Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Geçme balım kapımdan Duyarlar, da duyarlar, Can dost değil aşk adı Koyarlar, da koyarlar Gülüm bana vurgun Sayarlar, da sayarlar, Hiç acımaz canına Kıyarlar da kıyarlar Dert ortağım yoldaşım Bilmezler, de bilmezler Can alır bir cana da Vermezler, de vermezler Kör kurşunlar bağrına Sıkarlar da sıkarlar Can dost değil aşk adı Koyarlar da koyarlar

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözlerimde kanlı yaşlar Bitmiyor ki haykırışlar Ele güne dolar aşklar Bende ne kusur var söyle vicdansız Acınası halim gelir sözüme Sazım çalar türkü olur dilime Uzak diyar neden olur halime Ne farkım var aşktan mahrum kalmışım Dil dönmüyor dinle beni gözümden Sözüm bitik oku beni yazımda Bahar bitip gelen güzel yazımda Çürük meyve sandın beni çöpteyim Bilinmeyen ir haldeyim ne deyim Gönlüm açtır sevdalara aşklara Başım dolu vurmuyorum taşlara Yüreği yaktığım o gamsız bakışlara Hasta oldum doktor kimdir söyleyin Özüm bitik dumanında tütüyor Sözlerimde hep hasretler yatıyor Bu gönlümün aslanları kaçıyor Sevme yürek hakkın yoktur dur gayrı Hakkını bulmaya bırak sil gayrı Zennehar Yılmaz 15.04.2012 19:06:32

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yanık kokar yüreğimin köşesi
Bitmedi dünyada hiç endişesi
Güzele yar dedi dinletemedi
Bu cana köz düşürdü de söndüremedim

Asalet kokar nazlı boyunda

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Belki hiç elimden tutmadın Gözlerime dalıp seni çok seviyorum yavrum Demedi dilin. Parkımız olmadı kaydıraktan kayacak Ama bizim mis kokulu bir yuvamız vardı babam Elma dalına kurduğun salıncağımız vardı Gece yarılarına kadar sallandığımız. Bir poşet alıp saatlerce kaydığımız, Karlı yamacımız vardı can babam İki üç metre kar yağar benim köyümde İki dere aşardık yokuşlardan inip okula varmak için Sabah giderken açık olan yollar öğlen yağan karla kapanırdı Babam hemen kapardı küreği bize karşı gelirdi Yolu aça, aça bata çıka eve varırdık. Islanırdı simsiyah önlüklerimiz Kuzinemiz vardı sıcacık ekmekler pişirdiğimiz Asardık önlüklerimizi kurusun diye kuzinenin arkasına Bir an durup düşünüyorum Ben daha büyümedim babam Sen nerdesin küçük kızın sana hasret sana özlemlerde Biz bilmezdik anneler babalar günü Tüm günlerimiz annemiz babamız içindi Küçük ama kocaman yuvamızda çok mutluyduk, Yüreklerimiz aynı atıştaydı Kalbimiz sel gibiydi sevgiler çağlıyordu Akıp giden sellere karışan çoğaldıkça çağlayan ırmak gibiydi Bugün babalar günü bende kutluyorum Seni çok özledim yüreğimin içinde saklı babam… Yazan zenno 20,06.2009

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ah sen olsaydın da benim olsaydın
Dizimdeki yarada kabuk bağlasaydın
Ah sen olsaydın ecel olsaydın
Her gece kapımda Azrail olsaydın

Bir ben olsaydın ağlamasaydın

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yine duman, duman oldu içimdeki hüzün adası sanki yoksun yazdan bahardan Bunalımlardan sıyrılırken adım, adım savrukluğun ipini çözüyorum sırtımdan Eziyet ettiğim limansız sahillerin düğümlerini sanki boynuma takmışçasına Artıklığın kıyıya vurduklarıyla yetinmeye son noktayı koymakla yükümlülüğüm Berraklığına daldığım masmavinin hayalini sürdüğüm ömrün dalgasındayım İndiremediğim mevtaydım sanki hayali kuyularda imamsız dualardayım Bendine taktığım tuzlu sularda avcılığını yapıyorum umutsuzluluğun umudunu Tarttığım duygu yükünün bozduğu tartılarından bölümleri çıkarmaktır yükümlülüğüm Dengesiz gelen bir boranın içine aldığı esen yelin kum tanesiyim belli belirsiz Hep kanatlanıp uçmak isteyen artık yorgun düşüyor savrukluğun darbesiyle Gecesinde dinmeyen bir uğultu karanlığında zifir uslanmayı bilmeyen çocuk Biraz şeker eke sim var hayallerin üstüne tatlandıramadıklarıma tuz olmakla yükümlülüğüm Servet istemedim ki senden hayat lokmama bir gözyaşı damlası bekledim sevince dair Dilemedim ki, dünyalığı ölüme bile sürükleyebileceğim, bir dost edası bir aşk sefası Canımın yakışı bedene mi? yoksa düşlerinin hainliğine mi, anlam vermekten yoksun Ürküttüğüm senlerin arasında beni bulmak, bulduğumda sarmalamakla yükümlülüğüm… Zennehar Yılmaz 07.03.2012 08:22:46

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gamdayım yine oturmuşum ağaç dibine sessizce Düşlerken kapanıyor gözlerim geçen geçmişe Yeniden yaşamak istiyorum geride kalışı yaşıyorum da Özlüyorum ardıma bıraktıklarımı kederli unutmuyorum Dallardan usulca damlayan çisese yanağıma değdiğinde Sanki, sanki yeniden can verir gibi çizgilerim yok oluyor Gençleşiyorum damlalarında çam ağacının dal eğişlerine Yüreğim kelebek gibi çırpınıyor sanki sevinçle bir tebessümle Arıyor gözlerim sanki bulacakmış gibi kaybedişi umutla Umudu yeşertecek sanki aş yapıyor fidanlara hayalim Korkuları çapa yapıp düşmekten kurtarmalarda bedenim Çayırların boy, boy otlarına saklandım çocukça kayboldum Zıplayan çekirgelerin peşinde koşuyorum eskisi gibi Tebessümle adımlarım korkusuz yarınsın bu güne Serseri olmak özgürce nefes almak bu işte hayranlıkla Düşmeden yanağımdan damlalarla bitecek korkusu yok Hayatı anlamaya çalışıp kafa yormadan koşmak işte Düş de olsa yaşaya bilmenin sevinci gözlerimdeki Koymuyor yalnızlık tam aksi mutluluk veriyor Kendime mutluyum etrafıma aldırmadan özgürce Gördüğüm en güzel çiçekleri dalında kokluyorum Elimi değdirmiyorum korkuyorum güzelliğini bozmaktan En şahanesini hissediyor yüreğim günü gününe değil Bu günde dünü seyretmek yaşamak hissetmek lezzeti Nazımı çekecek mevsimi bulur gözlerdeki kapanış Susuzluğu kesecek nehirler pınarlar damlar yükseklerden Serinliğine dalarım derelerde yüzmenin zevkine varmak işte Konduğum kayaların okşayışında incinmiyorum dağılmıyorum Serabını içiyorum gözlerimdeki nemin sözündeki bağışı Dünüme dönüp siliyorum gözlerimdeki yorgun bakışı İçime yağdırıyorum kıymetli adımları çocukluklarımı Kapıyorum gözlerimi yılların yorgunluğunu yok ediyorum böylece…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir insani çok sevdim ne hayaldi nede gerçek Bir gün gelecek umuduyla hayaliyle beklemek Ömrüme zarar verdim gerçeğe değil hayali bekleyerek Koptu düşlerim düştü yanağımdan Bir sevda pınarı buldum susuzluğumun çölünde kana, kana içtiğim Ne sarhoşuyum bu sevdanın nede meyhanecisiyim Ben bir hayâlın aşk kokulu perisiyim Yanlıştı belki sevmek bir umuda sürüklenmek Sonsuzluğunu düşleyip dermansız kalmış dizlerimden ayaklanıp ta Yürümek… Ben bir insanı çok sevdim hayalimde onu derdim Umudumu sevdama verdim çaresizliğinde dem tutan bendim Yok, oluştu belki sevmek mutluluğu düşlemek Kalbimdeki atışları sayıp seni tanrıdan dilemek Ben bir kulu çok sevdim isteseydi can verirdim Ömrümü ömrüne miras verirdim O insan kendinden habersiz nede benden haberli Ne hayaldir o nede gerçek Sonsuz bir sevda bu hep yüreğimde içilecek…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Bir kadın tanıdım gamda kederde, Bir yüreği var cennetten bir köşe Tüm sevgilerin içinde bir kapı O kapıda bir dünya kurmuş Ne sevdalar nede aşklar saklıdır Yüreğinde dünya saklıdır Her sevgiden bir mey alıp Her duyguya bir tat katar Ben öyle bir kadın tanıdım ki Çiçekten böcekten camdan yüreklere Sevgi serper bütün yüreklere Damlayama hazır bir bulut gibidir Damlatacak yürek arar köşe bucak Benim gönlümün kadınını tanıdım Hayata küsmüş ama yinede Hayat veriyor canlara Yüreği darda olan kullara Varlığında unutturur derdi kederi Öyle bir sevgi taşır ki yüreğinden Akmasa da damlar damlasa da yağar Yağsa da coşar coşsa da şelale olur ırmak olur İşte ben böyle bir kadın tanıdım

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Coşmuş yine yüreğim taşmak istiyor İçindeki dünyasını yakmak istiyor Haykırsa nereye varır ki sesi Her seven gönül benim meskenim Bıkmasın gönüller sevdalanmaktan Her seven gönülle bir yol almaktan Acı kederden korkup kaçmadan Yaşanmak ister korkar yaşamaktan Her sevdalı yürekdır benim meskenim Kalpler pas tutar sevda ayrılığında Parıltılar başlar aşk cilasıyla Yağmurlar yol bulmaz kalpte sancıyla Her yaralı gönül benim meskenim Acılara sevinçle çekilir perde Ömür törpüsüdür sevda yüklenmek Sevene yürekten söylenen sözler Seviyorum diyen diller benim meskenimdir…

Devamını Oku