Huzuruna geldim el bağlayarak
Secdeye durduğum yöne eyvallah
Milyonlar istemem zar oynayarak
Helal kazandığım ona eyvallah
Mevla’m yaratmışsa bekler ameli
Bülbül divane güle
Çekse de onca çile
Sevda ile gönüle
Girene selam olsun
Olsan bey yada ağa
Ayağında şalvar, üç düğme ceket
Tespihi elinde gezer Gakgoşum
Beyaz gömleğiyle havalı gayet
Rakibi yan gözle süzer Gakgoşum
Gakgoşum yiğidin önde gideni
Yüzünde bir kilo boya rahat var
Suratını bezer zamane kızı
Ne istersen söyle, anlaması zor
Nasihate kızar zamane kızı
Hatır gönül bilmez, postayı koyar
Aldığımız maaşla ayın sonu gelmiyor
Hem iğneden ipliğe, tarağa zam yaptılar
Yel dokunmuş köylüye artık yüzü gülmüyor
Macrafaya, sabana, orağa zam yaptılar
Koca ömür tükendi zamları saya saya
İki bin on altı, Ocak ayında
Hoş geldin dünyaya, gül Zeynep Sare
Pembe pembe güller açmış koynunda
Dudakları şeker, bal Zeynep Sare
Adını bilmeyen öğrensin, sorsun
Yere basmaz, havalarda dolaşır
Uçar yükseklerden bakar zibidi
İstenmeyen yere gelir yılışır
Her taşın altından çıkar zibidi
Konuştukça sallar, lafını tartmaz
Meftun oldum vefasızın birine
Garip haller başa geldi gardaşım
Bakmaz mısın saçlarımın karına
Ağustos’um kışa geldi gardaşım
Okudun mu sen hiç mertlik kitabın
Savaş meydanından kaçılmaz yazar
Namert çeşmesinden doldurma kabın
Şifa bile olsa içilmez yazar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!