Yüreğimi gönül kapına koydum
Aç tepele bayram etsin bu garip
Gönlümü gönlünün kölesi saydım
İste eşiğinde yatsın bu garip
Deli divaneyim şaşırdım yönü
Çetrefilli uzun hayat yolunda
Yürüdü hep kalka-düşe bu ömür
Nadan, vefasız bir kulun elinde
Döndü küle pişe pişe bu ömür
Çare sandı “Hazar Baba” karını
Her köşe bucakta şanlı ay yıldız
Bayraklar gördüğüm bu vatan benim
Halkasıyız bir zincirin hepimiz
Kol kola girdiğim bu vatan benim
Her milletten elbet vardır farkımız
Zerre miskal yoktur gözüm
Ne altında ne gümüşte
Sevdalıyım, budur özüm
Bir biçare kulum işte
Biriktikçe yükte dertler
Verir herkese kıymeti
“Bey Bey” diyor Çaycı Mire
Bu dünyanın tüm lezzeti
“Çay Çay” diyor Çaycı Mire
Sandalyesine yaslanıp
Ramazanın ilk günü zar zor olsa da bitti
Şükür açtık iftarı teravih geldi çattı
Yolda gördük hocayı, göbeği iki kattı
Lakin cevval birisi valla şaştık hâkim bey
Demedim mi dünya yar olmaz sana
Niçin uslanmazsın azarsın Çeto
Meyletmezsin tek bir güzelden yana
Birkaç gün içinde bezersin Çeto
Cehalet babında en üst sınırsın
Her biri bir hanede
Rengârenk güldür çocuk
Üzgün durma yine de
Gül, bizi güldür çocuk
Mutluluk kucak kucak
Sakın ha aldatmasın kılığı, kıyafeti
Muhterem babasına “day’ ” diyor bu dangalak
Koyun, keçiyi bilmez tanımıyor ki atı
Eşeğin sıpasına “tay” diyor bu dangalak
Fıtratından mı nedir, belki yapı gereği
Bir name salmışsın ahvali yazmış
Gamlanmışsın, bu da geçer yeğenim
Kimine sitemkâr, kimine kızmış
Eken, ektiğini biçer yeğenim
Kulak ver dayından gelen bu sese




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!