Şu gördüğün kuru pınar suyunu
Salardı eskiden hatırlar mısın?
Susayan mahlûkat hep kapısını
Çalardı eskiden hatırlar mısın?
Sevgiler doluydu hep kucak kucak
Uzaklardan geldim pek yorgun argın
Evlerine vardım boşu boşuna
Epeyce çekingen, biraz da kırgın
Kapısında durdum boşu boşuna
Açmıştı kapıyı öylece durup,
Bir selam yolladım sevdiğim sana
Al ki bu bayramı bayram edelim
N’olur gönül koyma, darılma bana
Gel ki bu bayramı bayram edelim
Madem Rabbim yürek vermiş âdeme
Herkesi peşine takmış da gider
Sanırsın sevmez mi kör bu dünyayı
Hele bir tökezle bak neler eder
Yıkılıp, düşersen gör bu dünyayı
Su yolun’ buldu mu bir daha durmaz
Yüreğimi gönül kapına koydum
Aç tepele bayram etsin bu garip
Gönlümü gönlünün kölesi saydım
İste eşiğinde yatsın bu garip
Deli divaneyim şaşırdım yönü
Garibanlık çetin yara
Dert dizilir sıra sıra
Takılıp da düşse yere
Aldırmazlar garibanı
Hükümet bir ferman salsa
Gül yüzlü sevdiğim darılmış bana
Bir name yazıp da salmadı demiş
Hasretlik bağrımı eylemiş viran
Kaç takvim eskittim gelmedi demiş
Sevdanın sancısı özlemle başlar
Kara kaşın ela gözün bir destan
Okumaya doyamadım gül yüzlüm
Kirpiğin saplanır tek tek sineme
Şaşırıp da sayamadım gül yüzlüm
Huri mi, melek mi bilmem ki nesin ?
Sıladan uzakta koca bir ömür
Zordur, anlatılmaz hali gurbetin
Suyu zehirdendir, ekmeği demir
Acısı kederi dolu gurbetin
Hasret var, özlem var; kolay mı hayat
Her gün yollarına güller dökerim
Yeter ki salınıp geçiver güzel
Dikkat et yüzüne nazar değmesin
Sakın kem gözlerden, kaçıver güzel
Bülbül düğün eyler gül ile yazın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!