YANARKEN BUZ TUTMAK
Yanarken buz tutmak…
İçimdeki ateşle donmuş bir göl arasında kalmak.
Kalbim çırpınırken, ellerim titrerken,
Sanki zaman durur, dünya donmuş gibi.
İçimde bir yangın var,
Ama dudaklarımın ucunda soğuk bir sessizlik.
Gözlerimde alevler,
Ama bakışlarımın ardında kar taneleri süzülür.
Seni düşünürken yanıyorum,
Ama anılar bir buz gibi, içimi donduruyor.
Gözlerimde sen,
Ama ellerim sana ulaşamıyor,
Ve parmak uçlarım üşüyor,
Sana dokunmaya çalışırken.
Yanarken buz tutmak…
Çelişkiyle yoğrulmuş bir yaşam gibi,
Acının içinde tatlı bir an,
Sevdanın içinde sessiz bir boşluk.
Kalbim sana koşarken,
Ruhum geri çekiliyor.
Bir adım atıyorum,
Ama zeminde kar,
Her adımımda kayıp düşüyorum.
Aşk böyle bir şey mi, dedim kendi kendime,
Yanarken buz tutmak…
Bir tarafın tutku,
Bir tarafın hüsran.
Ve ikisi bir arada,
Sanki dünya ikiye bölünmüş,
Ben ortada kalmışım.
Ama yine de vazgeçmedim,
Ateşimle donmuş göl arasında durdum.
Bazen acıdan titrerken,
Bazen soğuktan…
Ama hep ayakta,
Çünkü yanarken buz tutmak,
Öğretiyor insanı güçlü olmaya.
Ve şimdi…
Alevlerim azalıyor belki,
Buzlar eriyor belki,
Ama öğrendim ki…
En büyük sancı,
En büyük tutkuyla yanarken,
En soğuk anlarda bile direnmektir.
Yanarken buz tutmak…
Belki imkânsız,
Ama belki de gerçek hayat bu:
Aynı anda hem acı hem tat,
Hem sevda hem yalnızlık.
Ve sen…
Bütün bu çelişkilerin ortasında,
Ben…
Hâlâ yanıp hâlâ donarak duruyorum.
Kayıt Tarihi : 28.03.2026 18:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!