Yüzüne bir tebessümdür sevda
Kalbime her ceza ayrılık
İçimde koskoca bir duvar yalnızlık
Gözlerimin pınarları aşk sancısı
Varlıkla yokluk arası bir şeyiz biz
Her can alıcı bakış cana değse de
Kirpiklerin ok olup canı delse de
Bu cana can veren yine canıdır
Her cana can akan kanıdır
Sancıları kesmiyor hiçbir ilaç
Yardan gelecek olandır derde derman
Yüzüm asık gülmeye yoktur derman
İlaç bende yara sende
Bu yaraya doktor değmez
Yardan gelsin cana değen her darbe
Bu gün bayram
Sabah yine erken kalktım annem
Soframda sıcak ekmeğe banacak
Ne peynirim var nede dumanı üstünde tüten ekmeğim
Ne sen varsın BAYRAM sabahım da
Elini öpeceğim ne de babam var
Yürek yerinde değil kapıldı kapılacak
Ha bu gönül işleri bilmem nasıl olacak
Kapılmış göz görmeden sevdalığın peşine
Bir ömür yeminliyim yanarım ateşine
Düştüm uçamıyorum aşktan kaçamıyorum
Yüreksize gönül verdim yelken açamıyorum
Denizim dalgalıdır yüreğim sevdalıdır
Yüreğime bir sorun nasıl da yaralıdır
Yazık olmuş gönlüme hayırsıza sevdalı
Gözümde yaşım dinmez yürekten yaralı
Açmışım dertlerimi yaradan kullarına
Sevda dan ölenleri koyma kalp mezarına
Semtime uğramaz mı düşmez mi bana seven
Dünyaları dolaştım görmedim aşka değen
Yandım sönemiyorum sevdim diyemiyorum
Bu nasıl sevdalıkmış çekmem çekemiyorum
Yürek yarenim_____
Ömür verdiğim_
Gönlüne erdiğim__
Tenine değdiğim__
Tadına doyamadığım_
Gözlerin görmese de
Hissetsin içten yüreğin
Engel değil sevmeye
Mühür akan tek bir cümleye
Varmasa yollarım
Asırlar geçse de aradan
İçimdeki sevda fışkırır
Açılan en derin yaradan
Ellerim açılmış gece gün dua da
Zalimler payını alsın
Duam da ki bedduadan
Hayalin kursam deli gönlüme
Sarmalasam hayali ömrüne
Gün gelir olurda sevdalım
İçimdeki sevda fışkırır
Açılan en derin yaradan
Geceyi öper her bir selamda
Al sancak isimli nice bayrakta
Al beyaz içinde olan tek olan
Bu vatana simge aşk olmuş bu bayrak
Geceden toplamış en parlak yıldızı
Karanlıktan almış ayın demini
Hürriyet verdi canım vatana
Kalbimde imanla dolu bayrak sevgisi
Atadan yadigâr kalan vatanı
Gez dolaş ara bul özgür vatanı
Sancaklar taşıyor türkün sancağın
Toprağına kurbanım canım bayrağım
Adım, adım gezdim her bir köşeni
Can verdi anası ağlar şehit gidenin
Bu aşkı söndürmez cehennem ateşi
Yana, kana, kana emer vatanı allı bayrağım
Kurban kesilir gelen erlere
Ağıtlar yakılır giden şehitlere
Dimdiktir başlar gözler ay yıldızlara
Dalar, dalar gider bendeki bayrak sevgisi
Hecesine yazdığım mısralar vardır ya süslediğim mihrabı
Satırlarını sarmaşık güllerine doladığım rengine buladığım
Öbür yarım dediğim kalemim tükenmez tükense tükrüğüm mürekkebi olur
Sanılası gibi değil aykırılık değildi sebeplerime nedendi ten
Fark attığım zamanın efsunluğu süslenip giydiğim koynumda
Üşüyen ellerini ısıtmak için alıp koynuma yakmaktan korkarım
Sefilleri oynamayı sevmediğim gibi acınası hallerden uzak durdum
Sanıldığı gibi ruhsuz değilim alevinde renk aldım sevdaların
Sağır oluşum demek değildir duymuyorum hissedişim yeterli
Kaptırdığım tuzaklar oldu engebeli yüreğimi kanatan
Yinesi olsa da acıları hissetmekten alı koyamasam da aldıramasam da
Sanılmasın kalp yerine kum çakıl sermişim ben sevgime demirden hançerim
Mutlakıyet olması gerekendir acı suyunu içtiğim şurubun tadı acıtsa da
Tebessüme hoş geldin ile kucak açıp sarmalar demlerim çayını üç şekerle
Taşınması yok kiracının yüreğimin duvarlarını delik teşik etse de resimleriyle
Varılası noktalardaki hedef tahtası olsa da karavana çıksa da mutluluğun resmi var
Başlangıca nokta koyamazsın bir kez alev alan söndürsen de izini kapatamazsın
Acınası değil sözlerim sitemkâr hiç değil sevgiye biçilen her kare kumaş
İşlendikçe renk alan eskidikçe değer alan yürek var bende bitmez bu tebessümün izleri
Sarsa da hüznün kıralı kollarıma taksada prangasını tükenişim olmaz var oluşumun imzası dır ancak yüreğimin büyütüşüdür üşütmeden ısıtılışıdır….
Zennehar Yılmaz
16.02.2012 23:57:33
İçimi acıtıp yakan neydi bilemedin
Gözlerimi dağlayan ağlatanı da
Sanki yaşayan değil ölüydüm
Severken kahroluyordum göremedin
Korkulanı yaşadım düşlediklerim de
Yaşadıklarımın yansımasındaki aynaydı
Kıpırdanışlar can çekişlerimdi söyleyemedim
Uzanıp yıldızlara elimi değdiremedim
Şimdi kavruluşumun tozlarını savuruyorum
Rüzgârım içli, içli damlalar arasında
Seslenişini duymayı denemek yerine
Kulak tıkamayı tercih edenlerden oldun
Bedenimi yakan çoğaldıkça çoğalan haykırışlar
Öyle yakarışlar var ki gökten yıldızları yağdırır
Ufuktan doğan güneşi geri döndürüp soğutan
Bedenim toprak değil toprak bedenimdir serilemedin
Denizlerden fırtınaları çalıp sakladım
İçim yakan harlı sevdalara buladım
Güneşin doğuşunu sana bıraktım batışı benim
Durgunluğunu sana bıraktım nehirlerin fırtınası benim
Kuytular sapaklar köşeler bıraktın ömrüme
Kimsesiz aşılmayası dönülemeyenler yaşattın
Ne savaşa kılıç oldun ne barışa ışık
Ambargo uyguladın harlı sevdama yandı veda oldu savurdun
Güne ferman dizlerime derman aramaktayım.
Hastane kapılarında deva aramaktadır yüreğim.
Uzun koridorlar aşılmakla son bulmuyor.
Sönük alevleri yüreğimin dumanını koklayarak
Nefes alıyorum.
Bekleyişim hep aynı her bekleyen aynı duygularla
Yarınları hayal ediyorum
Düne göz yumuyorum siliyorum
Hayal defterimin mavi çizgili satırlarından.
Yarının hesabını dünden soracaklar korkusuna rağmen,
Silip karalıyorum
Dönüşü olmayan yollardayım bir günü gülüşle karşılıyorum
Beş günü göz yaşlarıyla
İçim mi alev almış yüreğimi yangınlarda sadece
Sokak çocuklarının tozlu ekmeğinin tadına muhtaç
Evlatlarını şehit vermiş anaların ağıtlar nı duydukça
Soruyorum kendime sen ne yapıyorsun
Mümkün mü sormamak
Amaçsız yaşantıya ya kolu kanadı olmayan kuşlar var ya
Konmak isteyip uçamadığı dallara hasretine ne demeli
Ya isimsiz mezar taşına rastladın mı
Duaya muhtaç. Ne evlat ayak izine rastlanır ne anne baba sesi duası
Arşı alaya ulaşırdı her gözünü kapadığında benim gibi hayal etsen düşlesen
Bu haykırışlar umudu yıkıklara,
Kendini yoksul sananlara,
Hem aç hem muhtaç sanılan yürekli kullara.
Durun ve kapayın gözlerinizi düşleyin sokakta kar yağışına öfke duyanları
Güneş sıcağında baygınlaşanları karnı aç dili dönmez dilenemez kulları
Kurumaz göz yaşları nice şehit anaları bir düşle dağlarda şerefsiz kovalayan evlatları
Ne ekmeği doyurur ne sevgili kucak bulur. Sen hiç düşündün mü?
Ben kendi sınavımı vermekteyim halime şükredip bunları düşlemekteyim gözüm yaşlı
Boğazım düğümlü sesim çıkmıyor ama kalemim içimi kalemle akıtıp karalıyor…..
Günümü kaybettim geceyi yaşıyorum
Uykuları yok ettim geceyi arıyorum
Ben kendimi kaybettim kendimi sende arıyorum
Ölümü kazandım şanına yakışır yer arıyorum
Kayıp çocuk annesi sen sanıyor herkesi.
Yuvamdan uçtum kayıplardayım
Beni bulan var mı soramıyorum
Gönlüme çiçek açar dalı eğer sen olursan
Yetimliğim kaybolur bulanım sen olursan
Yine günüm karanlık ay güneşi kaybetmiş
Vermiyor güneşe küskün müdür bilmem ki
Kalbim karma karışık aşkını ayıklayamıyor
Bulutsuzluğa doğru özlemlerim artıyor
Etrafım hep karanlık bulutlar aralanmıyor
Öksüz kaldım doğada yetimliğim rüyada
Gelişin güzel ama gidişler beni yaralıyor
Çıksam dağ başlarına güneşimi arasam
Denizlere dalıp su yutuşta mı boğulsam
Söyle derman kimdedir kime gidip yönelsem
Yaratana sığınıp her gün af mı dilensem
Bülbül sesine hasret sanki bir gül gibiyim
Güneşe gece hasret kalmış yıldız gibiyim
Söyle şimdi dermanı ben kimde arayayım
Deniz suyunu çekmiş canlısına mı ağlayayım
Söyle ben kim olayım güneş mi arayayım
Yoksa bedenim atıp ruhumla mı yaşayayım…




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...