Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

İçimdeki sebepsiz isyankâr çığlıklar sessiz Gözümü karartan artan düşüncelerim var Dünü bugüne kurban ettiğim bu günü yarına Eskiyi yeniye bende döndüresin mi var Çarpan sendin kopartası kırık şimdi kalbimin Tamirhanesi sevgiden yolu dem mi söyle, söyle Aynası şifa yansıması kalbimin ustası mı var Yoksa param parça ruhumu edesin mi var Kapını namerde meydan gönlüne ferman eyledin İsyankâr çığlığımı kendinde kestiresin mi var Narına yandığım kandığım gönül narına Yarına çıkmanın senin elinde garantisi mi var El ariftir kalbimde yokla kalbimde ki yerini Solun da göçebe bulamazsın kalbin yolunu Söyle solum söyle hangi yola meyil verirsin İçimdeki Eskiyi bugüne döndüresin mi var Tel, tel ağaran saçımı eline dolayıp yolasın mı var Ömrümden maziyi her günü çaldırasın mı var Cennettim de kendine bir köşk yaptırasın mı var Hıçkırıklığımın sessiz çığlıklar doldurasın mı var

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ya dostu post yapar sararsın sırtına Ya paspas edersin gezersin üstüne Gün olurda düşersen yorgan döşüne Dost bulabildiğine dua et Rabbine Zennehar yılmaz 27.04.2012 08:57:42

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Göremediğim yollar çıktı önüme bastığım her nokta uçurum oldu Bir his durdurdu beni çekti kolumdan korkularımı söküp aldı içimden Sanki ruhumda baharlar açmaya hazırlanıyordu serinlikler aradım Sönmüş mumları tekrar yakmak için çakmak kibrit bulmaya çalıştım Sanki doğuş vardı bu günlerde umuda sevince aydınlığa doğuş vardı Koparıyorum acımasız dikenleri tek, tek hayatımdan yüreğimden Soluğumdaki kesintiler kayboluyor yok oluyor heyecanlar başlıyor Kurduğum yüreğimdeki darağaçları kurudu çürüdü yok oldu ansızın Bağladığım saçlarım çözüldü birden rüzgârları selamlar gibi savruluyor Beklentisiz gelen yağmur bulutları serinlik veriyor ruhumdaki daraltı ateşine Kuğu tüyü gibi usulca yere değen kar taneleri pamuk helvası gibi değiyor dudaklarıma Umudun ilk ışıkları aralanıyor dallarına şeker yağmışçasına karayemiş dallarından… Basamaklar kuruyorum bulutlardan kendime daha, daha, daha yükselmek için Sonrada korkusuzca bırakacağım kendimi kuğu tüyü gibi yağan kar taneleriyle Uçurumlar olmadan yollarıma sevgi umutlarını çakıl yapacağım sevgiyi beton Ne vardı dün gülseydi yüzüm dünüm bu günüme yağdırır sitemin öfkesini…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Dünya bir yalansa sen neden, Bu dünyada yer alıyorsun. Nefes almaksa sevmek, Neden hala yaşıyorsun, Yok, olmaksa gitmek Neden hala bende varsın. Kör olmaksa görmemek, Yüreğim neden seni görüyor, Dünya bir yalansa neden sen varsın Neden geçmişteki yalan değilsin Sevdada yalansa neden sevdin, Her şey yalansa ben neden yanıyorum. Yalansa bu dünya ben neden, Neden ben hala delicesine seviyorum Ağlamayan gözlerim neden, Neden bu gözlerim sonbahar yağmuru, Yalansa her şey neden parçalanıyor yüreğim Buda mı yalan diyeceksin, Kendi içimdeki fırtınalarımda, Senin yüreğinle çarpışıyor yüreğim Hangi kalp daha çok yara alır dercesine Parçalıyor yüreğimi yalan yüreğin...

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

kömür olsa da, gözleri yakıyor bana değil, her tarafa bakıyor içimdeki senler ırmak akıyor kurak toprak, etme beni eyleme sesi bülbül güller dalında teni cennet baharların kolunda yüzü melek uçuyor kanadı var kurak toprak, etme beni eyleme cemre olup önce düşsem toprağa sonra suya birde göğe çıksam olur olmaz yerde seni bulsam kurak toprak, etme beni eyleme özleminle, yürek külü savurur nasıl sevda, ciğerleri kavurur yüküm olsan, alsam sırtım ağırır kurak toprak, etme beni eyleme bağrı yanık, vatan gibi, ağlarım toprağına fidan, diker sularım her deminde aşkı yudumlarım kurak toprak, etme beni eyleme cahil idim sevmesini bilmedim candan geçtim kıymetini bilmedim öksüzlüğün sınırını göremedim kurak toprak, etme beni eyleme bir kuru dal idim gönül bahçende göremedin deremedin gül olsam bağlar senin, canım var benim kurak toprak, etme beni eyleme cihana baş kaldırdım yine görmedin eğik eğik gezdim yolun bilmedim her sofrada kırıntıydım banmadın kurak toprak, etme beni eyleme Zennehar yılmaz 29 mayıs 2012 22:11:00

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Tren gelir katarım Ne bulursam satarum Sevdali yürekleri Yüreğime atarım Trenlerin dumanı Görünmeyi buradan Ayrılan gönül gülmez İyi olmaz yaradan Eşine sor dostuna Bak sana ne diyecek Sevdalım defterinden Adım mı silinecek Tren samsuna kadar Gelemez Trabzon,a Alamazsam yarimi Ruhum girer buhrana Vay başuma gelenler Hiç dinmeyi ki yaşum Denize dere oldum Ağardı saçım başım Eşine sor dostuna Bak sana ne diyecek Sevdalım defterinden Adım mı silinecek Tren gelir sesin,lan Ben gelir um dert ilan Yanar küle dönerim Pazarlık Azrail, lan

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Hançeri bağrımdan söküp al artık
Dayanılmaz sancılar çeker gibiyim
İpleri boynuma sardın bir anda
Çöz artık nefesim yok ölü gibiyim

Yorulmuş tükenir beden sevdaya

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gelmeyin üstüme gidin geceler Dilim lal oldu yâri heceler Bırakın uçurumlar mekânım olsun Derdime derman olmasın geceler Dünümü karartan hain güneşim Batışıma sebep kararan geceler Yeter artık örtmeyin bırakın üstümü Dilime kelepçe vuran geceler Kayan her yıldızı umuda sürdüm Yârimi benden aldı gitti bu geceler Kuşlar bile ötmüyor solan dallarda Dallara da sebep olan zalim bu geceler Yandı sevdam dumanı olmayan kara gecemde Ne olur sevdamı bana getir geceler Aldığın gibi geri verin geceler Son dileğim olsun sizden uyutan geceler...

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Ey sevgili! Can oldun dermansızlığıma,
Aşk oldun…
Bekleyişlerdeki arayışım son erdi
Gerçek sevdayı, aşk-ı sende öğrendim

Ne geçici bir heves ne bir anlık arzulayışsın

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Tarifi olmayan bir yaşam ilkesinin ortasında bedenler eşlerini Ruhlar ikizlerini arar olmuş… Niyetler farklı istekler artık doyumsuzlaştı Gözlerdeki yaş bile artık tuzunu kaybetmiş Tadını bulmaya mahkûm Yalandan korkar iken yalanı ders edinir olduk Cümleleri kısaltıp tembelliğe doğrulduk Toplumsal dedik isyana yürüdük… Soruyorum bu vatan bize emanet değil mi? Biz bu vatana toprak olacak toplum değimliydik Neyin isyanını güdüyor ayaklı iskeletler Bu bedene canı sen vermedin Hak yolunda eritmen gerekeni hiç yolunda kül ediyorsun Temsili oynayışları kendine yakıştırmışız Biz bunu hak edecek seyirci değildik Arayışları bırakıp başkalaşmış cümleleri toplayıp parçalıyoruz Sonra bir dizede toplayıp sahipleniyoruz Buna o kadar kafa yorarken düşünceleri kalemle sek destanlar çıkarırız zaten Nedir bu direniş yalanı övmek niye, Niye yalan… Gerçekçiliğimiz nerede Dürüstlük kendinden geçmiş Dürüst olanı bile salaklıkla suçlar bu toplum Sahtekârlığın maşası olmuş ruhlar Başarıyı yakalayınca geçmişi silip o noktadan yargıya başlıyor Nedir bu sahtekârlarla uğraştığımız diye bilen Sen o noktaya neyle vardın… haykırasım geliyor Çalıntıları kalıntı haline getirmiş bir toplumun Sahte gülüşlerin anlamsız bakışlarının Soyutlanmış düşüncelerinin… Fala geniş düşünceliğinde boğuluyoruz farkında mısın? Zennehar yılmaz 27.04.2012 20:46:36

Devamını Oku