Bak hele!
Eğer bu harfler gelip çarpıyorsa gözlerine;
Demek ki çekilmişim aradan,
Demek ki sesim uçurum, gölgem sahipsiz kalmış.
Ama öyle boyun büküp "gitti" deme bana,
Ben toprak altına girmeyi, unutulmak sananlardan değilim.
Sükûnetim yanıltmasın seni yolcu
Gözlerimdeki bu sakinlik fırtına öncesidir
Ben bu hayatın tozlu raflarından
Kendi adımı ellerimle kazıyarak geldim
Sırtımı yasladığım dağlar yıkıldı da
Ben yine de rüzgâra eyvallah etmedim.
Bana bak dostum, öyle kağıt kesiği sanma bu sızıyı,
Kendi elimizle yazdık biz bu kapkara yazıyı!
Gönül dedik, bağrımızı açtık, bir de baktık ki ne görelim?
Herkes kendi heybesini doldurmuş, biz kime ne verelim?
Vay anam vay!
Adaletiniz batsın sizin,
Bakma bana öyle hesap sorar gibi, ey gözlerine yandığım!
Zaten darmadağın bu ömür, zaten yaralıdır her yanım.
Ben hangi zemherinin ayazından sıyrılıp geldim de;
Geldin, bir çift siyah yangına mahkûm ettin beni, ey sol yanım!
Şu alnımdaki her çizgide binlerce hatıranın izi var,
Her biri bir uçurum derinliği, her biri bir yangın yeri kadar dar...
YÜREĞİMİZDESİN BABA
Yine gece yarısı, sensizliğin sessiz çığlığı,
Saatler vuruyor, yokluğun acımasız ritmini baba.
Bizi bırakıp gitmen, kaçıncı gece, kaçıncı gün oldu?
Yüreğimize düşen ateş, tarifi olmayan bir yangın baba.
Seninle yürüdüm, dikenli yollarda, kan revan içinde,
Sen soktun beni, çekilmez dertlerin alemine.
Günahım da vebalim de senin omuzlarında,
Allah'ından bulasın, tez zamanda.
Seni sevmekten başka neydi günahım benim?
Bir gece yarısı, kağıdı kalemi vurdum masaya,
Şu gurbetin defterini düreyim diyorum, olmuyor...
Hangi sokağa sapsam ucu sana çıkıyor,
Hangi aynaya baksam yüzümde memleketin yorgun haritası.
Burnumun direği sızlıyor yine;
Anamın taze pişmiş ekmek kokusu düşüyor aklıma,
Hangi sebep seni bu kadar acımasız kıldı?
Hangi vicdan, sevdiğini böyle yalnız bıraktı?
Hangi sevgili, ardında kanlı gözyaşları bıraktı?
Hangi seven, bu acıyı benim kadar yaşadı?
Hangi geceydi, ansızın ayaz vurdu yüzüme?
Yine bir akşam çöktü sineme kara duman,
Sahte yüzler, riyakar sözler sardı her bir yan.
Dost bildiğim sırtımdan vurdu bu yalan dünyada,
Menfaat değirmeni döner durur, derman yok bu yaraya.
Ah hayatın sillesi, ne de ağır vurdun bana,
Geceler uzun, cebimde delik var,
Kiralar sanki bir felek olmuş, yakar.
Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı derler,
Şimdi aslan bile aç, ağzı kalmamış meğer.
Dolar olmuş yüz, Euro olmuş bin hayret,
Bu gidişle halimiz yaman, vah bize medet.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!