" beni yüreğinde hisset...
Seni hayal ediyorum...."
Serin bir akşamüstü
Üzerine hafif bir şeyler al...
Ağaçların arasında yürü usulca
aynanın diğer yüzüyüm ben
sevgi fısıldar bir yanım kulaklara
dipsiz kuyular açarım
Beni tanıyan yüreklerde
parlak yüzüme aldanıp murat dileme
her bahar zakkum tohumlarıdır
Ben mi ?
antik çağlardan kalma bir ağıt
derin nefesle çekilen bir iç
ya da
kadim aşklardan geriye kalmış bir tortu
ne bileyim işte
Hiç kimsenin bilmediği bir yolda yürüyorum. .
Her gördüğüm yüz diğerinin dejavusu...
Yabancısı olduğum bu insanların
beni anlamasını beklemiyorum...
Benim hakkımdaki zanları
olumsuz düşünceleri beni bağlamaz...
Yuvasız kuşlar gibiyim, mekânı belirsiz
Kalu beladan bu yana
Dünya denen bu memlekette
Sıla hasreti çekiyorum...
Sonsuzluğu düşlüyorum...
Gece nasıl oluyor sanıyorsun?
Kâinatı isyan ettirecek kadar karanlık
Ve efsunlu bir dalga gibi...
Hüzünlerimdir güneşi kapatan.
Yağmur nasıl yağıyor sanıyorsun?
Dingin bir hava var dışarıda
Sağır eden bir sessizlik
Tüm duyularım ayakta
Bir fırtına kopacak biliyorum
Ruhumda volkanlar kaynıyor
Karabulutlar sarmış heryeri
Bir gün yollarımız kesişecek,
Sarsılacak yer, yıkılacak kâinat.
Vuslata ermemiş aşklara inat,
Sadece sen ve ben kalacağız;
Efsaneler saygıyla bizi izleyecek,
Yıldızlar dans edip çevremizde dönecek.
Canlı cenazeler kaldırdım yüreğimden,
Gözümün yaşıyla değil, öfkemin harıyla uğurladım.
Kürek kürek toprak attım yalanlarının üzerine;
Gömüldüler, bir daha dönmemek üzere derine.
Hiçbirine Fatiha okumadım, helallik vermedim,
Cehennemde açan bir çiçekmiydi nefret
zakkum tadında bir hismi yoksa?
.........
sevgiyle bakmak isterken sana
sadist duygularla doluyor içim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!