Bundan vekil falan olmaz arkadaş
Aynada kendini görse şaşırır
Hatır ne, gönül ne bilmez arkadaş
Biri hatırını sorsa şaşırır
Uzaktan bakınca sanırsın safir
Bir maruzatım var size vekilim
Devlet hibe verse payımız yoktur
Şükrümüz çoktur da aza vekilim
Ölsek yıkanmaya suyumuz yoktur
Eğer gezer isen tek tek haneyi
Asıl korkulan oldu; yasa geçti meclisten
Otuz beş yaşın üstü dullara vergi çıktı
İbrik, leğenden tutun sürahiden ve tastan
Kırk yerinden yamalı çullara vergi çıktı
Vermeye mükellefiz azizim, kanun bu ya!
Amcaoğluna…
Nefse uyup ayrılan var Hak yoldan
Ol menzile varamaz ki, Selami
Bülbül bir an ayrı kalır mı gülden
Hasret vurur duramaz ki, Selami
Yalancının dili tatlı
Ballandırır yalan söyler
Yalanları kat be katlı
Dallandırır yalan söyler
Yoktur kimseye afları
Ne bir aşk ne sevda kalmadı bende!
Ne varsa topladım sana verdim yar
Harcadım zamanı bir garip handa
Tuttum saatleri sana kurdum yar
Geldim bir meçhulden, giderim hiçe
Bedenlerden taştı günah
Ya Rab affeyle, affeyle
Az buz değil fersah fersah
Ya Rab affeyle, affeyle
Bitmek bilmez tamahımız
Fazla hacet yoktur söze
Kem denir mi ela göze
Bir bakışı benzer köze
Hele kaşı, hele kaşı
Ürkek durur bir tay gibi
Mendile işlemiş yar ismimizi
Bir tutam saçına sarıp yollamış
Çıkmış kenarına elinin izi
Koymamış bir zarfa dürüp yollamış
Dememiş içinde saklı sözünü
Bana lazım değil Mısır’ın tahtı
Gönül sarayına koy beni yâr yâr
İstersen yapalım ömürlük ahtı
İnat edip sayma zay’ beni yâr yâr
Düşe kalka geldim elli yaşıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!