Gel siyah beyaz rüyalarıma
Hüznümü al parlak renklerle boya
"Oldu" ile "olmadı"yı karıştır
benim için üzülme....
beni sihirli patikadan ı götür
Hüzzam bir şarkının
hazin güftesi misali
Sessiz ve derinde
sonbahar nagmelerim........
İçimde uçuşur kelimeler
Savrulur dört bir yana
Bana ismimi sormayın,
çünkü harflerim artık birbirine yabancı,
Yüzümdeki bu çizgileri ben de tanımıyorum,
aynalarla aramda bir sis.
İçimde anlayamadığım,
ucu bucağı olmayan devasa bir coğrafya var;
sensiz karanlık bir gecedeyim yine
bakmayın ay ışığının denizde dansetmesine
karanlık diyorum...
zifiri...
mum ışığı kadar olsun
razıyım ışığına...
Bir mucize oldu bir yerlerde
Bir çocuk doğdu belki
Belki bir tohum yeşerdi ,
Tatmadıığim o duyguyla
Ömrün sonbaharında tanıştım
Ne o bana ,ne ben ona alıştım
Beni çok yordu bu aşk vurgunu
Ne huzurlu gün ne gecem oldu
evvel zaman içinde
yedi kat göklerin bir yerinde
kalu belada
sayısız insan ruhu içinde
yalnızım...............
Ta iliklerimde anlatamadığım duygular
Kendimi paralıyorum tarifi yok
Pişmanlıkmı desem isyanmı desem
Kararsız yürüyorum
Bir ses bir melodi geliyor uzaklardan usulca
Yaz dostum diyor
Kuşatıldı kalbim,
ağır bir bozgun bu,
Sancısı içimde, dumanı gizli...
Dağıldım,
sanki kırık bir aynanın bin parçasıyım,
Eğilip toplamadım,
Hiç niyetim yoktu bu amansız fırtınaya,
Bu kadar kolay kapılmazdım meçhul akıntılara.
Diz çökmezdim hiçbir saltanatın önünde,
Aşkı, kalbi yoran bir masal bilirdim sadece...
Mecnun’un çölünü serap,
Ferhat’ın dağını hayal sayarken;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!