Peykân Yarası
Geçti ömür çile ile, gözlerde fer kalmadı.
Düşe kalka yürüyoruz şu karanlık yollarda.
Varmak için hedefe, dizde derman olmadı,
Nasip esir olmuş zamana, bir anlık yollarda.
Telaş Öldürür
İnsan önce ölür, sonra dirilir,
Ölüm değil, beni telaş öldürür.
Can bedenden çıkar, ismi silinir,
Şaşa Kalırsın
Derin olur deryan, suyu ısınmaz.
Gün dolanır batmaya, dara kalırsın.
Yüce dağlar, karlı iken aşılmaz;
Tanır Gönül
Yaralıya derdin sorma,
Dertli efkarlanır gönül.
Karanlıkta gölge olma,
Yar gölgeni tanır gönül.
Yorgun Bir Ömür
Mezarlıktan farkım kalmadı şimdi,
Yoruldu bedenim, yük taşıyamam.
Gençlikte hayaller bir başkaydı,
Yoruldum, yorgunum, yük taşıyamam.
Ucuz Pazarda İnsanlık
Şu devri âlemi seyran ederken
Gençlik ucuz bir pazarda yer aldı.
Sermaye bir kefenlik tabut yapmazken
Sardı toprak, son mıh kapak da kaldı.
UNUTMA
Nedir bu sitemin, nedir bu nazın?
Nazlı gül de gül açmaz, unutma.
Ömür bir gecenin, ölüm sabahın;
Gül sabahı, şita da açmaz, unutma.
Kimi bu âlemde gül gibi açar,
İnsan, insanlıktan her zaman kaçar.
Kimi düz ovada yolundan şaşar,
Yolu yamuk olan, yamaçtan utanır.
Kimi ilkbaharı kış gibi yaşar,
Vakit Varken
Bir ömür gelir geçer namazsız,
Yol bitmeden arınıp durmak gerek.
Dünya denen han, yolcuya vefasız;
Yol bitmeden arınıp gitmek gerek.
YALANDIR
Aldanma dünyanın süslü yanına,
Deryası, denizi, gölü yalandır.
Garip bülbül gibi konma dalına,
Yaprağı, gövdesi, gülü yalandır.




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum