Zennehar Yılmaz Şiirleri - Şair Zennehar ...

Zennehar Yılmaz

Unuturum sanma geçen zamanla Gelecek olsa da muamma Seven gönül hasret çeker anla Gözüm sensin özüm sensin ayrılık Tuzsuz yemek tat vermez ki dilime Alsam vursam sazın teline Gece çökse yıldız düzer üstüme Gözüm sensin özüm sensin ayrılık Duman olmuş tüter kalbin ocağı Durmaz hasret yoktur uğrak durağı Yollarına kokun sinmiş Borçka’nın Özüm sensin gözüm sensin ayrılık Dalgalara söyler dilim ismini Hasretinle çektim bütün resmini Baktım döktüm gözden kanlı yaşımı Özüm sensin gözüm sensin ayrılık Bir başkadır dağda ağaç kokusu Düştü yüreğe ayrılık türküsü Hasretler de özlem eker kış günü Özüm sensin gözüm sensin ayrılık Zennehar Yılmaz 14.04.2012

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Uykularla savaştayım kapanmıyor göz kapaklarım Hayaller perdeli seçilmiyor isli camlar ardında. Toprak bedenim sarmalamaz mı İçimi acıtan sancılı keder doğum hanesinden kurtulamadım Her zaman olduğu gibi düşler perdesi yine aralanmıyor.. Düşlerimi mi son buluyor yoksa ben mi ölüyorum.. Sayıklar gibiyim yine geçmiş zamanı örümcek ağlarının Sarmaladığı eski kırık dökük aşk sinemasının Ön sırasında oturmuş düşlerimin galasındayım Her yanım isli puslu gözlerimin perdesi kapanır gibi Bekleyişteyim hala Eski resimlerin afişleri hala bom boş şehrin sokaklarında Soluk ve bir o kadar buruk ve küskün bakışlarla Gelen birini gözler aniden kendimi Bir pınar başında ellerimle su damlalarıyla ıslanışımı görüyorum.. Bir ayna gibi yansıtıyor tüm geçmiş günleri gözlerime…..

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Aç koynunu sar beni Saramazsan yine de Diz kurşuna vur beni Yaksan da yıksan da Kırsan da bir vursan da Şardım olsun severim Ya bacadan al içeri Ya kapı pencereden Sevdayı yemek sanmış Kaynatır tencerede. Yaksan da yıksan da Kırsan da bir vursan da Şardım olsun severim Kalbine mühür vursan da Ben yol bulur girerim Ne yeminler ederim Yaksan da yıksan da Kırsan da bir vursan da Şardım olsun severim

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Canımda hayat bulan sevgilisin Sen hep düşünü kurduğum Hayal olarak kalacak sandığım Canımda hayat bulan sevgilisin Gözümü açınca kaybolan Umutsuzluk içinde güneş Merhaba derken yeniden doğan Beni ben yapan sevgilisin Seninle ışıldamaya başladım Nefes aldı solan sevgim Adeta yeniden doğdum Hayat bulduran sevgilisin Ürküp kaçmıyor ay yıldız Karanlıklar değmiyor üstüme Boğmuyor yalnızlıklar Sessizliğime ses sevgilisin Konduramadığım busemdin Heyecanını yeniden alan Tadını dudağımda bırakan Umuduma yelken sevgilisin Üzüntü sarkık penceremde Düştü düşecek korkularında Tebessümü içime aniden koydun Yüzümü güldüren sevgilisin

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Kopuk sevdalardan kop ta gel Yüreğimde rehin kalacaksın Varlığın olup sorgusuz kalacağım Asi bakmayacak gözlerim sende Kayıpları yaşarsa bedenin Gel uğruna serpilsin vasıfların Ancak bende bulacaksın benliğini Katı olmayacak sözlerim sende Yumuk kalacak açılmayacak gözlerim Öpücük seslerinde uyanışlarım olacak Derinliğine inecek ruhumda aşkın Örülü kalmayacak duvarlar sende Haykırışlar olacak gittiğin yerde Yankılar olacak ıssız odalarında Pişmanlık olmayacak bendeki yerinde Umudum sende sendeki bedende

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Acılar ilmik sarılı boynumda umudu yok yarına Ha boğdu boğacak bitişlerden kurtuluşu yok Kahırlanmaktan acizim kayıbım yitiğim yoksunum Ebediyeti arıyor matemin karanlığı habersizce Kumsallar arıyorum suyu çekik denizlerde Mümkün değil kurtulmak boğazımdaki acı ilmikten Aşk sevda umut hayatın aldatmasındaki teferruat Ebediyeti arıyorum matemin karanlığında Rengârenk kelebekler arıyorum soluk bahar dallarıma konduracak İstemsiz gözyaşlarına boğuluyorum kopuyor filmi hayatın Bayat lokma geçemiyor boğazımdan zehir oluyor tazesi yine Ebediyet arıyorum yine karanlık diyarları gözlüyorum Kumpaslar kuruyorum küfredesi aşklara şu âlemde Kudurur gibi ruhum bedenden yayı çekilmiş ok misali Geçmiş zamanların pişmanlıklarını bile özler gibiyim Soluğum adım, adım kesilirken seni arıyorum sanki Yine ayyukta nefesim tükendi derken savaş veriyor bedenimle Kazanması güç belki ama ruhum bedenime tutuklu Galibi olmayacak bu savaşın bitiminde yok olacak bedeninde ruhum Koş nefesim ebediyete koş ardında olanlardan beş adım öteye koş…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Gözlerinde hayal kurdum Uyanmadan yaşayamam Sensiz hayat zindan olur Sen olmadan yaşayamam İbreti ol sen sevdanın Dersini alsın yananlar Kalbimde yatar hislerin Sen olmadan yaşayamam Gözüm hayalin içinde Seni kurdum yaşamadım Ölümsüzdü rüyalarım Kuramazsam yaşayamam Gün görmemiş güller solar Seveni ayrılık yakar Gömülmüyor sevdalılar Sen olmadan yaşayamam Bir hayalle kâbuslarım Ayrılıktır ruhun şeytanı Yaşanmıyor sen olmadan Solar gülüm yaşayamam Gelmez sandım ağladım Kara türbanlar bağladım Geçti deyip gençlik çağım Sensiz inan yaşayamam Örneği yok hayalimin Seni içim de yaşadım Korktum kayıp olur diye Seni ruhumda sakladım Gülü sevdim hep dalında Koparıp da soldurmadım İçime kokunu çektim Orda sevdim hep kokladım Gelmez sandım içimdesin Düğümledim yaban elleri Ruhumda sevmişim seni Sensiz ölür yaşayamam

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Dün akşam canım sıkıldı birden Kendimi sahildeki çay bahçesinde buldum Tek başım bir masada oturuyorken Sessizce kulağıma yan masalardaki muhabbetler takılıyordu Tam karşımda yaşlı amcayla teyze oturuyordu Solumda bir anne ve iki evladı Sağımda iki okul arkadaşı vardı Arkamda oturan iki sevgili vardı Gözlemliyordum farkında olmadan yaşlı amca teyzeye Bu yıl gelemeyeceğini anlatıyor çocuklarının Teyzemin gözleri doluyordu ağlamak istiyor ama sakınıyor gözyaşlarını Hüzünlü bakışlarla Solumda duran anneyse çocuklarının isteklerine yetişmeye çalışıyordu Ne kadar uğraşsa da ikna etmek güçtü bitmiyordu istekleri Eşinin çabasını yorgun düşüşünü paranın kısıtlı olduğunu anlattıkça İstekleri artıyor çocukların bir an sustu ve derinliklere daldı… Sağında duranlara takıldı bir an gözlerim okuldan bıkmış gelecek için planlamalar başlıyordu İçleri içlerine sığmıyordu heyecan peşindeydiler birazda Munzurluk vardı tabi Sonra arkamdaki sevgililer değdi gözüme Tozpembe hayalleri kalmadığını tartışıyorlardı Sanki gülmek için değil ağlamak ağlatmak için bir çaba var gibi Yekten yere sitemler fuzuli kıskançlıklar Vay ona neden baktın buna niye güzel dedin Bir an içimden geçen şuydu ne kadarda bomboş yaşanıyor sevgiler Güçlendirmek yerinde güçsüz kılınıyor Bir dal çiçek yetmez olmuş sevgiye Hâlbuki anlamını ne anlamak mümkün tam anlamıyla Ne anlatabilmek barındırdığı değeri Çocuklar büyüdüklerindeki pişmanlıkları görmekten aciz Yaşlı teyze mekânını bırakmak istemiyor yaban elde ölümü karşılamaktan korkuyor Amcaysa evladına içten içe buruklu masum bir öfke duyuyordu Belliydi gözlerindeki bakışın derinliğinde Bunu görmek ya da hissetmek o kadar güç değildi bakabilmek yetiyordu Ömrünün boşa geçme korkusu vardı o gençlerin düşüncelerinde Ama farkında değildiler ki orda oturdukları anda bile boşa geçiyordu Anne bir an düşünüp kendi küçüklüğüne dönüp çocuklarının yaşına inip Ne kadar haksızlık yaptığını anımsıyordu annesine Ve sessiz kalıp çocuklarının başını okşuyordu Sevgililerse aynı didişmeye devam ediyorlardı ki hesabı isteyip kalkıp sarılarak uzaklaştılar Bir bakmışım ki ben vaktin geçtiğini sanıp saatime baktım ki o kadar hayatı 15 dakika da yaşamışım.. Şükredip halime eve geldim ilk olarak annemin sesini duymak için onu aradım Sonra köydeki arkadaşlarımı bulup onlardan ayrı geçirdiğimiz zamanı paylaşıp Sonra çocuklarımın saçlarını koklayıp sımsıkı sarıldım.. Ve neyi anladım biliyor musun? Hayat. Zaman geçmiyormuş, zamanı boşa tüketiyormuşum…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Kadrini bilmeyenin geçen zamanın Kaybolmuş umuda açan baharım. Kahırdan kırıktır kolu kanadı. Bu diyardan savur kumun ile Sersefil kaldığı kıyıda kayalar Yontulur darbesiyle alır yaralar Dalgası haindir denizler ağladığında Bumerang gibidir sarılan yaralar… Kaldı mı sevinçten ki haykıranlar. Kurulan hayaller uçurtmalarda, İpini koparır korkusu ölümüm olur. Yelkenler delirir Dalga hançeri Saplanır darbesi alır demimi… Yanıktır yüreğim arzu halimi Anlar mı anlatsam yağmur boranlar…

Devamını Oku
Zennehar Yılmaz

Yüreğim bulanık bu aralar Nedense günler buruk İçimi aydınlatan bir ışık bulamadım Neden bu sessizlik Niçin hala yüzler asık Umutlar kayıp aramaktan yorulmuş kullar Mutlu olmak için bir yetimin başını okşamak Yaşlı bir teyzenin elini öpmek yeter Biz nasıl kullarız bu kadar mı bencilleşti yüreklerimiz Ne kadar umutsuzluk ışığı sönse de Ben neden kalbimdeki ışığı yansıtamıyorum Mücadele etmek bu kadar zor olmasa gerek Gülenle yürekten gülmeyi ağlayanın gözyaşını silmeyi Sokaklarda kimsesiz çocuklar bulmayı öğrenemedim mi Sözlerim düğümlü bu satırlarda Kalbimin karanlığını aydınlatmak ruhumu umutla aydınlatmak Önce beni benden arındırıp sonra arınmışlığımda seni kabul edeceğim Yarını unutmuş dostların yarına perdesi olmak Nemli topraklar gibi meyvesini bol vermeye Yüzüm güleç sözüm özünde gözüm gözünde matemleri aralayacağım Sitemleri kaldırıp sevince kucak açıp bugünü de gülümseyişle kapatacağım...

Devamını Oku