Şereften ardan uzak gününü gün ediyor
Edepsizce yaşıyor, domuzun adı çıkmış
Allah kitap diyerek âlemi kandırıyor
Kendisi inanmıyor, dinsizin adı çıkmış
İçki, kumar… Ne dersen envai çeşit yol var
Sultanlar dilinde fermana geldi
Nice sınırları çizdi bu ağaç
Hekimler elinde dermana geldi
Her derde devayı yazdı bu ağaç
Düşmana sur oldu, kalede kapı
Dertler tomar tomar, pek çok
Gah aç kaldık, gâhi de tok
Oğlandan bize fayda yok;
Kıza muhtaç olduk Ağam
Kimse sormaz halimizi
Ne insanlar gördüm, kimler tanıdım
Böbürlenip gezenlere YUH dedim
Muhabbet eyledim, sual eyledim
Çok kendini beğenene TÜH dedim
Nasihat dileyen nasihat alır
Bir çift ela göz ki sıladan uzak
Vuslat sandım tehir etti gözlerin
Ne uçurum gördüm ne böyle tuzak
Gözyaşımda zuhur etti gözlerin
Aşk denince hep el pençe dururdum
Bir aşk ile doğmuş ki dolunayın
Parlıyor şavkında yine saçların
İster meltem deyin, ister yel deyin
Savrulmuş uçuyor yana saçların
Süsleyip bezemiş hüsnü cemalin
Her yanım karanlık, ıssız ve derin
Zindandan da zifir, beter akşamlar
Alnımda izi var bunca kederin
Anılar gözümde tüter akşamlar
Dört duvar arası; yalnız, neşesiz
Yürek acısından ölmezmiş insan
“Bu da geçer bir gün” der alışırsın
Paran yok cebinde, aç susuz kalsan
Kuru ekmek, soğan yer alışırsın
Güvenip de binme elin dalına
Yeryüzü, gökyüzü seni zikreder
Düzlükler Allah der, dağlar Allah der
Hepsi secde eder, hepsi şükreder
Bahçeler Allah der, bağlar Allah der
Gerçekte sen varsın, düşte sen varsın
Milletin sırtından gömleği almış
Soymuş da kaçıyor Allah kahretsin
Güçlünün suçunu garibe vurmuş
Kıymış da kaçıyor Allah kahretsin
Çıkarına doğru çeker küreği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!