Levh-i Sırra Yazılan
Evren yaratılmadan kader yazıldı,
Kalemin ucu değdi o Levh-i Sırra.
Bir damla idim ben, deryaya vardım;
Kalemin ucu değdi o Levh-i Sırra.
Gamlanma
Boşuna gamlanma, divane gönül,
Ölmeden ölürsün, kefen biçilmez.
Zemheri de vurur ayaz bedeni,
Yetim bir baharın suyu içilmez.
İnceden ince
Bir sır düştü gönül denen hâneye,
Aşkın ateşiyle yandı inceden ince.
Bir nefes erişti cân virâneye,
Kul oldum gittim inceden ince.
İncinmesin..
Herkes aynı anda yaşar,
Yıllar, aylar incinmesin.
İnsanoğlu düzlükte şaşar,
Yolsuz dağlar incinmesin.
İnsanın
Baharı beklerken, ömrü kış olur,
Tutunacak dalı kalmaz insanın.
İhtiyarlık gelir, gençlik düş olur,
İstemem ki!
Ömür sermayesinin bittiği yerde,
Sensiz geçen bir gün, istemem ki!
Bülbülün seherde öttüğü yerde,
Sensiz açan bir gül, istemem ki!
Kader
Yıllardan geriye kalan birkaç anım,
Bir avuç umut, biraz da keder;
Geceye düştü o suskun yanım,
Sabaha varırmı bilmem ki kader.
Her gölge bir ışığın izini taşır,
Karanlık içimde bir umut arar.
Rüzgâr saçlarında baharı kaşır,
Karanlık içimde bir umut arar.
Göğsümde bir kuşun kanadı yaşar,
Bir Gemi Misali
Bir fırtına kopup güllerin yele,
Savrulup giderken bakarsın gönül.
Yaprağın sararıp düşerken yere,
Bir Gün
Hak ile hakikati arayan gönül,
Doğruyu gözlerin görmez mi bir gün?
Derdi sırta sarıp taşıyan gönül,
Şu aşk denen sırra ermez mi bir gün?




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum