Bilmiyor ki niye gelmiş dünyaya
Bir yuvası, eşi mi var garibin
Varlığı büyük yük olmuş dünyaya
Laf dinlemez başı mı var garibin
Ömür penceresi almamış ışık
Gazze sokaklarında oynayacak bir yaşta
Keleş ile vurulur Gazze’nin çocukları
Çoluk çocuk topyekûn haçlı ile savaşta
Bir ölür bin dirilir Gazze’nin çocukları
Her saniye uyanır bombayla uykusundan
Bu gözlerim neler gördü
Kimi zahir, kimi sırdı
Dert üstüne birçok derdi
Koya koya geçti ömrüm
Gördüm insanın hasını!
Durma yeter ki gel, olduğun gibi
Giyinip bezenip, süslenmeden gel
Yollar ki hep aynı, bildiğin gibi
Kimseye demeden, seslenmeden gel
Ya sabır çektik de nereye kadar
Bugün, yarın derken kaç sene oldu
Sevdan yüreğimde coştu gelmedin
Anladım ki vuslat mahşere kaldı
Gözlerimin yaşı taştı gelmedin
Saatler oynaşta, gün erken aştı
Gel sevelim insanı; ten rengi ayırmadan
Dili, dini, ırkını bilip de kayırmadan…
Gel sevelim insanı; savaşmaya ne hacet
Eşref-i mahlûkatı hep sevmeye gayret et…
Yalnız Kudüs, Gazze mi viran olmuş top yekûn
Ne pusulaya lüzum ne ize gerek kalmış
Seplenmiş ecel oku geliyor akın akın
Ne bir merheme lüzum ne beze gerek kalmış
Bâdısabaya dedim getirmedi kokunu
Yüreğimde yüz bin ah çekerek gidiyorum
Kantara koysam tartmaz bu sevdanın yükünü
Ne kaldıysa mazide yakarak gidiyorum
Bir özlem ki; sancısı kesiyor nefesimi
Yol uzun, hava ayaz; mevsim kış sakın deme
Güneşi tak göğsüne, geceyi yararak gel
Beklerim yollarını söz vermişim kendime
Sevda engel tanımaz, zincirin kırarak gel
Ne sen halinden memnun, ne ben senden çok farklı
Ben canandan ayrı kaldım kalalı
Akar gözüm yaşı sel gizli
Senin ile ikrar verdik ezeli
Kimseler duymasın gel gizli gizli / (Mahsuni Şerif)
Aman sevdiceğim gören olmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!