Allah'ın bir nimeti, ne güzel yaratılmış
Göğüs kafesimiz de yaşayan kuştur kadın
Bilmem ki mayasına biraz bal mı katılmış
Dünyanın tadı tuzu, gülden de hoştur kadın
Gülünce güller açar güneş doğar saçında
Çırpınıyor dert deryası içinde
Sığmıyor cihana taşıyor kadın
Her çilenin izleri var saçında
Ömür kulvarında koşuyor kadın
Şeref kokar, namus kokar ar kokar
Ey dünya aldandım sana ben böyle
Bir eski çul ile kandırdın beni
Bir de aşk ateşi koydun gönlüme
Bir güzel kul ile kandırdın beni
Bitmez hiçbir derdim, envai türden
Dünya fani, ömür nice…
Yaşıyoruz hece hece
Karmakarışık bilmece
Çözülmüyor, sır kapıda
Bu bayrağı, bu vatanı
Açılmazsa eğer hoş sohbet ile
Kilitle sımsıkı dil kapısını
Boşa mı bülbülün çektiği çile
Sevdagâh eylemiş gül kapısını
Zülüf yaylasında sıradağ gibi
Mağripten maşrığa uzar kaşların
Yakışmış alnına ince tığ gibi
Mah-ı didarını bezer kaşların
Gözde sürme ne hoş, kına elinde
Ayarı bozulmuş gayrı insanın
Gâh sağa, gâh sola dönüyor keke
Dost kalmamış, çıyan dolmuş her yanın
Su yerine zehir sunuyor, keke
Bela oku gelir göz göre göre
Hem hasretlik hem özlem dokunur tatlı cana
Acı çekiyorsundur, kendimden biliyorum
Manası yok hayatın, gittiğinden bu yana
Gama çöküyorsundur, kendimden biliyorum
Öyle ki dalmışım derin meçhule
Yüzümde yılların belli izi var
Hele bir şu mazim gelsin de dile
Gönlümde dinmeyen nice sızı var
Şükürle geçse de bütün her günüm
Kimi fakir ya da zengindir soyu
Kimi huysuz, kimi güzeldir huyu
Kimi bulamazken içmeye suyu
Kimi sütle banyo yapar utanmaz
Kimileri servetiyle tepişir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!