Yorgun Bir Ömür
Mezarlıktan farkım kalmadı şimdi,
Yoruldu bedenim, yük taşıyamam.
Gençlikte hayaller bir başkaydı,
Yoruldum, yorgunum, yük taşıyamam.
UNUTMA
Nedir bu sitemin, nedir bu nazın?
Nazlı gül de gül açmaz, unutma.
Ömür bir gecenin, ölüm sabahın;
Gül sabahı, şita da açmaz, unutma.
Kimi bu âlemde gül gibi açar,
İnsan, insanlıktan her zaman kaçar.
Kimi düz ovada yolundan şaşar,
Yolu yamuk olan, yamaçtan utanır.
Kimi ilkbaharı kış gibi yaşar,
Vakit Varken
Bir ömür gelir geçer namazsız,
Gönül kalır hep bir yanın yarsız.
Dünya denen han, yolcuya vefasız;
Yol bitmeden arınıp durmak gerek.
YALANDIR
Aldanma dünyanın süslü yanına,
Deryası, denizi, gölü yalandır.
Garip bülbül gibi konma dalına,
Yaprağı, gövdesi, gülü yalandır.
Mezar serin, sana toprak kış olmaz.
Güneş vurur üstten, sanma yanarsın.
Can bir nefes gider, dönüşü olmaz.
Yoksul bağından gül alma, yanarsın.
Doğru yoldan sapıp eğri giderken,
Bir Gemi Misali
Bir fırtına kopup güllerin yele,
Savrulup giderken bakarsın gönül.
Yaprağın sararıp düşerken yere,
Bir Gün
Hak ile hakikati arayan gönül,
Doğruyu gözlerin görmez mi bir gün?
Derdi sırta sarıp taşıyan gönül,
Şu aşk denen sırra ermez mi bir gün?
Ne ağası kalmış, ne de beyleri,
Viraneye dönmüş, bizim ellerde.
Taş üstünde taş yok, yıkık evleri,
Baykuş sahiplenmiş, bizim ellerde.
Boşu Boşuna,
Gönül hanesine bir dert dolarsa,
Çıkmaz, gayret etme boşu boşuna.
Zaman her şeye çare olursa,
Sabrı ziyan etme boşu boşuna.




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum