" Bana en çok hüzün yakıştı...
O hüzün ki bana " bezmi elest"te yapıştı.."
Yuvasız kuşlar gibiyim mekânı belirsiz
"Kal-u bela "dan bu yana
Belki sevseydin beni
Unutacaktim gulmeyi
Sende vuracaktin darbeni
Dugumlenecekti belki icimdeki hevesler
Paylaşmayalım askı böyle daha güzel
Seni düşündüm bu gece
Çöl ortasında vaha bulmuş bedevi gibi
Sevinçle doldu içim
Umutlarım tazelendi saha kalktı
Bu gece penceremde
Peri kızları vardı.....
Kum saati işliyor
Zaman hafifçe akıyor
Kadranı sessiz oklardan
Gecikme geri dönme olası değil
Ve tekrarlanacak birşey yok
Buna gerekte yok
sana çok nazikçe dokunacağım
Dikkatli ve çekingen bir şekilde - ruh ...
Beden günahkârdır ama ruh günahsızdır
Ve önünüzde çıplak duruyor.
Çıplak ve savunmasız
Sana geliyorum
Sana gelen yolu arıyorum
Bilincinde bir ışık parlıyor
Dışarıya bakmıyorum
Ruhumda bir fısıltı var
Ama son zamanlarda bunun farkında değildim
tadı tuzu olnayan günlerdeyim
Sitemlerim dağ gibi
gündüzün geceden farkı yok artık
meyve vermeyen dallarım kurudu
bir efsun, bir sihir gerek
yada yeni bir ben
Sen benim limanımsın.
Gemim yanaştı...
Artık tek başına sefere çıkmayacak.
Bitmek bilmeyen bir yalnızlık vardı
çaresizlik günlerimde
Ama şimdi geçtiler.
sen benim olmalıydın
benimle olmalıydın
her elimi uzattığımda dokunabilmeliydim
parmaklarım yansada
aşkın en koyusunu yaşarken
çılgınca sevişebilmeliydi ruhlarımız
Dokun bana,
Sadece parmak uçlarınla değil,
ruhunla...
Öyle bir dokun ki,
en derinlerimde hissetmeliyim o ürpermeyi;
Yansın tüm benliğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!