Dertler Pazarında
Dertler pazarına bir tezgâh kurdum,
Akşam oldu, gam yükünü alan olmadı.
Sordum in ve cin’e: bakındım durdum,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Gam yükü eskidi, raflarda soldu,
Her biri ayrı bir hikâye oldu.
Ne gelen anladı ne de soran oldu,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Rüzgâr da sustu, pazar dağıldı,
Tezgâhın üstü tozlara kaldı.
Gözümde kalan birkaç hatıra kaldı,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Ne müşteri geldi ne de ses veren,
Kendi içimde kayboldum her an.
Bir ben kaldım, bir de susan zaman,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Kapanır diye bekledim bu defteri,
Her satırında gizli bir neferi.
Taşırım hâlâ aynı yükleri,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Bir mum yaktım, sönsün diye gece,
Işığı bile ağır geldi içime.
Sözlerim düştü kendi sessizliğime,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Ne sevinç uğradı ne de bir haber,
Zaman bile benden geçti meğer.
Her şey eksildi, arttı bu keder,
Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Kapattım tezgâhı, topladım yükü,
Sırtımda kaldı dünyanın söküğü.
Ne sorsan aynı, değişmez hükmü:
“Yorgun gönüle derman bulan olmadı.
Yusuf şeker
Kayıt Tarihi : 24.05.2026 01:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!