Veysel Sari Şiirleri - Şair Veysel Sari

Veysel Sari

Kime ulaşacağını, hangi rüzgarın kollarına düşeceğini bilmediğim sevgiliye, yokluğunda yok olan varlığıma...

Bugün yine bir nefes aldım, ama ciğerlerime dolan sadece acı oldu. Hani derler ya, "İnsan hayatta kaç defa ölür?" Ben seni kaybettiğim günden beri, her şafakta yeniden ölüyorum. Ruhum bedenimden çoktan ayrıldı sanki, geriye sadece tarifsiz bir sızıyla atan bir kalp, o da artık bir enkaz. Bir defa toprağa giren ölür, oysa ben bu aşkın azabıyla kaç kez öldüm, kaç kez dirildim sensizliğin kahredici karanlığında, sayısını unuttum. Her diriliş, ruhuma yeni bir işkenceydi, çünkü biliyordum; sen yoktun, olmayacaktın.

Aşk dediğin buymuş demek... İnsanı deli divane eden, aklını başından alan, sonra da kimsesiz bir enkaz bırakan bir felaketmiş. Ben şimdi o felaketin tam ortasındayım. Elimden tutan yok, gidecek bir yönüm yok, sığınacak bir limanım yok. Şimdi tüm yollar labirent oldu, kayboluşa açıldı. Hangi dağlara vurayım başımı, hangi taşlara haykırayım bu derdi bilemiyorum. Her yanım buz kesmiş, içim ise kor.

Devamını Oku
Veysel Sari

AĞLADIĞIM DUYULMASIN
Dışarıda mevsim kışa dönmüş, kimin umurunda?
Benim içimde her gün ihtilal, her gece yangın var.
Hani derler ya "aldırma gönül" diye, o işler öyle kolay değil,
Gönül aldırmıyor değil, gönül artık yerinde durmuyor usta!

Devamını Oku
Veysel Sari

O kara haber sineme ulaştı gün, yıkıldım birden
Bir volkan patladı içimde, yaktı yüreğimi derinden
Yok artık baban dediler, göç eyledi bu diyarda,
Yetişemedim babam cenazene, kahroldum o anda.

O son nefesinde yanında olamadım babam

Devamını Oku
Veysel Sari

Yağmurlu bir gündü...
Bardaktan boşanırcasına değil, sanki gökyüzü sessizce ağlıyormuş gibi yağıyordu.
Cama vuran her damlada, eski bir tanıdığın selamı vardı.
Ben yine o eski parkamın içinde, ellerim ceplerimde,
Sana söyleyemediğim binlerce kelimeyi yutkunuyordum.
Sokaklar ıslak, kaldırımlar küskün, kediler sırılsıklam...

Devamını Oku
Veysel Sari

Bilemezsin daye, hangi rüzgar attı beni bu bilinmezliğe,
Hangi sarsıntı yıktı tutunduğum bütün dalları...
Sana en son sarıldığım o günden beri,
Zaman sanki tersine aktı, ömrüm tersine döndü.
Şimdi öyle bir yerdeyim ki,
Ne bıraktığın o çocuğum ben, ne de buralara ait bir yabancı.

Devamını Oku
Veysel Sari

Sırtımı yasladım o kardaş bildiklerime...
Nasıl da yanıldım, düştüm bir ah ile...
Kaldım ortada bir başıma, çaresizce...
Yüreğimi yaktılar, bu zalim insanlar...

Ey felek, neydi bu başıma gelen kara yazım?

Devamını Oku
Veysel Sari

Zaman, sırtını duvara dayamış mülteci bir çocuk gibi; ne ileri gidiyor ne geri.
Sen kapıdan çıkıp gittiğinden beri, takvim yaprakları masanın üstünde sararıp kaldı, bir milim bile kımıldamadı akreple yelkovan.
Ben sanmıştım ki, yokluğun ilk günler bir fırtına gibi eser, sonra diner.
İnsan her şeye alışır, zamanla bu yara da kabuk bağlar sanmıştım.
Yanılmışım.
Zaman geçmiyormuş meğer; zaman, senin gittiğin o dar eşikte pusuya yatmış, beni her saniye kalbimden vuruyormuş.

Devamını Oku
Veysel Sari

Hangi kapıya omuz vursak, ardında koca bir sessizlik duvarı,
Hangi sokağa sapsak, karşımızda o bildik veda rüzgarı!
Bakma öyle pencerelerin karanlığa gömüldüğüne,
Bu şehir çoktan unuttu dürüst bir yüreğin sesini.

Biz ki göğsümüzü siper etmişiz en keskin ayazlara,

Devamını Oku
Veysel Sari

Yıl olmuş 2025, dünya kaynayan kazan,
Öfke nizam olmuş, kinle dolmuş her bir an.
Her köşede yankılanan bir acı feryat,
"Vur!" diyorlar, "Kır!" diyorlar, kalmamış bir iç rahat.
Gözler kararmış, suskun kalmış vicdan sesi,
"Öl!" diyorlar, "Kes!" diyorlar, korkunç bir oyunun hevesi.

Devamını Oku
Veysel Sari

Bak... Bu şehir her gece binlerce ışığa boğuluyor da, benim karanlığımı aydınlatmaya tek bir kibrit çöpü yetmiyor. O al yazma bir bez parçası değil artık; boğazıma dolanmış sessiz bir urgan...

Hangi rüzgâr çarptıysa seni uzağa, benim mevsimlerimi de söküp götürdü peşinden. Öyle bakma yüzüme; geçmiyor hiçbir şey, sadece alışıyorsun bu boşlukla nefes almaya..."

Yolların bittiği yerde başladı bu dilsiz gürültü,
Zaman pas tuttu içimde, sanki bütün saatler intihar etti o gün.

Devamını Oku