Tuhaf duygular sarmalıyor kalbimi hep dertli titrek
Uçurum kenarı gibi yavaş, yavaş kopar parçalar gibi
Her parçada biraz daha derinleşiyor ürkeli yor ruhum
Tahminsiz kalsa da tahammülsüzlüğüm dalıyorum aniden uçurumlara
Tırmanışta ruhum yüksek, yükseklere düşerim korkusunu aldırış etmiyor
Sağlam olmadığını bile, bile, tutunduğu dallar birer, birer kırılıp düşüyor
Saltanat kurmak istedikçe savaşlar çıkarıyorum
Bitişler olmuyor tahammülsüz kalıyor ruhum ağlayışı dinmiyor süzülüyor
Hacı yatmazlar gibi sallanırken düşmenin ne olduğunu hissedemez iken
Tozuna bulanmak düşüşlerin gözyaşımla birleşip kil gibi kaplıyor bedenimi
Sanki bir kalıp kaplar saklar gözlerin nemini kalbin sevgi dilemini
Unutuşların tahammülsüzlüğünde hafızamın tarumarına bulanıyorum
Kinayem yok alışmak var yıkılmak olmasa da hissedilişi var
Bir ben yok um tarumar olan hissedilişi kendime olmamalı duygudaşlık kurmalı belki de
Hissedilişte yıkılışı, yıkılışta doğruluşu, ürkeklikte güçlenişi, sevgisizlikte tükenişi
Empatisini hissetmeli tahammülsüzlüğün kıyısından dönüp tatmin oluşlara yürümeli…
Zennehar Yılmaz
15.02.2012 09:33:35
Yetersiz cümleler kurdukça,
Yeşeren ağaçların yapraklarını sayasım geliyor
Yaz sıcağında kışa hazırlık yapan.
Karınca hükümdarlığının askerlerini de
Bölü nesim geliyor kırk bin parçaya, ödüm kopsa da
Kız peşume değil
Gönlüme taktum seni
Yakmadum yüreğunii
İçime attum seni
Kız babanın evine
Misafir olacağım
Sakın bakma yüzüme
Yoksa utanacağum
Bakma bana el gibi
Sevmişim mecnun gibi
Gece uykular da görüp
Utandım utanacağum
Sarmış kız çeşanini
Hiç görünmeyi yüzü
Derinden sevdum seni
Mevlam ayırmaz bizi
Kız babanın evinin
Kızı var erkeği yok
Gel kaçırayım seni
Babanın öleceği yok
Penceren salinur
Salkum salkum üzümü
Cennetim senin olsun
Bir göreyim yüzünü
Güneşe sitemin olmasın yanan yüreğini terletiyor diye
Harlı ateşe buz katma sönen ateş değil buza yazık olur
Kopar hece, hece damlasında buhar olur kalırsın onsuzluğa
Günlerin ayaz olur saflık kaybolur
Köz olur alevlenir içinde küllerden doğar güneşinle ateşin...
Hep, yeni damlalar ararsın yağmurlu sokaklarda
İncinir yüreğin senden uzak diyarlara damlıyor
Ruhunu kurak çöllere bırakıyor üzgün bakışların süzülüyor gözpınarları
Koymuyor kimseleri damlalarına yağmuruna konduramıyor çisesini
Kim bilir bellidir sonundaki incinmelerin ayak izleri
Kuru bir yeri kalmıyor gözlerini sildiğin kâğıt peçetenin
Susmayı özlüyor dilim, dilim isyan param parça
Haykırışlar bütünleşmekten korkar gibi
Anlatabiliyor muyum yüreğindeki sevdayı
Yoksa ben kendimi mi anlatıyorum kıta, kıta mısra cümle satırlarına...
Dünüme kredi çektim
Bu günden yarınımı
Verdim faiz ömrüme
Yaptığım hesaplar
Artık çok geç faydasız
Bir bakmışım haciz gelmiş gönlüme
Kalbim ciğerim alındı
Böbreğim hayat vermez ömrüme
Ne kadar isyan etsem de faydasız
Dönmez geriye yüreğimi çalan hırsız
Şimdi gönlüme kilit vursam anlamsız
Yürek sende ciğerim sende
Ne kaldı ki artık bende
Gel desende delice sevsen de
Aldın ne var ne yok benden
Şimdi kalbim bir yabanın elinde
Haciz verdin şu kısacık ömrüme
Geldiğim ahırlık günümde
Versen de kalbimi kar değil vermesen de
Bu günümü faiz verdim gönlüne…
Alevlendim köze döndüm
Közlerden küle döndüm
Ben bir sevda yüzünden
Mecnun Ferhat a döndüm
Sen canımda can iken
Bense canımdan oldum
Gözyaşı denizinde
Hem battım hem yok oldum
Yürek sever âşık olur
Aşkla yanan kahrolur
Bir sevenin kalp mezarlığında
Toprak olup kaybolur
Kıtta ettim dalda kuru yaprağa
Gamsız düşer dedim onu toprağa
Bilmezmişim rüzgârından gamını
Toprak olmak imiş yaprak idealin
İbret almak lazım her zerre mimden
Ne kulları bıraktım ardımda dağlarımda
Sevilmeye layık yok buz doldurdum bağrımda
Kalbi taştan yontulmaz kalbi hakka doğrulmaz
Ben ne insanlar gördüm yüzü nursuz gül bulmaz
Saygı sevgi zenginlik doldurdum ceplerimi
Malı dünyada kaldı yolum dostluk yoludur
Sevgiyle kucak açtım gönül yüzü gülene
Sapanla sevgi buldum ektim toprak tarlaya
Gözümde güneş olsun gece gündüz parlaya
Açsın pembe çiçekler bedenine dalına
Bu güne güneş ol ki çıkar mısın yarına
Açık kalsın perdeler güneş görsün yüreğin
Misafirin toplu dolsun gönlün yüreğin
Anahtarı olmasın kapının ne kilidi
Gözlerin gülen olsun sözlerin bal sürümlü
İçine sarmalasın sevgi ekmek dilimi
Bakışlar sahte bakar içim yanar görünce
Tebessüme hasret kayıp giden ömrüme
Hem ruhuna güneş ol sevgine sevdiğine
Açsın bahar dalları güldürsün güleceği
Yangınlar ruhu yakar ayaklarıma diken batar
Yeşil bahçelerde koşar yalın ayak acıdan
Bastığı toprak değil camlar kırık kanatan
Sesime sesin gelsin umut doğsun yarından
İsterim ki gör beni
Gönlün ile duy beni
Belki soluğun yetmez
Al istersen soluğum senin
Nefesin sende dursun
Sevdiğimin ismidir maile
Dedim ona gel inelim sahile
Dedim babam görür, annem vurur
Deli gardaşım seni öldürür
Dayanamam bende ölürüm
Gitmeyelim gören olur
Kalbim heyecandan ölür MAVİŞİM…
Denizlerden almış güzün rengini
Benim artık kalbinin dengiyim
Yüreğine serdim aşkı sevgiyi
Bir bakarsın düğün olur
Sevdamızı sakın kimseye söyleme
Nazar olur bozan olur
Aşkımıza kıyan olur MAVİŞİM…
Sensiz derelerin suyu akmaz
Dönüp kimselere bakmam
Bekler dururum bıkmadan
Gözlerinden yaş akmadan
İsterim seni babandan
Vermezse isterim anandan
Gardaşına danışmadan
Kaçırırım verenin olmaz
Kalbim senin seninim MAVİŞİM...
İşlediğin nakışları ser geleyim
Duvağını açıp bir kere öpeyim
Yüz görümlüğün vereyim
Yıllar sürsün bu dileğim
Seni mutlu edeyim MAVİŞİM..
Gözlerine sözlerine o derin düşüncelerine
Hayran kurban senin mavişim
Sevdim seni gel kucaklasın maviş seni
Kalbimin esiri bu can yalnız senin MAVİŞİM…




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...