Demedim mi dünya yar olmaz sana
Niçin uslanmazsın azarsın Çeto
Meyletmezsin tek bir güzelden yana
Birkaç gün içinde bezersin Çeto
Cehalet babında en üst sınırsın
Her biri bir hanede
Rengârenk güldür çocuk
Üzgün durma yine de
Gül, bizi güldür çocuk
Mutluluk kucak kucak
Ölüm ayrılık değil
Ayrılık asıl ölüm
Seviyorum demek zor
Gör ki dönmüyor dilim
Kolay mı hemen demek
Sakın ha aldatmasın kılığı, kıyafeti
Muhterem babasına “day’ ” diyor bu dangalak
Koyun, keçiyi bilmez tanımıyor ki atı
Eşeğin sıpasına “tay” diyor bu dangalak
Fıtratından mı nedir, belki yapı gereği
Ahmet APAYDIN’ a…
Dünya handır biz de bu koca handa
Sürünerek yaşıyoruz be dayı
Doldurmuşlar ömür denen kazanda
Kaynadıkça pişiyoruz be dayı
Bir name salmışsın ahvali yazmış
Gamlanmışsın, bu da geçer yeğenim
Kimine sitemkâr, kimine kızmış
Eken, ektiğini biçer yeğenim
Kulak ver dayından gelen bu sese
Gül meşk eder bülbül ile dalında
Yolunmaz ki derdi rahmetlik dedem
Zorda kalsan muhannetin ilinde
Kalınmaz ki derdi rahmetlik dedem
Kutsaldır aşk için çekilen çile
Kimi deli dedi kimisi kaçık
Bir dönüm bostanı çöle değiştim
Bir dünya ki herşey karmakarışık
Neyim varsa birkaç pula değiştim
Harman eylemişiz dert dizi dizi
Gittin ya şu yürek tutuştu kaldı
Savruldu sinemde kül deli deli
İsmin dudağımda pelesenk oldu
Durmaz, söyler seni dil deli deli
Biçare kalmışım; mekânsız, yersiz
Kırk yıl gönlümde tuttum, bir gün indirdim diye
Utanıp sıkılmadan yaramaz demiş bana
Can parem Yusuf gibi atıldım bir kuyuya
Bir daha gün yüzünü göremez demiş bana
Biçare bir kulum ben, alacak bir demim yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!