Sana bakmak: rüzgârın
kendi dinginliğini bulmasıdır.
Sessizlik—
göğü mühürleyen ince bir çizgi;
sevda, damarlarımızda ilerleyen bir nehir,
yatağını senin kıyılarında bulan.
Suretin, ayın değdiği bir berraklık;
camın üzerinde buğu gibi
adımın silindiği yer.
Sanki bir cennet dalı,
ağırlığından değil,
onu tutan ellerin sabrından
eğilmiş içimize.
Feleğin çarkı durur simanda:
titrek bir parıltı gibi
hep orada—
ama suskunluğa gömülünce
kendini unutturur.
İsmin boşlukta dolaşırken
kulak kendi sükûtunu duyar;
oda, kendi eşiğine çekilir.
Ben, kapısında unutulmuş bir gölge;
sen çiçeklenmenin acısındayken
ben bahçende ağır bir hüznüm.
Solmak, rengine verilen bir teslimiyettir—
çünkü gül,
kendi kokusundan bile utanır
teninde.
Kayıt Tarihi : 17.05.2026 19:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!