Gitmek istiyorum biraz kendimden
kalmalar pekiyi gelmiyor bu zamanlar
koşmak istiyorum dermansızlığıma inat
düşmek istiyorum artık gözlerinden sözlerinden
Tanımsız olmak hayal olmak gerek bazen.
Sadakası yok bu kaybedilişliğin bitişin
Soluğu kesik ürkek duyumlar yürekteki
Elinle dokunmak gibidir kızgın bir demire
Acısı zamanla geçer belki ama izi kaybolmaz
Aklından çıkmaz izi gördükçe gelir aklına
Görmemek için üstünü örtmekte yetmez
Derin, derin kuyular açıp gömmek istiyorum
Kaybetmek yok etmek istiyorum izleri
Kurumuş gülümün sarmaladıkça kanatıyor
Parçalıyor dokunduğu yeri iz bırakırcasına
Yel kovanına yakama taktığı zamanın
Eteğinde sürüm yiyorum git gide sessizce
Koparası depremler bekliyor yüreğim
Talan olmak yıkık olmak, savrulmak için
Yeni başlangıç için onarılmayı bekler gibi
Sonbaharı düşler rüzgârında hazanlarını
Bir sağa bir sola savrulup bahara uyunmak gibi
Yeni, yeni uyanışlara açmak istercesine
Gözlerim almış kalbimin ayazından buzlarını
Kopuk savruk talan olmuş beynimde düşünceler
Derleyip toparlayamıyorum dalışa geçmiş ruhum
Engin derinliklerde batıyorum soluksuz nefessizim
Kudretim yok artık çıkmak için yüzeye vurmak için
Ölüyorum nefes alamıyorum takatimi sevdana gömüyorum
İmha olmuş bağrım tüter dağlarda
Kurşun değil gözyaşı yakar canımı
Bilirim yüreğin can der dayanmaz
Dağlar yıkılsa gözyaşın durulmaz
Pusuya yatmış hain beklerim
Elimde telefon çeksin diye gözlerim
Can çıkmadan helâlığını isterim
Dağlar yıkılsa gözyaşın durulmaz
Yer gök inler şehit yere düşünce
Toprak kanar al kanları içince
Bir salâvat sesi gelir derinden
Anam duysa dağlar oynar yerinden
Ağlamasın şehidimin anası
İntikamı alınacak günleri yakındır
Gözlerinden yaşlarını sarkıtır
Anaları görse dağlar oynar yerinden
Ne köpek saklardı ne şerefsiz bağrında
Dünya duysa da anamın gözyaşı durulmaz
Cesareti olmaz askerime kurşun sıkmaya
İlaç alır çıkar dağa pusuya
Kanım aksa canım yansa bu topraktan ölüm çıksa
Bu can ölümün dede kurşun sıkar haine
Ağlama anam akmasın gözyaşın
Kurşun değil gözyaşın yakar bedensiz bu canımı
Yeminlerle geldik asker ocağına
Gururluyum şehit oldum geldim baba evine
Al bayrağa sarılmışım şeref ayda yıldızda
Anam dağlar duysa gözyaşını durmaz kalkar yerinden…
Gidiyorum derken kalmak istediğini anlayandır
kızdığın anda kalbini hissedendir
özlediğinde yanında bitendir
şüphe duysan da seni gerçekten sevendir...
Gidiyorum buz gibi tatsız tuzsuz su gibi
denizlere layıkken kaldım susuz tuz gibi
ecel olsan da alsan gelip beni bedenden
sensizliği yazardım bulutlara giderken
Bir eğreti saz gibi sözüm dile dolanır
yüreğimde sızı var özlemine bulanır
kapkara geceleri yorgan yapar örterim
üşüttün yüreğimi gayri ölsem ne derim
Gözlerimin nemi kalsın belki duyarda ağlarım
sevdalardan yolun şaşsın bedduayla karşılarım
ihanetin bana değil yüreğindeki sevdaya
sende bir gün tövbe eder dönersin gerçek dünyaya
Unutamam bil ki seni izlerinde sancılar var
kandıramam hiç kendimi yüreğimde sancılar var
acınası gönüllere bir vasiyetim benim var
sevdalara kapılmadan ağlayanlardan dersin al
Ben gecenin sisiyim yıldızlar var üstünde
hayırlı gecelerde sevgi yağsın küsküne
barışa davet olsun barışsın dosta küsen
sözlerim deli dolu alsın payına düşen
Çok zoruma gidiyor işte dünyanın hali
masumiyet yıkıldı yeni moda zorbalık
açalım hep elleri merhamet dileyelim
gelecek kıyamet günü kolay hesap verelim
ucu yok bucağı yok kötülük kime fayda
nice toprak olanlar örnek oldu kime kar
cahilliği kullandık karaladık yüreği
kuldan hiç hayır gelmez diker mezar direği…
Zennehar yılmaz
07.05.2012 00:10:14
Gömmediysem seni hala içimden
Demek ki sende hala bir ümidim var
Kalırım sensiz karanlıklarda korkup
Uyansam da her gece uykulardan
Hala içimde sevme umudun var
Kahır olsan da kalan ömrüme
Demek ki hala sende olan gönlüm var
Aydınlıksa hala gecem ayınla
Demektir seninde içinde bir yerim hala var
Kadrini bilseydim geçen zamanın silip atıp yoluma bakardım
Demem o ki hala sende ruhum dur kalan
Açacak kapılar bırakıyorsam girmen için sebebin var
Korkular boğsa da kadife gecelerimi
Sarmalasa da ayrılık yüreğimi hala sende bir inadım var
Güllere soruyorsam sizi koklayan var mı?
Demem o ki hala güllerden bir demet hakkım var
Kuşatmış olsa da tel örgüler yüreğini bensizliğe
Demem o ki bir parçam sende mahkûm kalan
Gitse de adımlarım geri geriye sana koşacak yüreğim var
Düşünsen de senden gittiğimi bilemediğin bir şey var
Oda sana ait bir sevdalı yüreğim olan
Başka kollarda teselli aramaz sarmalanıp dolanamaz
Tektir sevdası ölümsüz olan benim hala sende binlerce ümidim var
Yüreğine mahkûmiyetim ceza borcum var ödenecek olan
Sen bende silindin sanma gözlerimdeki yaşa aldanma
Benim sende olan kan damlayası kalbim var
Bu sevdayı karşılayacak milyonlarca sabahımız var
Kalbimin kalbine ödemesi var almasan da ödenecek bu kalp kalbine…
Dünyam döner virane sevdam soluksuz divane
Sensizlik ölüm kime ne bu yaşam son bulur
Dertsiz tektir tanrı her sevdadan aldım demi
Yürekler dolsun sevgiyle aşkla yanmak ayrıdır
Tattımsa da sancısını göremedim aşkı sevdayı
Çektimse de umutsuz yarınların zamansızlığını
Ben yine tek başına sessizliğimi yaşıyorum
Issız sokağımın lambası sönmüş karanlıktayım
Kaynamaz oldu sevgi aşım doldu taştı dertle başım
Yanmak oldu kul muradım sevdim ayrı yangım gayrı
Hasret tüttü yürek bacası sensiz kaldı sessiz adası
Yanık ekmeğim çorbam soğuk karnım aç yarınlardayım
Aşktı derman sendin sevdam yandım bittim
Dertte derman sende varlığımı kaybettim
Usulca açılırdı saksılarımdaki menekşelerim
Şimdi sevgisizlikten çürümeye yüz tutmuş her şey
İçimde bir şeyler geç kalışların sesin de.
Çığlıklarım var, ama yetmiyor nefesime
Ruhunu terk etmiş bedenler varken.
Söyle benim derdim dert mi kalır bu yüreğim de.
Kan ağlasa da gözler, gelmiyor gidenler…
Gelen davetiye geri dönüşe kesilmez
Gidilen noktada çoktur, meşguliyetler
Bu yalan dünyadan, aman dilenmez
Ruh bedenden artık çıktı bir kere…
Tek ihtiyaç vardır Kuranı Kerime
Vardığım nokta asıl olan evime
Dökme artık gözyaşını dillendir dualarını
Benim ihtiyacım olan sadece dua
Sağ yandan el değdir, kalbin üstüne
Salâvat hep dursun sabır diline.
Değince sağ elin kalbin içine
Sevgiden dillenir o yürek bende
Ruhum ferahlar her dillenmen de…
Bir davetiye gelir… Bilinmezliklerden
Açıp okumaya yürekler dayanamaz
Gözlerden kanlı, kanlı yaşlar damlıyor
İçimde bir fırtına. Kökten koparır fidanı
Çeksem de, yaksam da dünyaya bin figan.
Özlemler çoğalacak. Kapılardan gelir sanılacak
Davetiyeyi alan gitti de gelmeyecek…
Bir gün gelip herkesi yanına alacak
Dualarla uğurladığım hayırlı olsun bu gün senin bayramın...
Ey Rabbim bana öyle bir ölüm nasip et ki gelenleri tebessüm ile karşılayayım
ağıtlar, kanlı yaşlar, isyan yerine değil, dillerden düşünleri kelimeyi şahadet salâvat duyayım...
Yaşamak demek ölümün diğer ismidir
yaşamadıkça nasıl ölüm olsun ki
maksadı hakkaniyet ili nefes almakta
alınan nefesi iman ile verebilmektedir
Dünyaya geldim boş
suyundan içtim oldum sarhoş
gözümden akan yaş
pişmanlıktan olmasın
haydi yüreğim imana namaza koş
Zennehar yılmaz
10.05.2012 20:42:39
Ne gelirse cana gelir. Senden değil bilirim
Bazen ettiklerimi çektiğimin farkında olsam da
Yine bir medet kuldan dilenirim
Unutulmuşluktan değil yanılgıya düşüş tendir
İnsan oluşun bu kadar ağır olabileceği düşünülmez
Yâda bu denli bir ihtişam gerektiği
Sözler dile düşmeden kalpte savaşır
Açılacak olan kapıdan çıkarken sağdan mı yoksa soldan mı diye
Sağdan giden duygu öfkenin hırsın kurbanı
Ama sol yandan çıkan kalbin üstüne düşmekten korkar onu acıtmak incitmekten içi yanarcasına temkinlidir
Bazen kızıyorum insanların olaylar karşısında patlayışlarına çok biliyorlarmış gibi yargı sahibi olmaları
Nasıl bir toplumun içinde bir kalbin atışını çizerken şekillendirmek ne kadar zordur
Bir yandan öğüt verirken evladına bir yandan ana avrat derya deniz gidiyor
Bu nasıl bir örnektir
Örnek mi? demeli, yoksa ödlekliğin dile düşüşümü
bazen yaşamın bu getirisi yüzünden insanlardan kaçmak seslerini duymamak istiyorum....
Başarılı olamıyorum...
Bir yandan düşünüyorum... Biz niye bu haldeyiz
Neden bir acıyı küfürle boğan bir toplumuz
Neden sadece kalpler ve diller merhamet, merhamet şefaat yarabbi demek yerine
Kendi neslini küfrün erbabı yapıyor
Dur demeli insan sağ yanına
Dur demeli dilindeki dikeni dökmeli artık
Ya da dikenler arasında gülü büyüte bilmeli
Ne o küfür dilini güldürür nede dinini gül oldurur
Ya diline sahip çık dinine yanaş
Küfrüne dolan kendi başını yak
Zennehar yılmaz
25.05.2012 22:47:04
Git desem de gitmiyor
Bit desem de faydasız bitmiyor
Sahipsiz bu can bu beden de
Sen gitmeden çekip gidemiyor
Yüreğim dardadır darda
Sensizlik kürek çeker
Sahipsiz garip sandal da
Rüzgâr olup savrul da gel
Beden yorgun bu can hastadır hasta
Hatır bilmez kuldan yoruldum
Sabır tohumu olup kederlere serildim
Son nefesime doktor değil Azrail’im yetişti
Sensiz bu can beden den
Sen gitmeyince çekip gidemiyor
Sen git demedikçe bu can bedeni terk etmiyor…




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...