Annesinin ağzından ;
Kaşların kemandır, saçların lüle
Yanağın pembe gül, gamzeler lale
Çokça ömür geçir hep güle güle
Taze bir fidanda dalsın Miray Kız
Bu nasıl bir dilemma yaşıyorum böylece
Bir yanım ağla diyor öbür yanım gül diyor
Yüreğimdeki volkan tutuşuyor her gece
Bir yanım ateş diyor öbür yanım kül diyor
Yürekte saklamak zor sevda denen nimeti
Yaşamak kolay mı hele ki sensiz
Seviyorum gülüm yalan dolansız
Geçip gidiyorsun her gün selamsız
Görmüyorsun, sen kör müsün mübarek
Gün oldu ciğerim’ yaktın kavurdun
Yaş otuz, kırk derken elliyi aştı
Artık dönsen de bir, dönmesen de bir
Saçla sakal bir birine karıştı
Artık dönsen de bir, dönmesen de bir
Dünya yükü gam ve tasa…
Yok adalet, hani yasa
Rüşvet eğer haram ise !
Veren de bir alan da bir
Altın, gümüş, konut, arsa
Gayrı bozulmuştur ağzımın tadı
Ne tuz fayda verir ne de bal verir
Talihim kem bakar, yoktur muradı
Ne göz fayda verir ne de dil verir
Kesilir nefesim aşk ise konu
Hayali düşü yoktur
Temelde taşı yoktur
Kaynayan aşı yoktur
Fukaranın evinde
Gelen geçen hor görür
Öylece dalmışım gözüm yollarda
Beklerim gelmezsin yar leyli leyli
Mecalsiz halimi hele bir gör de
Yağdırdın başıma kar leyli leyli
Hayalin görünür hemen her yerde
Musa Tuncer’e…
Tükettin ömrünü gurbet ellerde
Geçen gün ömürden sayılmaz gakgom
Bunca dert, tasayla ömür tükettim
Var git dünya var git dost m’olur senden
Hep sabır eyledim, içime attım
Var git dünya var git dost m’olur senden
Dost olan hiç zulüm etmez dostuna!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!