Seni boş yere kırdım
Artık bunu anladım
Bu vicdan azabıyla
Çok geceler ağladım
Kaybetmek korkusunu
Ömrümü heder ettiğin yılların ardından
Kurtulacağım kalbimi saran kasvetten
Ölü toprağı gibi sıkan azabı
Atacağım üzerimden
Yeniden keşfedeceğim dünyayı
Sen olmayan bir hayat kuracağım silbaştan
Aşk'li şiirlerim olmayacak artık
Hayal bile kurmayacağım
yaşamak nefes almaksa eğer
Bunu yapacağım
yaşayacağım bir ot gibi hissiz
Yüzüme insana benzer bir maske takıp
"Kelimeler ruhları birbirine bağlayan köprüler kuruyordu..."
Ve biz o köprünün tam ortasında,
Zamanın ve mekanın silindiği
o puslu noktada karşılaşıyorduk.
Her harf, parmak uçlarımın
Açık kapıyı çalma,
çalmadan içeri gir.
Bu kapı seni çok uzun zamandır bekliyor.
Sana bir bakayım -
ayrılık bizi değiştirdimi
Sensiz yaşamak ne garip...
hayatımdan çıkma.
Yarım saat ortadan kaybolma.
Kayboldun bir zaman..
Ama senin mumun hala yanıyor içimde
hayatımdan kaybolma
Bir kıvılcım gerekti yıllar boyu aradım
Yolları gözetledim ufukları taradım
Aşk denilen iksiri senin için sakladım
Benim tek umudumsun sen portakal çiçeğim
Hep yanıldım aldandım yalan sözlere kandım
Eski bir cildin kalbinde, zamanın unuttuğu bir ten,
Sararmış yapraklar arasında, kurumuş bir çiçek;
Belki bir ipucu bıraktım sana, belirsizliğin içinden,
Okudukça çözülen, çözüldükçe düğümlenecek.
Aklımı okumaya çalışma, o labirentte kaybolursun,
Mabedimdeki ela gözlü tatlı kadın
Bir çocuğun gözlerini tasiyorsun
Mucizelere olan inançla parlıyorlar
Hafif ve yumuşak ferahlık yayıyorlar
Mabedimdeki kadın
Peruğunuzu çıkar
ve makyajını sil
gösteri bitti.
Eşsizdin, ama...
Aslında hiç var olmadın.
Sen sadece, benim seni görmek istediğim o kalabalığın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!