Peykân Yarası
Geçti ömür çile ile, gözlerde fer kalmadı.
Düşe kalka yürüyoruz şu karanlık yollarda.
Varmak için hedefe, dizde derman olmadı,
Nasip esir olmuş zamana, bir anlık yollarda.
Rüzgârın Sırrı
Bir sabah güneşi sisli doğarken,
Rüzgâr dokunur yine solgun güllere.
Hüzünle bülbüller sessiz öterken,
Rüzgâr dokunur yine solgun güllere.
Sükûtta Açan Sır
Yalan dünya için sakın ağlama,
Gökyüzü yine sabaha varır bir gün.
Karanlık ne kadar koyu olsa da
Bir yıldız düşer içe sarılır bir gün.
Telaş Öldürür
İnsan önce ölür, sonra dirilir,
Ölüm değil, beni telaş öldürür.
Can bedenden çıkar, ismi silinir,
Şaşa Kalırsın
Derin olur deryan, suyu ısınmaz.
Gün dolanır batmaya, dara kalırsın.
Yüce dağlar, karlı iken aşılmaz;
Seherde Vuslat
Küller içinde yanan ateşim,
Bir seher vakti sönmez mi, gönül?
Hasretinle savrulan son nefesime,
Bir bahar yeli değmez mi, gönül?
Nazur
Varlığın aynası yokluk olunca,
Ay, karanlık geceye nazur oluyor.
Yıldız mum misali sönük yanınca,
Ay, karanlık geceye nazur oluyor.
Kış geldi, gönül baharı bekleme
Çiçeksin, her derde deva açarsın.
Yüreğine umutsuz dertler ekleme,
Sen kar çiçeği gibi karda açarsın.
Yüreğine zemheride karlar yağsa da,
Sen Kimsin?
Kuruttun gülleri, bağı çöl ettin,
Soruyorsun şimdi: "Sen kimsin?" diye.
Ağarttın saçımı, yaşı göl ettin,
Soruyorsun şimdi: "Sen kimsin?" diye.
Bir Garip Gördüm
Gönüller hüzünlü, dertler perişan,
Kaderine küsen bir garip gördüm.
Bir çocuk özlemi yakmış içini,




-
Cahit Telkök
Tüm Yorumlaraz öz sade bir uslup
laf olsun torba dolsun diye degil anlasilsin diye yazilmis kutluyorum