Abam,
Retinaya düşen ilk ışık gibi geldin memlekete,
Manavgat’ın tuzlu rüzgârıydı sesin.
Bir göz doktoru titizliğiyle
bakıyorsun ülkenin damarlarına—
fundus gibi açılıyor harita,
her damar bir hikâye,
her leke bir ihmal.
Abam,
Siyaset dedikleri şey
çoğu zaman bulanık bir görme kusuru,
katarakt gibi çöker hakikatin üstüne.
Sen bistüriyi alıp
ışıktan yana bir kesit açıyorsun.
Ben izliyorum uzaktan,
bir şairin kırılgan merceğiyle—
senin bakışında
görmek,
bir etik meseleye dönüşüyor.
Makula gibi merkezdesin halkın,
en ince ayrıntıyı ayırt eden yerdesin.
Kalabalıklar periferde kaybolurken
sen merkezde kalmayı seçiyorsun.
Abam,
Her sözün
bir reçete gibi yazılıyor zamana,
dozajı hassas,
yan etkisi umut.
Ve ben biliyorum,
bir ülke
ancak doğru bakmayı öğrenirse iyileşir.
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 00:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!