Mevla’m kanat vermiş kuşa, kanatsız
Uçulmaz ki derdi rahmetlik babam
Deryalar yelkensiz, hudutlar atsız
Geçilmez ki derdi rahmetlik babam
Arşın, yerin; cümle âlem hepisi
Gözlerinde güneşi
Yüzünde gördüm ayı
Bana yalnız sen gerek
Neyleyeyim dünyayı
Kim kimdir, nasıl biri bakınca anlarım ben
Adam mı, değil midir abasından bellidir!
Sorup soruştururum, oturur dinlerim ben
Soylu mu, soysuz mudur babasından bellidir!
Bir garip sofradayız “kimi yer kimi bakar”
Kim kimdir, nasıl biri bakınca anlarım ben
Adam mı, değil midir abasından bell’olur
Küçük-büyüktür demem oturur dinlerim ben
Soylu mu, soysuz mudur babasından bell’olur
Bir garip sofradayız “kimi yer kimi bakar”
Hele şöyle dön bak beniâdeme
Dünyanın ipini tutmuş gidiyor
Hep eyvallah demiş neşeye, gama
Ne varsa hepsini tatmış gidiyor
Bilmeyen var ise tanısın bilsin
Tarihler yazıyor, bize Türk derler
Yüce Türk adını duyan eğilsin
Tarihler yazıyor, bize Türk derler
Düşmanın üstüne boran, karız biz
Yâri anlatayım; dinleyin, bakın
Sözü - sohbeti hoş, huyu pek sakin
Tam bilmem boyunu - yaşını; lakin
Taze filizlenmiş dala benziyor
Dedikodu bilmez, cilvesi pek az
Af dilesem affetmezsin bilirim
Canımdan çok sevdiğimi bil bari
Bir ışık yak koşa koşa gelirim
Değsin gözyaşıma onca yıl bari
Sen gideli koca Harput’ta yasta
“OL” diyen oldurur da, sana da gayret gerek
Ter akmadan menzile varılmıyor bilesin
İman gerek ilk önce, tabi ki sonra yürek
Bunca şehit boş yere verilmiyor bilesin
Ceddimiz değil miydi bir cenkten cenge koşan
Yüreklerde aşk da var , nefret de var, kin de var
İnsanoğlu bir sınır çizmiyor ki bilesin
İyi kimdir, kötü kim; nasıl kılarsın karar
Hiç birinin alnında yazmıyor ki bilesin
Hele kafanı kaldır şöyle bir bak etrafa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!