Kalbe değen taş mıdır?
Gözlerden akan yaş mıdır?
Dünya da aşktan yanan kaldı mı?
Gönlüm havan sensin döven vur gitsin
Bir fırtına geldi aldı canımı
Ayrılıklar emdi durdu kanımı
Gönlüm havan sensin döven vur gitsin
Hayat durgun derman yetişmez kuldan
Her sevdiğim bıçak çekti sırtımdan
Ölen ayrı sen yaşayan ol gayrı
Gönlüm havan sensin döven vur gitsin
Aşk değmedi ölen garip canıma
Göz kapadım bir nefeslik umuda
Yalan oldu solan oldu faydasız
Gönlüm havan sensin döven vur gitsin
Gecelerim zindan oldu anlamsız
Aşktan değil savaşından yoruldum
Ben dünyanın kahrında boğuldum
Gönlüm havan sensin döven vur gitsin
Yüzüm gülse de yürek acıda
Sevdiğim gözler bir başkasında
Rüyamda görüp kaybolsam bakışlarında
Ağlar gözlerim yaşı silinmez
Yüreğim sever kıymeti bilinmez
Bir yüreğe sevdalıyım ki uğrunda ölünür
Yarınlar doğsa varsam yanına
Gözleri gözümde yüreği yüreğimde
Ben ölümü tadarım sevdamın koynunda
Akmasın gözyaşım inmesin yanağıma
Ben vurgunu yedim
Hem sağımdan hem sol yanımdan
İçim yanıyor anam yüzün görmeyince
Eline eteğine yüzüm süremedikçe
Duanı alıp ben ölmedikçe
Huzurum olmaz anam yalan dünyada
Sitemin olmasın cahil gönlüme
Söz getirmem babamın sözü üstüne
Yuvama varmadıkça içim hiç gülmez
Gönlüme dikişi atar bu fani dünyada
Kabare sanki ele güler yalanlarına
Kanıyor hep gözler dünya malına
Gelemesem elbet bir gün yanına
Göçmüşüm bilesin anam yalan dünya da
Değer bağrıma damla, damla nasihatin
Alamadım dünyadan tembihatın
Affına sığındım önce Allahın sonra anamın
Günahım silinsin anam yalan dünyadan
Değmesin gönlüne anam gülün dikeni
Gezdiğin toprak olsun cennetin
Dünya yalansa gerçeğim sensin anam
Hakkını helal eyle anam yalan dünyada
Yaktım dünyaları haykıramadım
Nefesim yetmiyor engellere takıldı
Tökezledi yüreğim ufuklara yelken açamadım
Rüzgârım boranlarda yelkenim param parça
Issız diyarlar kabul etti de sen edemedin
Açılan eller oldu sevgi dileyen
Sana açılan elim bomboş kaydı daima
Mavisine aldanıp gökyüzüne kanat açtım
Şimşeklere yakalandım yıldırım çakışı
Kalbimin atışından keskin değildi
Kurban olmaya hazırdı ürkek yüreğim
Masumdu saftı küçücüklüğünde büyümekteydi
Artışında boşalan oldu her yağmur çisesinde
Yontulmuş kum halini almışım şimdi
Üflesen savrulup yok oluverecek gibiyim
Çöllerin var olmayan serabında kayboluyorum
Hafifçe fısıldayan uğultu gibi
Varsam sessizliğine karmaşan oluversem
Şaşkınlığında bakışlarına mühürlensem
Titreyişinde hislerin o an ben olsam
Karalara buladım her ne varsa
Resimleri duvarları sokakları
Arkası yarınlar yok artık
Siyah beyaz filmlerde bulamıyorum
Yollarına bent koydum çağlayanların
Artık ne sana akacak gönlüm ne yaban güle
Gübresiz toprağımın verimi kalmadı
Sevgi dünyası karalandı yandı
Fakirin karnı doydu umudu sevgiye
Bırakılan mirası kabul gören bulunmaz
Bomboş kalır açılan elim
Yüzümü sürecek yama bulamam
Çamur yağar oldu kar beyaz karım
Bulanır oldu gamda kederde
Alkış tutan eller cebimde
Sahneler boşaldı açılmaz perdeler
Galasız bir seyir sundum gönlüme
Ağlamak korkusu gözü kör eyler
Seslenişe yetmez isyanlar ahlar
Dünyayı göbeğin den ya kasım gelir…
Sebepsiz yaşayan kul olma gayrı
sebebi hoş kılanlardan eyle gönlünü
hayatı sarhoş görenlerden olma
hayatı mayhoş tadanlardan ol ey gönül!
Sabaha göz açınca isyan edenlere
Gurbet ele düştüm geri dönemiyorum
Sevdim deliler gibi hasretim diyemiyorum
Uzak kaldım memleketten
Dönüp varamıyorum
Ben sende tutuklu kaldım gurbet
Senden bir türlü beraat edemiyorum
Uykuya dalsam dalsam da
Gözümü diyarımda açsam
Bir masaldı hasret kokusuyla uyanmak
Öptüğüm toprağına yeniden sarılmak
Bırakmıyor ellerimdeki kelepçeyi
Koparmak mümkün değil parmaklık demirleri
Yaşamak istiyorum sılamda kalan o günleri
Bir tutkudur sılaya özlem duymak
Her gece hayaliyle uykuya dalmak
Kâbus oluyor gurbet bana
Ne o diyarda ne bu diyarda
Sılam tüter ocak ocak burnumda
Bir gün kopup da göçeceğim senden
Bitecek geçecek tüm özlem hasretim
Gurbet sana ne diyeyim
Yakıp ta külünü süpüreyim
Yaralı günülerle merhem olup da gideyim…
Kalemime bu gün sitemlerim var
ya beynim tutukluk yapıyor ya da kalemim
bir yandan kendime eziyetim var
ya kalbim çok hissiz ya da çok seveni var,
Sitemleri sıralar hece, hece yazarım
bir deli oğlandır ömer
kalbine çakmış döner
çevir çevir kendini över
kalbi güzeldir bilirim ömer
konuşmayı seviyor candan
İçimden geçeni yazamıyorum
Dertleri aynı hizaya koyamıyorum
En acı veren hangisi diye düşündüm
Ben içimdeki sıkıntımı dışa vuramıyorum
Nice dertli kul gördüm aciz ömrümde
Kendimi dertli bile sayamıyorum
Yine bu gün kendim için ağlamıyorum
Her dertliye çözüm bulmak isterken
Kendimi yoktan var ediyorum
Bu dünyada nefesi alan yalnız ben miyim?
Neden dostum için sel olup akmıyorum
Aslında ben kendime değil gözyaşlarım
Sevdiklerime derman ararken ağlıyorum
Görmez mi kimse gözyaşlarımı
Kendini yalnız hisseden can dostlarımı
Derdine dermandır yürekten akan gözyaşlarım
Dostuma derman bulmadan gülemem ki ben
Hatırlanmaz sanılır geçen hatıralar
Eskide kalan yürekli dostlarımı
Gün olur ansızın kapısını çalarım görür
Karşısında beni görünce inşallah çok mutlu olur
Bizde dostu altın terazisinde ölçerler
Altına değil dosta değer biçerler
Yoktan var oluşa döner yürekler
Biz ölümde değil dar gününde dost kapısı çalan oluruz




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...