Kınalar yakmışsın ak ellerine
Salmışsın saçını ince beline
Yakamozlar düşmüş her bir teline
Değişmem dünyaya tek saçlarını
Mevla’m hüsneylemiş el-ayağını
Kızım Efsa'ya...
Nadide bir çiçeksin gönül bahçemde açtın
Bülbüller küste bugün, güller seni kıskanır
Şu küçücük dünyama neşe, mutluluk saçtın
Tavırların cilve, naz mı?
Güzelliğin Gün’den az mı?
Cemalin ay kıskanmaz mı?
Var mıdır ki eşin kızım
Bir kız bulmuşlar yine gittik oturduk
Hele anlat varsa neyin dediler
Muhabbet eyledik, hal hatır sorduk
Yumuşak mı, sert mi huyun dediler
Kız biçare biri, halinden belli
Koca dünya sığamadım içine
Şunca arzın dar geliyor dar işte
Dönüyorsun her gün başka biçime
Çözemedim sır geliyor sır işte
Bunca zulüm, bunca cefa, kin niye?
Bıkmadın mı daha, yeter dur dünya
Hep eyvallah dedin ağaya, beye
Görmedin garibi ulan kör dünya
Yere batsın cismin, silinsin adın
Kızıma…
Tavırların cilve, naz mı?
Güzelliğin Gün’den az mı?
Cemalin ay kıskanmaz mı?
Var mıdır ki eşin Kübra?
Kabardıkça kabardı artık durulmaz sular
Buluştu gözlerimde her biri bir dereden
Yâr gelir de ansızın belki kapımı çalar
Bakarım uzaklara küçücük pencereden
Fırtına koparmış bir bardak suda
Haçlı, tuzak kurmuş bekler pusuda
Kudüs’e od düşmüş cayır cayır yanıyor
Hele susun Müslümanlar uykuda!
Kâfir, bebek öldürüyor kuvözde
Gönül sevmişse suçu ne?
Başına kurban olduğum
Sakla, koy beni içine
Döşüne kurban olduğum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!