Göremediğim yollar çıktı önüme bastığım her nokta uçurum oldu
Bir his durdurdu beni çekti kolumdan korkularımı söküp aldı içimden
Sanki ruhumda baharlar açmaya hazırlanıyordu serinlikler aradım
Sönmüş mumları tekrar yakmak için çakmak kibrit bulmaya çalıştım
Sanki doğuş vardı bu günlerde umuda sevince aydınlığa doğuş vardı
Koparıyorum acımasız dikenleri tek, tek hayatımdan yüreğimden
Soluğumdaki kesintiler kayboluyor yok oluyor heyecanlar başlıyor
Kurduğum yüreğimdeki darağaçları kurudu çürüdü yok oldu ansızın
Bağladığım saçlarım çözüldü birden rüzgârları selamlar gibi savruluyor
Beklentisiz gelen yağmur bulutları serinlik veriyor ruhumdaki daraltı ateşine
Kuğu tüyü gibi usulca yere değen kar taneleri pamuk helvası gibi değiyor dudaklarıma
Umudun ilk ışıkları aralanıyor dallarına şeker yağmışçasına karayemiş dallarından…
Basamaklar kuruyorum bulutlardan kendime daha, daha, daha yükselmek için
Sonrada korkusuzca bırakacağım kendimi kuğu tüyü gibi yağan kar taneleriyle
Uçurumlar olmadan yollarıma sevgi umutlarını çakıl yapacağım sevgiyi beton
Ne vardı dün gülseydi yüzüm dünüm bu günüme yağdırır sitemin öfkesini…
Dünya bir yalansa sen neden,
Bu dünyada yer alıyorsun.
Nefes almaksa sevmek,
Neden hala yaşıyorsun,
Yok, olmaksa gitmek
Neden hala bende varsın.
Kör olmaksa görmemek,
Yüreğim neden seni görüyor,
Dünya bir yalansa neden sen varsın
Neden geçmişteki yalan değilsin
Sevdada yalansa neden sevdin,
Her şey yalansa ben neden yanıyorum.
Yalansa bu dünya ben neden,
Neden ben hala delicesine seviyorum
Ağlamayan gözlerim neden,
Neden bu gözlerim sonbahar yağmuru,
Yalansa her şey neden parçalanıyor yüreğim
Buda mı yalan diyeceksin,
Kendi içimdeki fırtınalarımda,
Senin yüreğinle çarpışıyor yüreğim
Hangi kalp daha çok yara alır dercesine
Parçalıyor yüreğimi yalan yüreğin...
kömür olsa da, gözleri yakıyor
bana değil, her tarafa bakıyor
içimdeki senler ırmak akıyor
kurak toprak, etme beni eyleme
sesi bülbül güller dalında
teni cennet baharların kolunda
yüzü melek uçuyor kanadı var
kurak toprak, etme beni eyleme
cemre olup önce düşsem toprağa
sonra suya birde göğe çıksam
olur olmaz yerde seni bulsam
kurak toprak, etme beni eyleme
özleminle, yürek külü savurur
nasıl sevda, ciğerleri kavurur
yüküm olsan, alsam sırtım ağırır
kurak toprak, etme beni eyleme
bağrı yanık, vatan gibi, ağlarım
toprağına fidan, diker sularım
her deminde aşkı yudumlarım
kurak toprak, etme beni eyleme
cahil idim sevmesini bilmedim
candan geçtim kıymetini bilmedim
öksüzlüğün sınırını göremedim
kurak toprak, etme beni eyleme
bir kuru dal idim gönül bahçende
göremedin deremedin gül olsam
bağlar senin, canım var benim
kurak toprak, etme beni eyleme
cihana baş kaldırdım yine görmedin
eğik eğik gezdim yolun bilmedim
her sofrada kırıntıydım banmadın
kurak toprak, etme beni eyleme
Zennehar yılmaz
29 mayıs 2012
22:11:00
Tren gelir katarım
Ne bulursam satarum
Sevdali yürekleri
Yüreğime atarım
Trenlerin dumanı
Görünmeyi buradan
Ayrılan gönül gülmez
İyi olmaz yaradan
Eşine sor dostuna
Bak sana ne diyecek
Sevdalım defterinden
Adım mı silinecek
Tren samsuna kadar
Gelemez Trabzon,a
Alamazsam yarimi
Ruhum girer buhrana
Vay başuma gelenler
Hiç dinmeyi ki yaşum
Denize dere oldum
Ağardı saçım başım
Eşine sor dostuna
Bak sana ne diyecek
Sevdalım defterinden
Adım mı silinecek
Tren gelir sesin,lan
Ben gelir um dert ilan
Yanar küle dönerim
Pazarlık Azrail, lan
Hançeri bağrımdan söküp al artık
Dayanılmaz sancılar çeker gibiyim
İpleri boynuma sardın bir anda
Çöz artık nefesim yok ölü gibiyim
Yorulmuş tükenir beden sevdaya
Gelmeyin üstüme gidin geceler
Dilim lal oldu yâri heceler
Bırakın uçurumlar mekânım olsun
Derdime derman olmasın geceler
Dünümü karartan hain güneşim
Batışıma sebep kararan geceler
Yeter artık örtmeyin bırakın üstümü
Dilime kelepçe vuran geceler
Kayan her yıldızı umuda sürdüm
Yârimi benden aldı gitti bu geceler
Kuşlar bile ötmüyor solan dallarda
Dallara da sebep olan zalim bu geceler
Yandı sevdam dumanı olmayan kara gecemde
Ne olur sevdamı bana getir geceler
Aldığın gibi geri verin geceler
Son dileğim olsun sizden uyutan geceler...
Ey sevgili! Can oldun dermansızlığıma,
Aşk oldun…
Bekleyişlerdeki arayışım son erdi
Gerçek sevdayı, aşk-ı sende öğrendim
Ne geçici bir heves ne bir anlık arzulayışsın
Tarifi olmayan bir yaşam ilkesinin ortasında bedenler eşlerini
Ruhlar ikizlerini arar olmuş… Niyetler farklı istekler artık doyumsuzlaştı
Gözlerdeki yaş bile artık tuzunu kaybetmiş
Tadını bulmaya mahkûm
Yalandan korkar iken yalanı ders edinir olduk
Cümleleri kısaltıp tembelliğe doğrulduk
Toplumsal dedik isyana yürüdük…
Soruyorum bu vatan bize emanet değil mi?
Biz bu vatana toprak olacak toplum değimliydik
Neyin isyanını güdüyor ayaklı iskeletler
Bu bedene canı sen vermedin
Hak yolunda eritmen gerekeni hiç yolunda kül ediyorsun
Temsili oynayışları kendine yakıştırmışız
Biz bunu hak edecek seyirci değildik
Arayışları bırakıp başkalaşmış cümleleri toplayıp parçalıyoruz
Sonra bir dizede toplayıp sahipleniyoruz
Buna o kadar kafa yorarken düşünceleri kalemle sek destanlar çıkarırız zaten
Nedir bu direniş yalanı övmek niye,
Niye yalan…
Gerçekçiliğimiz nerede
Dürüstlük kendinden geçmiş
Dürüst olanı bile salaklıkla suçlar bu toplum
Sahtekârlığın maşası olmuş ruhlar
Başarıyı yakalayınca geçmişi silip o noktadan yargıya başlıyor
Nedir bu sahtekârlarla uğraştığımız diye bilen
Sen o noktaya neyle vardın… haykırasım geliyor
Çalıntıları kalıntı haline getirmiş bir toplumun
Sahte gülüşlerin anlamsız bakışlarının
Soyutlanmış düşüncelerinin…
Fala geniş düşünceliğinde boğuluyoruz farkında mısın?
Zennehar yılmaz
27.04.2012 20:46:36
Ey gülüm canım benum
Neden çikmayi sesun
Yoksa gurbet ellerde
Kesildimi nefesun
Özlemle kucak açtum
Yolunu gözleyurum
Bilemezsun ne kadar
Seni çok özleyirum
Bayildum çıkamadum
Borçkanın bayirini
El oğlu nerden bilsin
Karinun hayirini
Kar yağar doli doli
Kapatti sağı soli
Belki yaza gelirdim
İzin vermez el oğli
Bir kurşun atacağum
Giresun kalesine
Belki hedef şaşurur
Değer benum herife
Fındığım ocak, ocak
Bilmem nasil olacak
El oğlindan hayır yok
Hep sondurürler ocak
Bu gece yıldızlara el uzattım,
Tutacak gibiydim o kadar yakınlardı,
Seyrine doyum olmuyor bu gecemin,
Birer anlam katıyor her bir yıldız geceme,
Bu gece ayla selamlaştım gülücüklerle,
Serpiştirdi tüm aydınlığını üzerime,
Her nefesi bir başka anlamla içime çekiyorum
Karanlıklar ürkütmüyor bembeyaz her bir yanım
Yalnız değildi gece trenindeki yolcular
Ay la yıldızlar el sallıyor selam veriyorlar
Ayrılıkla başlayan yolculuk acıda olsa
Yıldızlarla selam göndermek geride kalanlara,
Kopmuyor eller yüreklerden kenetleniyor artık,
Bakışlar ay ışığıyla sevdiklerine yansıyordu
Bedenler tek yürek olup ne kadarda uzak olsa
Bir noktada buluşuyor ay ışığının dansında
Ben bu gece yıldızlara saldım yüreğimi
Sevdiklerime ışık olup aydınlansınlar diye
Mutluluk sevinç bir tek benimle olmasın diye
Paylaşılsın bütün umutlar sevinçler mutluluklar
Anlam kazansın bütün yıldızlara dalan gözler yürekler…




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...