Yeryüzü, gökyüzü seni zikreder
Düzlükler Allah der, dağlar Allah der
Hepsi secde eder, hepsi şükreder
Bahçeler Allah der, bağlar Allah der
Gerçekte sen varsın, düşte sen varsın
Milletin sırtından gömleği almış
Soymuş da kaçıyor Allah kahretsin
Güçlünün suçunu garibe vurmuş
Kıymış da kaçıyor Allah kahretsin
Çıkarına doğru çeker küreği
Bu dünyadan göçeli kolum kanadım kırık
Ne saran var ne soran, bacam tütmüyor anne
Hayat meşakkatli yol; iniş ve çıkışı çok
Yıllardır tökezlerim, kimse tutmuyor anne
Kıyamet koptu sanki sen toprağa girince
Şu gönlüme sevdan gerek
Ne yol bilir ne de durak
Cadde cadde, sokak sokak
Aradım seni aradım
Ne olur halimi sormayın bana
Yaş ile kurunun arasındayım
Yiyip kemiriyor kurt düşmüş cana
Kemikle derinin arasındayım
Gam ve tasa bu dünyada gördüğüm
Arif meclisinden girdim içeri
Bir minder gösterip buyur dediler
Hayır hasenatta hiç durma geri
Fakir fukarayı doyur dediler
Haddi aşmak olmaz terk et sen kibri
Her aşkın tarifi kalıba sığmaz
Yüreğin göz ile bakışıdır aşk
Bu dünya nefrete, kavgaya değmez
Sevip sevilmenin nakışıdır aşk
Gülü yâr eyleyen bülbülün sesi
Ne nazından usandım
Ne seni beklemekten
Ne cefadan vaz geçtim
Ne de seni sevmekten
Gönül bahçemde gülüm
Vatan, bayrak uğruna hep şehadete koşan
İslamın son ordusu, düşman hep aynı düşman
Vur Allah rızasıyla isteme şöhret ne şan
Sen Mehmet oğlu Mehmet, düşman hep aynı düşman
Saçlarına ak düşmüş, yüzünde derin çizgi
Mazisini düşünüp biraz kırılmış babam
Elden hiçbir şey gelmez, böyle yazılmış yazgı
Ömrü boyu çalışmış, sonra durulmuş babam
Ne çocukluk yaşamış, ne gençlik yıllarını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!