YAŞLANDIK USTA
Eskiden dağ tepe demez aşardım,
Deli taylar gibi koşar coşardım,
Yorulmak bilmezdim dolup taşardım,
Gençlik elden uçmuş, yaşlandık usta.
Akşamın sekizi uykum geliyo,
Evdekiler dürtüp dalga geçiyo,
Koltukta ağzımdan salya akıyo,
Haberlerde sızdık, yaşlandık usta.
Gözlüğü başıma takıp arıyom,
Bazen adresimi ele soruyom,
Olmayan saçımı boşa tarıyom,
Aklım firar etmiş, yaşlandık usta.
Mide sağlam idi taşı eritir,
Gece yarısında dürüm yedirtir,
Şimdi bir poğaça asit üretir,
Soda kâr etmiyor, yaşlandık usta.
Üç adım atınca nefesim darda,
Çorabı giyerken gözüm duvarda,
Sanki güreşmişim gibi baharda,
Her yanım tutulmuş, yaşlandık usta.
Ruhum delikanlı yerinde durmaz,
Aynadaki o yüz beni kayırmaz,
Gel gör ki şu dizler sözümü tutmaz,
Ruh yirmi, yaş kırk beş, yaşlandık usta!
Cengiz YAMAN
Cengiz Yaman
Kayıt Tarihi : 12.06.2026 14:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!