İçimi acıtan cümleleri kurmaktan korksam da
Yaşanası duygular korkuların doğurganlığındaki hayat
Duygular tazeliğini yitirmiş olsa bile
Tohumlar serecek topraklar baki
Serzeniş olsun bırak sevgiler
Yavrum bize Laz derler
Öyle numarayı yemezler
Seveceksen sev artık
Adamı bekletmezler
Aşma derin dereden
Düşer da boğulursun
Benim gibi seveni
Hayalinde görürsün
Baydın beni güzelim
Daha bayacak mısın?
Seni alıp giderim
Karşı koyacak mısın?
Kanımız da Lazlık
Haylide kurnazlık var
Sende yaramazlık
Bende cambazlık var
Senden bana yar olmaz
Boşuna çabalama
Dereler değil mi?
İkimizi ayrı koyan
Al yazması başında
Döner el kapısında
Aldı aklım başımdan
Bulancaklı Hayriye
Oy oy oy oy Hayriye
Fınduk dali sallıya
Oy oy oy oy Hayriye
Finduk dali sallıya
Peştamalı cebinde
Eskidendi belinde
Fındıkların altında
Bulancaklı Hayriye
Oy oy oy oy Hayriye
Fınduk dalı sallıya
Oy oy oy oy Hayriye
Fınduk dalı sallıya
Güneş batmaz meşeden
Ay görünmez köşeden
Bende geçmem bu serden
Bulancaklı Hayriye
Oy oy oy oy Hayriye
Fınduk dalı sallıya
Alacağım kız seni
Ya Pazar ya salıya
Gözlerine mahkûm sözlerim
Cümleler düğümlü çözemedim
Nasır mı tutmuş yoksa ellerin
Dokunsam diken olur kanatır beni
Ebedi kalmış asırdır dilim mühürlü
Kaşını kirpiğe eğdirip küsüp durma
Ellerim avucunda güldeki diken
Sinemi değdirip Azrail misali öldürür beni
Kinayeli sanki göz kırpışların
Yaş değil dökülen gözlerimden
Kan olur damarım boşalır gelir
Sevmese ölüme taşır mı yüreğin beni
Oy beni yar beni söyler türküler
Diyen var mıdır ölümde sevmişim seni
Kefene sarıp mezara sen koysan beni
Sebepsiz değil ölümler yaktın yar sen beni
Cenneti gözlerin serdi dünyaya
Kokusu tenimde sevgiyi sarar
İçimde boşluklara döktüm betonlar
Kalıplar içinden çıkarıp kır beni
Benim adım sıla gurbete varacağum
Sevdaluk öyle olmaz deyup bağiracağum
Hasretdur sevdaluğu aşk yapan yürek yapan
Hasret olmayan yürek kimbilsun ne yapar
Benim adım gurbetur seveni ayirurum
Öyle bir zaman gelur kavuşup ayılturum
Adıma sitem eden ne kulları yakmışum
Söyleyindostlarım adım gurbet ne yapayım
Benim adım sevdaluk yürekleri yakarum
Sevdaluk kolay olsa hiç olmazdı ayriluk
Basite indirdiler sevdaluğun adini
Sevmeyen nerden bilcek şu dünyanın tadını
Ölürüm kimse bilmez bedenim kalbe mezar
Sıladan aşkı çıkar gurbet olur sana dar
Sevmeyen nerden bilsin sılanın kıymetini
Gurbete giden anlar sevenin kiymetini
Gecelerin yildızı öyle bir bakış atar
Sevenin yüreğine hasret kırmığı batar
Kanamayan bi yürek anlamazki sevdadan
Gözlerim ağlasın gör senden dertli kulda var
koptu yine bağımdan sevda meyveleri
şerbet oldu dilden dile tatlandı yürekler
gün ağarmadan gecem kararmadan
sun elinde ne varsa gün doğmadan
yak ısıtmak için dertlerini
bir kuru dal gibi ver ateşe
söndürmeden kül olsun sıkıntıların
yok et ne varsa dertten tasadan eser
yok et ne varsa eskiye dair
yeniden başlangıçlara yol al
kopar en deli fırtınları kopar ne varsa
içinde kaptır deli fırtınalara
yok olsunlar sel olsunlar kaybolsunlar
açma yürek perdelerini çalmasın yakıcı güneşler buğulu camlardan açilmamiş
goncalarıda almasın perdelere sinan kokunuda
alıp götürmesin bırak sende kalsın
kendimi sende sakladım ben bırak kalsın orda
almasın kimse çalmasın kimse yüreğinden yüreğimi hep saklansın yüreğınde yüreğim
yok etme göz yaşlarına boğma sıkıntını haykır
yüreğine atıpta benide yok etme bırak ben sende
saklı kalayım tutuklu kalayım yürek mahpushanende bırak kalayim orda
kimseyi koyma yerime kimseye verme ellerini
tutma kimsenin elinden benim elimden tuttuğun gibi bırak ben senin yüreğinde tutuklu kalayim
cantanem yürek yarenim mezarım mahpusanem
Zennehar Yılmaz
Belkiler ile yeşertmedik bu baharı
sevginin en ücra noktasının çağlayanları ile suladım
kızgın güneşlerden ayrılığın rüzgârı ile serinlet tim
özlemin göz damlası ile tozlu yapraklarını sildim
Soruların inceden gelsin çisil, çisil işlesin bu gönlüme
bir ilham olsun düşsen kalem şiire
ya da keman çeker sazım çalar türkü, türkü makamın sofrasında
dem vururum yalnız gönül ile...
Gidecek yerin mi yok yoksa kalacak zamanın mı?
Alacak can mı yok yoksa aldıklarının pişmanlığımı çok.
Bu yüreği hakir görme, o gideni de, sever kalanı da,
acıtanı da, sevindireni de…
Gözlere düştü nazar
Dilimde sözlerin var
Kalbimdeki sızılar
Bir gün seni mızraplar
Dağın eteği dolambaçlı
Yüreğine girmek acı
Yakamozlar darağacı
Vur sitemi ver yabancı
Kinaye değil sözüm özümden kopuyor
Dilim sürçmedi hakikat söylüyor
Ne sen ehli oldun nede meyven ilaçtı
Kalbimdeki sevgiye zehir ektin yalancı
Zennehar yılmaz
16.05.2012 21:00:46
Biz bu cihanda başı belalıyız
Yürekten en derin sevgilerle sevdalıyız
Elimizi koyduk dost için taş altına
Sevdamızı kraliçe yaptık taç koyduk başına
Bir dünyanın saf delikanlısı değil
Biz bu vatanın insan sevdalısıyız
Ekmeğimiz kesilse taş kaynatır suyun içeriz
Ölümüne bu vatan için candan geçeriz
Geçeriz de yüreğimize kurşun sıkar geçeriz
Sıkılan her kurşunu yüreğimizle ezer geçeriz
Biz bu dünyanın saf delikanlısı değil
Biz bu vatanın insan sevdalısıyız
Bu can benim değil emanettir bu can bedene
Bu beden kurbandır Allaha ekber deyip can verene,
Bir can daha verilmez mi kefensiz yatan her yiğide
Ayaklanır yine düşer vatan bayrak derdine
Biz bu dünyanın saf delikanlısı değil
Biz bu vatanın insan sevdalısıyız
Hep bir ağızdan semalara yükselen
Al yıldızlı şehit kanına bulanmış,
Benim şehit kefeni deli yürekli bayrağım
Benim vatanıma emanet bayrağım yüksel şahlan
Estir gönül estir en deli rüzgârını
savursun gönlümde olan hüznünü
derbeder olmayı inan ki hiç ister miydim
yokuşlar nefesimi aldırmaz oldu
Kestim bellere inen saçımı
Bitti bittim bit tim artık
Savaşıma yorgun düştü bedenim
Anılara ve yalnızlık duvarlarını tırmalamaktan
Bittim bit tim bittim artık
Yok, oluşumun seyrine dal




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...