Herkesi peşine takmış da gider
Sanırsın sevmez mi kör bu dünyayı
Hele bir tökezle bak neler eder
Yıkılıp, düşersen gör bu dünyayı
Su yolun’ buldu mu bir daha durmaz
Yüreğimi gönül kapına koydum
Aç tepele bayram etsin bu garip
Gönlümü gönlünün kölesi saydım
İste eşiğinde yatsın bu garip
Deli divaneyim şaşırdım yönü
Garibanlık çetin yara
Dert dizilir sıra sıra
Takılıp da düşse yere
Aldırmazlar garibanı
Hükümet bir ferman salsa
Gül yüzlü sevdiğim darılmış bana
Bir name yazıp da salmadı demiş
Hasretlik bağrımı eylemiş viran
Kaç takvim eskittim gelmedi demiş
Sevdanın sancısı özlemle başlar
Kara kaşın ela gözün bir destan
Okumaya doyamadım gül yüzlüm
Kirpiğin saplanır tek tek sineme
Şaşırıp da sayamadım gül yüzlüm
Huri mi, melek mi bilmem ki nesin ?
Sıladan uzakta koca bir ömür
Zordur, anlatılmaz hali gurbetin
Suyu zehirdendir, ekmeği demir
Acısı kederi dolu gurbetin
Hasret var, özlem var; kolay mı hayat
Her gün yollarına güller dökerim
Yeter ki salınıp geçiver güzel
Dikkat et yüzüne nazar değmesin
Sakın kem gözlerden, kaçıver güzel
Bülbül düğün eyler gül ile yazın
Ahvaline bakıp aldanma sakın
Balçığa nazaran kül ne güzeldir
Önüne serip de şöyle bir bakın
Siyaha nazaran al ne güzeldir
Her şey muhakkak ki Rab’ bin eseri
Hadi Muammer Gakgo al Ferit’i yanına…
Ekibe de haber sal topla kale önüne
Başlasın çaydaçıra, tutuşturak mumları
Figürler mühür vursun Elazığ’ın şanına
Dizilin sıra sıra, ele hazır dur gakgo
Ta ki Âdem’den bu yanı
İhanet var, değil yeni
Adam kisvesi giyeni
Dost yerine koyabilir
Musibet dediğin gelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!