Veysel’in cebinde bir dünya titreşir;
Her arama, küçük bir
kıyametin provası
Telefonu çaldığında kalbi değil,
Amigdalası açar ilk kapıyı.
Bakanlığı’nın koridorlarında
Bir psikologdan çok bir nabız bekçisi
Ekranda yanan her bildirim,
Bir gencin görünmeyen hikâyesi.
Dijital platformun soğuk ışığında
Sosyal sağlığın haritasını çizer usulca.
Bir yurtta uykusuzluk,
Bir başkasında kırık bir umut belirir grafiklerde.
Veysel bilir:
İstatistik dediğin şey, bazen gözyaşının matematiğidir.
Çabuk gerilir.
Bir bildirim yeter.
Çabuk yatışır.
Bir teşekkür mesajı kadar kısa sürer fırtınası.
İçinde çalışan o küçük badem tanesi,
Hayatı bazen yangın, bazen bahar gibi yorumlar.
Çay molasında gülümser:
“Ben sakinim,” der,
Ama amigdala aksini not alır çoktan.
Arkadaşları bilir,
Onun öfkesi yaz yağmuru gibidir—
Ansızın gelir, serinletir ve çekilir.
Ah Veysel…
Seninle konuşmak,
insanın kendine yakalanmasıdır.
Ve insan en çok,
kendi amigdalasında ele verir kendini.
Bir gün telefon susar.
Ekran kararır.
Yurtlar uykuya dalar.
Veysel başını kaldırır ve gülümser:
“Demek ki bugün dünya biraz daha iyi,” der.
Ve amigdala,
Uzun zamandır ilk kez
Tehlike değil, huzur kaydeder.
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 14:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!