Sessizce süzülmüştün ömrümün sapa sokaklarına,
Şimdi geldiğin gibi gitmek, hangi kitabın hükmüdür?
Yok, hayır… Gitme benden.
Sustun, ben seni hep sessizliğinden dinledim,
Kelimesiz, harfsiz anlamaya çalıştım o gurbeti.
Aşkı da, o baki sevgiyi de
Zamanın ötesini gören o iki deryada, gözlerinde okudum.
İlk günden beri yazgımızdı bu, bilirdim.
"Sen" ve "ben" adlı iki nehir toplandık,
Bir tek "biz" denizine akmak için az mı yorulduk?
Akıl dediğin o soğuk kule, kendince çözdü düğümleri,
Mantığın terazisinde her şeyi tarttık da,
Ne çare…
Şu ferman dinlemez yüreğe,
Şu göğüs kafesinde çırpınan dervişe anlatamadık gerçeği.
Şimdi sükutu bozup, "Seni çok seviyorum" desem,
Bu kadim itiraf, senin kalbinde bir yankı bulur mu?
"Sana inandım, ümidimin iplerini çözme,
Müjdem ol, hayatımda menzil ol" desem…
Yine de bırakıp gider misin bu viran şehri?
Arkana bakmadan, o masum hayalleri tozlu raflara terk ederek,
Ben akıp giden ömrün her hanesinde,
Her günün ikindi vaktinde seni ararken;
Beni böyle tam ortasından vuslatın,
O mukadder sevda kurşunuyla
Vurup da gider misin?
Söyle ey canımın iklimi,
Beni böyle kendimle, beni böyle nefesimle
Yarım bırakıp gider misin?
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 02:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!