çalıp sakladım İçim yakan harlı sevdalara buladım Güneşin doğuşunu sana bıraktım batışı benim Durgunluğunu sana bıraktım nehirlerin fırtınası benim Kuytular sapaklar köşeler bıraktın ömrüme Kimsesiz aşılmayası dönülemeyenler yaşattın Ne savaşa kılıç oldun ne barışa ışık Ambargo uyguladın harlı sevdama yandı veda oldu savurdun

Devamını Oku