Dedesinin Gülü'ne...
Bu ne muhteşem geliş
Güzelliğin aya eş
Hep gökten düşsün güneş
“Taş yerinde ağır” sen de bilirsin
Ham meyvede elbet tat olmaz Duru
Kapını açık tut, garip dost girsin
Düşman kapısında yat olmaz Duru
Dinle kızım beni, köyün muhtarı
Ölüyü mezarda soyuyor Duru
Sağlık Ocağına koymuş aktarı
Onu da doktordan sayıyor Duru
Dağ, tepe demeyip dereden tutup
"Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil, mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Deva belli değil, dert belli değil"
Ruhsati
Al kalem kâğıdı cevap ver hele
Yâd edip halimi soranları yaz
Gerçekleri yutar getirmez dile
Çenesine kilit vuranları yaz
Hep aynı iskele, hep aynı kalıp
Yaşama telaşı bitirdi bizi
Durmaz ki her yönden çor gelir Duru
Bellidir yüzümde yılların izi
Kimi ayan kimi sır gelir Duru
Bilir misin yalnızlığı ne demek?
Türlü cefa çeker, viran bu yürek
Kapanmış yaremi deşen deşene
Ayan beyan halim, söze ne gerek
Arkamdan kuyular eşen eşene
Dost o ki konuşur, ölçüp de tartar
Dünya denen bu pazarda
Tezgâh açıp dara düştüm
Akıl zayi, yürek zorda
Sevda yora yora düştüm
Vuku buldu mucize hal
Uğruna öldüğüm o vefasızın
Bana neler ettiğini duydun mu?
Elveda demeden birden, ansızın
Habersizce gittiğini duydun mu?
Yaşamak ne mümkün, yaşanmaz artık
Biz ölelim de sen yaşa efendi!
Soframızda aş yok, yenimiz yırtık
Çıplağız demedim haşa efendi!
Ne elde var ne de avuçta gördük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!