Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Yüzüne bir tebessümdür sevda Kalbime her ceza ayrılık İçimde koskoca bir duvar yalnızlık Gözlerimin pınarları aşk sancısı Varlıkla yokluk arası bir şeyiz biz Her can alıcı bakış cana değse de Kirpiklerin ok olup canı delse de Bu cana can veren yine canıdır Her cana can akan kanıdır Sancıları kesmiyor hiçbir ilaç Yardan gelecek olandır derde derman Yüzüm asık gülmeye yoktur derman İlaç bende yara sende Bu yaraya doktor değmez Yardan gelsin cana değen her darbe

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bu gün bayram
Sabah yine erken kalktım annem
Soframda sıcak ekmeğe banacak
Ne peynirim var nede dumanı üstünde tüten ekmeğim
Ne sen varsın BAYRAM sabahım da
Elini öpeceğim ne de babam var

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yürek yerinde değil kapıldı kapılacak Ha bu gönül işleri bilmem nasıl olacak Kapılmış göz görmeden sevdalığın peşine Bir ömür yeminliyim yanarım ateşine Düştüm uçamıyorum aşktan kaçamıyorum Yüreksize gönül verdim yelken açamıyorum Denizim dalgalıdır yüreğim sevdalıdır Yüreğime bir sorun nasıl da yaralıdır Yazık olmuş gönlüme hayırsıza sevdalı Gözümde yaşım dinmez yürekten yaralı Açmışım dertlerimi yaradan kullarına Sevda dan ölenleri koyma kalp mezarına Semtime uğramaz mı düşmez mi bana seven Dünyaları dolaştım görmedim aşka değen Yandım sönemiyorum sevdim diyemiyorum Bu nasıl sevdalıkmış çekmem çekemiyorum

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yürek yarenim_____
Ömür verdiğim_
Gönlüne erdiğim__
Tenine değdiğim__
Tadına doyamadığım_

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözlerin görmese de Hissetsin içten yüreğin Engel değil sevmeye Mühür akan tek bir cümleye Varmasa yollarım Asırlar geçse de aradan İçimdeki sevda fışkırır Açılan en derin yaradan Ellerim açılmış gece gün dua da Zalimler payını alsın Duam da ki bedduadan Hayalin kursam deli gönlüme Sarmalasam hayali ömrüne Gün gelir olurda sevdalım İçimdeki sevda fışkırır Açılan en derin yaradan

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Geceyi öper her bir selamda Al sancak isimli nice bayrakta Al beyaz içinde olan tek olan Bu vatana simge aşk olmuş bu bayrak Geceden toplamış en parlak yıldızı Karanlıktan almış ayın demini Hürriyet verdi canım vatana Kalbimde imanla dolu bayrak sevgisi Atadan yadigâr kalan vatanı Gez dolaş ara bul özgür vatanı Sancaklar taşıyor türkün sancağın Toprağına kurbanım canım bayrağım Adım, adım gezdim her bir köşeni Can verdi anası ağlar şehit gidenin Bu aşkı söndürmez cehennem ateşi Yana, kana, kana emer vatanı allı bayrağım Kurban kesilir gelen erlere Ağıtlar yakılır giden şehitlere Dimdiktir başlar gözler ay yıldızlara Dalar, dalar gider bendeki bayrak sevgisi

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Hecesine yazdığım mısralar vardır ya süslediğim mihrabı Satırlarını sarmaşık güllerine doladığım rengine buladığım Öbür yarım dediğim kalemim tükenmez tükense tükrüğüm mürekkebi olur Sanılası gibi değil aykırılık değildi sebeplerime nedendi ten Fark attığım zamanın efsunluğu süslenip giydiğim koynumda Üşüyen ellerini ısıtmak için alıp koynuma yakmaktan korkarım Sefilleri oynamayı sevmediğim gibi acınası hallerden uzak durdum Sanıldığı gibi ruhsuz değilim alevinde renk aldım sevdaların Sağır oluşum demek değildir duymuyorum hissedişim yeterli Kaptırdığım tuzaklar oldu engebeli yüreğimi kanatan Yinesi olsa da acıları hissetmekten alı koyamasam da aldıramasam da Sanılmasın kalp yerine kum çakıl sermişim ben sevgime demirden hançerim Mutlakıyet olması gerekendir acı suyunu içtiğim şurubun tadı acıtsa da Tebessüme hoş geldin ile kucak açıp sarmalar demlerim çayını üç şekerle Taşınması yok kiracının yüreğimin duvarlarını delik teşik etse de resimleriyle Varılası noktalardaki hedef tahtası olsa da karavana çıksa da mutluluğun resmi var Başlangıca nokta koyamazsın bir kez alev alan söndürsen de izini kapatamazsın Acınası değil sözlerim sitemkâr hiç değil sevgiye biçilen her kare kumaş İşlendikçe renk alan eskidikçe değer alan yürek var bende bitmez bu tebessümün izleri Sarsa da hüznün kıralı kollarıma taksada prangasını tükenişim olmaz var oluşumun imzası dır ancak yüreğimin büyütüşüdür üşütmeden ısıtılışıdır…. Zennehar Yılmaz 16.02.2012 23:57:33

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

İçimi acıtıp yakan neydi bilemedin Gözlerimi dağlayan ağlatanı da Sanki yaşayan değil ölüydüm Severken kahroluyordum göremedin Korkulanı yaşadım düşlediklerim de Yaşadıklarımın yansımasındaki aynaydı Kıpırdanışlar can çekişlerimdi söyleyemedim Uzanıp yıldızlara elimi değdiremedim Şimdi kavruluşumun tozlarını savuruyorum Rüzgârım içli, içli damlalar arasında Seslenişini duymayı denemek yerine Kulak tıkamayı tercih edenlerden oldun Bedenimi yakan çoğaldıkça çoğalan haykırışlar Öyle yakarışlar var ki gökten yıldızları yağdırır Ufuktan doğan güneşi geri döndürüp soğutan Bedenim toprak değil toprak bedenimdir serilemedin Denizlerden fırtınaları çalıp sakladım İçim yakan harlı sevdalara buladım Güneşin doğuşunu sana bıraktım batışı benim Durgunluğunu sana bıraktım nehirlerin fırtınası benim Kuytular sapaklar köşeler bıraktın ömrüme Kimsesiz aşılmayası dönülemeyenler yaşattın Ne savaşa kılıç oldun ne barışa ışık Ambargo uyguladın harlı sevdama yandı veda oldu savurdun

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Güne ferman dizlerime derman aramaktayım. Hastane kapılarında deva aramaktadır yüreğim. Uzun koridorlar aşılmakla son bulmuyor. Sönük alevleri yüreğimin dumanını koklayarak Nefes alıyorum. Bekleyişim hep aynı her bekleyen aynı duygularla Yarınları hayal ediyorum Düne göz yumuyorum siliyorum Hayal defterimin mavi çizgili satırlarından. Yarının hesabını dünden soracaklar korkusuna rağmen, Silip karalıyorum Dönüşü olmayan yollardayım bir günü gülüşle karşılıyorum Beş günü göz yaşlarıyla İçim mi alev almış yüreğimi yangınlarda sadece Sokak çocuklarının tozlu ekmeğinin tadına muhtaç Evlatlarını şehit vermiş anaların ağıtlar nı duydukça Soruyorum kendime sen ne yapıyorsun Mümkün mü sormamak Amaçsız yaşantıya ya kolu kanadı olmayan kuşlar var ya Konmak isteyip uçamadığı dallara hasretine ne demeli Ya isimsiz mezar taşına rastladın mı Duaya muhtaç. Ne evlat ayak izine rastlanır ne anne baba sesi duası Arşı alaya ulaşırdı her gözünü kapadığında benim gibi hayal etsen düşlesen Bu haykırışlar umudu yıkıklara, Kendini yoksul sananlara, Hem aç hem muhtaç sanılan yürekli kullara. Durun ve kapayın gözlerinizi düşleyin sokakta kar yağışına öfke duyanları Güneş sıcağında baygınlaşanları karnı aç dili dönmez dilenemez kulları Kurumaz göz yaşları nice şehit anaları bir düşle dağlarda şerefsiz kovalayan evlatları Ne ekmeği doyurur ne sevgili kucak bulur. Sen hiç düşündün mü? Ben kendi sınavımı vermekteyim halime şükredip bunları düşlemekteyim gözüm yaşlı Boğazım düğümlü sesim çıkmıyor ama kalemim içimi kalemle akıtıp karalıyor…..

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Günümü kaybettim geceyi yaşıyorum Uykuları yok ettim geceyi arıyorum Ben kendimi kaybettim kendimi sende arıyorum Ölümü kazandım şanına yakışır yer arıyorum Kayıp çocuk annesi sen sanıyor herkesi. Yuvamdan uçtum kayıplardayım Beni bulan var mı soramıyorum Gönlüme çiçek açar dalı eğer sen olursan Yetimliğim kaybolur bulanım sen olursan Yine günüm karanlık ay güneşi kaybetmiş Vermiyor güneşe küskün müdür bilmem ki Kalbim karma karışık aşkını ayıklayamıyor Bulutsuzluğa doğru özlemlerim artıyor Etrafım hep karanlık bulutlar aralanmıyor Öksüz kaldım doğada yetimliğim rüyada Gelişin güzel ama gidişler beni yaralıyor Çıksam dağ başlarına güneşimi arasam Denizlere dalıp su yutuşta mı boğulsam Söyle derman kimdedir kime gidip yönelsem Yaratana sığınıp her gün af mı dilensem Bülbül sesine hasret sanki bir gül gibiyim Güneşe gece hasret kalmış yıldız gibiyim Söyle şimdi dermanı ben kimde arayayım Deniz suyunu çekmiş canlısına mı ağlayayım Söyle ben kim olayım güneş mi arayayım Yoksa bedenim atıp ruhumla mı yaşayayım…

Devamını Oku