SESSİZLİĞİN NAKIŞI
Hangi rüzgâr dağıtır kalbimdeki bu sisi?
Hangi derya susturur içimdeki bu sesi?
Sükûtun bağrındadır Hakk’ın ince tecellisi;
Zamanın ötesinden eser aşkın nefesi.
Tahayyül perdesinde döner esrarın çarkı,
Gündüzün koynundadır gecenin gizli farkı.
Gönül mülkü yıkılsa, viran kalsa ne gam var?
Hakikatin nurudur karanlığı delen şavkı.
Kelimeler yorulur, diller susar bir zaman,
Vecd ile sarhoş olur tende çırpınan bu can.
Gözlerin ermediği, özün bildiği sırda,
Bir damla yaş içinde saklanır bütün cihan.
Teessürle yoğrulur toprağın her zerresi,
Firakın ateşiyle yanar ruhun kafesi.
Lakin her kışın sonu bahara gebe durur;
Umutla yükselir hayatın son bestesi.
Ey yolcu, bu menzilde ne makam kalır, ne yer;
Amelin aynasında belirir gerçek değer.
Ecel kapıyı çalsa, Azrail inse bile,
Aşk ile ölen canlar ölmezmiş meğer.
Cengiz YAMAN
Kayıt Tarihi : 18.04.2007 22:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Söyle bana nerdesin?
O avutuyor beni
Senden kalan bir resim...............
Büyük bir aşktan geriye sadece yüreği resimle teseli etmek kalmış gönlün dert görmesın sevgiler
TÜM YORUMLAR (4)