Yanık kokar yüreğimin köşesi
Bitmedi dünyada hiç endişesi
Güzele yar dedi dinletemedi
Bu cana köz düşürdü de söndüremedim
Asalet kokar nazlı boyunda
Belki hiç elimden tutmadın
Gözlerime dalıp seni çok seviyorum yavrum
Demedi dilin. Parkımız olmadı kaydıraktan kayacak
Ama bizim mis kokulu bir yuvamız vardı babam
Elma dalına kurduğun salıncağımız vardı
Gece yarılarına kadar sallandığımız.
Bir poşet alıp saatlerce kaydığımız,
Karlı yamacımız vardı can babam
İki üç metre kar yağar benim köyümde
İki dere aşardık yokuşlardan inip okula varmak için
Sabah giderken açık olan yollar öğlen yağan karla kapanırdı
Babam hemen kapardı küreği bize karşı gelirdi
Yolu aça, aça bata çıka eve varırdık.
Islanırdı simsiyah önlüklerimiz
Kuzinemiz vardı sıcacık ekmekler pişirdiğimiz
Asardık önlüklerimizi kurusun diye kuzinenin arkasına
Bir an durup düşünüyorum
Ben daha büyümedim babam
Sen nerdesin küçük kızın sana hasret sana özlemlerde
Biz bilmezdik anneler babalar günü
Tüm günlerimiz annemiz babamız içindi
Küçük ama kocaman yuvamızda çok mutluyduk,
Yüreklerimiz aynı atıştaydı
Kalbimiz sel gibiydi sevgiler çağlıyordu
Akıp giden sellere karışan çoğaldıkça çağlayan ırmak gibiydi
Bugün babalar günü bende kutluyorum
Seni çok özledim yüreğimin içinde saklı babam…
Yazan zenno
20,06.2009
Ah sen olsaydın da benim olsaydın
Dizimdeki yarada kabuk bağlasaydın
Ah sen olsaydın ecel olsaydın
Her gece kapımda Azrail olsaydın
Bir ben olsaydın ağlamasaydın
Yine duman, duman oldu içimdeki hüzün adası sanki yoksun yazdan bahardan
Bunalımlardan sıyrılırken adım, adım savrukluğun ipini çözüyorum sırtımdan
Eziyet ettiğim limansız sahillerin düğümlerini sanki boynuma takmışçasına
Artıklığın kıyıya vurduklarıyla yetinmeye son noktayı koymakla yükümlülüğüm
Berraklığına daldığım masmavinin hayalini sürdüğüm ömrün dalgasındayım
İndiremediğim mevtaydım sanki hayali kuyularda imamsız dualardayım
Bendine taktığım tuzlu sularda avcılığını yapıyorum umutsuzluluğun umudunu
Tarttığım duygu yükünün bozduğu tartılarından bölümleri çıkarmaktır yükümlülüğüm
Dengesiz gelen bir boranın içine aldığı esen yelin kum tanesiyim belli belirsiz
Hep kanatlanıp uçmak isteyen artık yorgun düşüyor savrukluğun darbesiyle
Gecesinde dinmeyen bir uğultu karanlığında zifir uslanmayı bilmeyen çocuk
Biraz şeker eke sim var hayallerin üstüne tatlandıramadıklarıma tuz olmakla yükümlülüğüm
Servet istemedim ki senden hayat lokmama bir gözyaşı damlası bekledim sevince dair
Dilemedim ki, dünyalığı ölüme bile sürükleyebileceğim, bir dost edası bir aşk sefası
Canımın yakışı bedene mi? yoksa düşlerinin hainliğine mi, anlam vermekten yoksun
Ürküttüğüm senlerin arasında beni bulmak, bulduğumda sarmalamakla yükümlülüğüm…
Zennehar Yılmaz
07.03.2012 08:22:46
Gamdayım yine oturmuşum ağaç dibine sessizce
Düşlerken kapanıyor gözlerim geçen geçmişe
Yeniden yaşamak istiyorum geride kalışı yaşıyorum da
Özlüyorum ardıma bıraktıklarımı kederli unutmuyorum
Dallardan usulca damlayan çisese yanağıma değdiğinde
Sanki, sanki yeniden can verir gibi çizgilerim yok oluyor
Gençleşiyorum damlalarında çam ağacının dal eğişlerine
Yüreğim kelebek gibi çırpınıyor sanki sevinçle bir tebessümle
Arıyor gözlerim sanki bulacakmış gibi kaybedişi umutla
Umudu yeşertecek sanki aş yapıyor fidanlara hayalim
Korkuları çapa yapıp düşmekten kurtarmalarda bedenim
Çayırların boy, boy otlarına saklandım çocukça kayboldum
Zıplayan çekirgelerin peşinde koşuyorum eskisi gibi
Tebessümle adımlarım korkusuz yarınsın bu güne
Serseri olmak özgürce nefes almak bu işte hayranlıkla
Düşmeden yanağımdan damlalarla bitecek korkusu yok
Hayatı anlamaya çalışıp kafa yormadan koşmak işte
Düş de olsa yaşaya bilmenin sevinci gözlerimdeki
Koymuyor yalnızlık tam aksi mutluluk veriyor
Kendime mutluyum etrafıma aldırmadan özgürce
Gördüğüm en güzel çiçekleri dalında kokluyorum
Elimi değdirmiyorum korkuyorum güzelliğini bozmaktan
En şahanesini hissediyor yüreğim günü gününe değil
Bu günde dünü seyretmek yaşamak hissetmek lezzeti
Nazımı çekecek mevsimi bulur gözlerdeki kapanış
Susuzluğu kesecek nehirler pınarlar damlar yükseklerden
Serinliğine dalarım derelerde yüzmenin zevkine varmak işte
Konduğum kayaların okşayışında incinmiyorum dağılmıyorum
Serabını içiyorum gözlerimdeki nemin sözündeki bağışı
Dünüme dönüp siliyorum gözlerimdeki yorgun bakışı
İçime yağdırıyorum kıymetli adımları çocukluklarımı
Kapıyorum gözlerimi yılların yorgunluğunu yok ediyorum böylece…
Bir insani çok sevdim ne hayaldi nede gerçek
Bir gün gelecek umuduyla hayaliyle beklemek
Ömrüme zarar verdim gerçeğe değil hayali bekleyerek
Koptu düşlerim düştü yanağımdan
Bir sevda pınarı buldum susuzluğumun çölünde kana, kana içtiğim
Ne sarhoşuyum bu sevdanın nede meyhanecisiyim
Ben bir hayâlın aşk kokulu perisiyim
Yanlıştı belki sevmek bir umuda sürüklenmek
Sonsuzluğunu düşleyip dermansız kalmış dizlerimden ayaklanıp ta
Yürümek…
Ben bir insanı çok sevdim hayalimde onu derdim
Umudumu sevdama verdim çaresizliğinde dem tutan bendim
Yok, oluştu belki sevmek mutluluğu düşlemek
Kalbimdeki atışları sayıp seni tanrıdan dilemek
Ben bir kulu çok sevdim isteseydi can verirdim
Ömrümü ömrüne miras verirdim
O insan kendinden habersiz nede benden haberli
Ne hayaldir o nede gerçek
Sonsuz bir sevda bu hep yüreğimde içilecek…
Bir kadın tanıdım gamda kederde,
Bir yüreği var cennetten bir köşe
Tüm sevgilerin içinde bir kapı
O kapıda bir dünya kurmuş
Ne sevdalar nede aşklar saklıdır
Yüreğinde dünya saklıdır
Her sevgiden bir mey alıp
Her duyguya bir tat katar
Ben öyle bir kadın tanıdım ki
Çiçekten böcekten camdan yüreklere
Sevgi serper bütün yüreklere
Damlayama hazır bir bulut gibidir
Damlatacak yürek arar köşe bucak
Benim gönlümün kadınını tanıdım
Hayata küsmüş ama yinede
Hayat veriyor canlara
Yüreği darda olan kullara
Varlığında unutturur derdi kederi
Öyle bir sevgi taşır ki yüreğinden
Akmasa da damlar damlasa da yağar
Yağsa da coşar coşsa da şelale olur ırmak olur
İşte ben böyle bir kadın tanıdım
Coşmuş yine yüreğim taşmak istiyor
İçindeki dünyasını yakmak istiyor
Haykırsa nereye varır ki sesi
Her seven gönül benim meskenim
Bıkmasın gönüller sevdalanmaktan
Her seven gönülle bir yol almaktan
Acı kederden korkup kaçmadan
Yaşanmak ister korkar yaşamaktan
Her sevdalı yürekdır benim meskenim
Kalpler pas tutar sevda ayrılığında
Parıltılar başlar aşk cilasıyla
Yağmurlar yol bulmaz kalpte sancıyla
Her yaralı gönül benim meskenim
Acılara sevinçle çekilir perde
Ömür törpüsüdür sevda yüklenmek
Sevene yürekten söylenen sözler
Seviyorum diyen diller benim meskenimdir…
Can olurda sevdalanmaz mı sevdiğine sarılmaz mı?
Bu yürek rüzgâr gibi fırtınaya tutulmaz mı?
Kapıldım bir deliye sevmek böyle olmaz ki
Çekeceğim sevdayı gözümdeki yaş ile
Kum çeker um derinden sevdiğim ezberimde
Unutmak hiç olur mu kalan zehir ömrümde
Umudun hiç bitmesin yüreğin üşümesin
Ben nasıl sevdalıyım aklın şüphe etmesin
Kavak dalı az olur tutarsam kırıldı kırılacak
Benim sevdam dal değil sonsuzluğa uzanacak
Yatma yârim uykuya kâbuslara dalarsın
Seni sevmedim değil terk ettiğim sanırsın
Uyku girmez gözüme kız seni düşlemekten
Huri misin perimi insan bıkmıyor sevmekten
Ellere demiyorum gönlümde bir yârim var
Nazarlara gelirsin öyle güzel kibalın var
Atmam yar yüreğimden
Ölümüne sevmişim
Seni ellere değil
İçimde gizlemişim
Korkuların olmasın
Sevdalık acı verir
Benim sevdam bi başka
Ölsem de silemezler
Gezme ceylan dağlarda
Dağların var düşmanı
Senide yakar içinde
Olmaz hiç acıyanı
Kondurmuş yaprağını




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...