Bakın bu adamın yüzüne, okuyun satır satır,
O çizgiler rastgele değil, bir ömürlük hatırdır.
Alnında terden bir nehir, gözlerinde bin keder,
Bu adam sessizliğiyle dünyaya meydan okur, hükmeder.
Bu adam benim babam; dili sükût, kalbi kor,
Affet beni anne, yine elim boş geldim kapına,
Sana anlatacak bayramlık hikayelerim,
Yüzünü güldürecek tek bir beyaz günüm olmadı benim.
Çocukken her gece karanlıklar içinde yıldızları toplardım,
Ama her bulduğum yıldız ya söndü ya da avcumdan kaydı;
Onlar kayarken benim çocuk yanımı da beraberinde götürdüler anne.
Bakkalın önünde paylaştığımız o şekerler,
Bir sana, bir bana dediğimiz masum günler.
Kardeş payı bölüştüğümüz o anlar nerede?
Nerede o eski, saf, gönül dostları, söyle nerede?
Kendi halimde, kimseye karışmadan yaşardım,
Çakallar meydanı boş buldu, kendini bir şey sandı,
Kurtlar sahaya inene dek, bu kibir ne zamana dek uzandı?
Havlayan itler, uluyan kurtlar, hepsi birer gölgeydi,
Asıl güç, asıl kudret, asıl ihtişam, şimdi çıktı ortaya belli.
Çakallar, kurnazlıklarıyla, sinsilikleriyle dolaştılar,
Dilan'ım, sen gözümün nuru, hayatımın baharı,
Aşkımın kutsal kararı, gönlümün fermanı.
Varlığınla dolar kalbim, yokluğun bir zindan,
İyi ki varsın canım eşim, sen ruhuma liman.
Nazmina'm, çiçeğim, baharımın en narin gülü,
Hatırlar mısın ilk kez rastladığımız o anı?
Umutların söndüğü, hayallerin yalanı.
Kederin gölgesinde, yalnızlığın koynunda,
Hayata küskün, çaresiz bir yabancıydım o anda.
Yüreğimde derin yaralar vardı,
Gözlerin denizdir, huzurla dolu hep,
Kalbin bahçemdir, binbir gül kokulu sebep.
Adın fısıltım, ruhuma derinden siner,
Sen dünyamsın benim, ömre değer, bana döner.
Her bakışın bir destan, aşkla yazar,
Bir karabasan gibi çöker, soluğunu keser birden,
Boğazın düğümlenir, gözlerin sislenir hep derinden.
Sağa sola savrulursun, şafağı beklersin çaresizce,
Uykusuz geceler, yorgun bir beden bırakır geriye sessizce.
Tarifsiz bir ürperti sarar benliğini aniden,
Yıllar aktı, gözyaşlarım sel oldu,
Ayrılık rüzgârı, kalbimi yordu.
Eşimden ayrıldım, çocuklardan uzak,
Yalnızlık ateşi, içimde bir tuzak.
Annem, babam, kardeşlerim sırt döndü bana,
Yüksek dağlar, sessizliğin en güzel sesi,
Her zirveye tırmanış, ruhun nefesi.
İçimize yolculuk, bitmeyen serüven,
Dağların gölgesinde, her an yeşeren.
Heybetli duruşları, zamana meydan okur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!