Yar Gidersen....
Sana ben deliler gibiyken, geceler bile adını fısıldıyordu kulağıma. Her sokak başında bir hatıran bekliyor, her rüzgâr yüzünün gölgesini taşıyordu üzerime. Acıdı yüreğim, yanıyor diyordun ya; işte ben o yangının küllerinde yürüyen bir yolcu oldum. Ne bir çıkış bulabildim karanlığımdan ne de unutmayı öğretecek bir sabah doğdu gözlerime.
Bir gün hayat yetinmektir demiştin. O cümleyi avuçlarımda sakladım uzun zaman. Yetinmeye çalıştım sesinin anısıyla, bir fotoğrafın kenarında kalan gülüşünle, adını içimde sessizce söyleyebilmekle. Fakat sensizlik canıma yetti, yoruldum. İnsan bazen bir yokluğun altında yıllarca kalabiliyormuş da nefes aldığını sanıyormuş.
Senden vazgeçmem mümkün değil ki...
Bunu her gece kendime söyledim. Gökyüzüne baktım, yıldızların arasına adını yazdım. Yağan yağmura anlattım içimde büyüyen özlemi. Her damla seni getirsin istedim bana. Gelmedin...
Aşkta bir hata bin cezamı oldu sanki. Bir yanlış zamanın, bir eksik cümlenin, yarım kalmış bir vedanın bedelini ödedim yıllarca. Oysa tek suçum seni çok sevmekti. Ne eksik ne fazla... Sadece çok sevmek...
Sonra kendi kendime sordum:
"Sevmek zor mu? Söyle yoksa kolay mı?
Aşk mı daha kolaydır aşksızlık mı?"
Cevabını bulamadım.
Çünkü seni severken yandım.
Seni özlerken dağıldım.
Seni beklerken yaşlandım.
Dağ yıkan hasretleri gömdüm içime. Kimse görmesin istedim. Kimse bilmesin diye gülümsemeyi öğrendim. Oysa her tebessümümün arkasında sessizce ağlayan bir çocuk vardı. Adını duyduğu anda gözleri dolan, bir şarkıyla dağılan, bir hatırayla yıkılan bir çocuk...
Yüzünde bir çiçektim açamadım.
Mevsimim sendin.
Güneşim sendin.
Toprağım sendin.
Sen gidince baharım gelmedi bir daha.
Bir akşam vakti, gün ufkun ardına çekilirken oturdum eski anılarımızın kıyısına. Ellerim boştu, kalbim yorgun... O an içimde yankılanan tek cümle şuydu:
"Yar yar gidersen günahlarım boynuna..."
Gitme diye haykırmak istedim ardından.
"Bensiz gitme, gitme bir oda uzağıma..."
Fakat sesim sana ulaşmadı. Belki rüzgâr taşıyamadı, belki kader duvar ördü aramıza. Bilmiyorum...
Geceler sensiz bir kor koynumda kaldı. Her sabah biraz daha eksildim. Aynaya baktığımda gözlerimde senden kalan yorgunluğu gördüm. Yıllar geçti, mevsimler değişti, şehirler değişti; değişmeyen tek şey içimdeki bekleyiş oldu.
Seni bir tek an unutamadım.
Bir çiçeğin kokusunda,
Bir şarkının sözlerinde,
Issız bir sokağın sessizliğinde,
Yağmurun cama vuran sesinde...
Hep sen vardın.
Yüreğim titriyor korkuyla...
Çünkü seni kaybetmek değil yalnızca korkutan; seni hiç bulamayacak olmak daha ağır geliyor. İnsan bazen bir ömür yaşar da tek bir kişinin yokluğunda eksik kalırmış. Bunu öğrendim.
Hayatım yanında bitsin tükensin diyecek kadar çok sevdim seni. Dünyanın bütün güzelliklerini önüme serdiler, hiçbirini istemedim. Başka hiçbir şeyi istemiyorum dedim kendi kendime. Bir kez daha gözlerine bakabilmek, bütün ömrüme bedeldi.
Hayat öyle zor zaten dünyada...
Farkına vardım yokluğunda.
Meğer kalabalıklar yalnızlığı saklamıyormuş.
Meğer zaman her yarayı sarmıyormuş.
Meğer bazı isimler kalpten hiç silinmiyormuş.
Şimdi hâlâ aynı yerdeyim.
Bir yanım seni bekliyor.
Bir yanım sana şiirler yazıyor.
Bir yanım çoktan tükenmiş olsa da kalan tarafım hâlâ sen diye atıyor.
Eğer bir gün dönüp bu satırları okursan bil ki;
Sana ben deliler gibiyken başlayan hikâye, sensiz geçen yıllara rağmen bitmedi.
Hasretin hâlâ içimde.
Adın hâlâ dilimde.
Sevdan hâlâ kalbimde.
Ve ben...
Seni bir tek an unutamadım.
— Fatih Aydın
Fatih Aydın Namı Diğer SerseriKayıt Tarihi : 4.06.2026 21:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!