Küllerinden Doğan Baharlar
Yılların yükünü sineye çekti,
Küllerinden doğdu yeni baharlar.
Gönlümün bağına çiçekler ekti,
Küllerinden doğdu yeni baharlar.
Kul Olduk...
Kaybolur cevherler, özü bulunmaz.
Hak yolunda yalan söze kul olduk.
Aşkla yola giden garip yorulmaz.
Hak yolunda nesli bozuk kul olduk.
Levh-i Sırra Yazılan
Evren yaratılmadan kader yazıldı,
Kalemin ucu değdi o Levh-i Sırra.
Bir damla idim ben, deryaya vardım;
Kalemin ucu değdi o Levh-i Sırra.
Göçmüş Garibim
Bir insan gördüm, yerde yatıyor,
Küsmüş dünyasına, göçmüş garibim.
Dalmış rüyasına, gözler bakmıyor,
Ruh bedenden çıkmış, uçmuş garibim.
Gölgenin Ağıtı
Gölge...
Siyahken saçlar, döndü beyaza.
Adanmış ömür de yar diye diye.
İNSAN TOPRAĞIN ÜSTÜ İÇİN DEĞİL
ALTI İÇİN YAŞAMALI...
GÖNÜL
Kefenini seccade yap ibret almak için,
Gönül Dağım'a Yağıyor Karlar
Tüpiye tutuldum, gören olmadı.
Ötüşür baykuşlar, virandır bağlar,
Feryat eder bülbül, duyan olmadı.
Gül kurumuş, diken çıplak kalmış,
Gönül Dile Gelir, Susar Her Lisan
Demir şekil bulur usta düşünde,
Gönül dile gelir, susar her lisan.
Çelik, bir nağmeye dönüşür elinde,
Gönül dile gelir, susar her lisan.
GÖNÜL KERVANI
Ey gönül, devri âlemde sen neler çektin;
Sönmeyen ateşin yarası var, geçmiyor.
Kör talihinle nice nice dertler yüklettin;
Yıllardır yaralı omuz feryadı var bitmiyor.
Gönül
Gün vurup dağlara şafak atarken,
Buz tutar yüreği, susar o gönül.
Geceyi gündüze yaslı katarken,
Buz tutar yüreği susar o gönül.




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum